- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- KOSOVA’DA KAMULAŞTIRILMIŞ MÜLKÜN İADESİ (RESTİTÜSYON)-Altay Suroy
KOSOVA’DA KAMULAŞTIRILMIŞ MÜLKÜN İADESİ (RESTİTÜSYON)-Altay Suroy
0 dk
Giriş: Sosyalist sistemler, toplumun kaynakları ve üretim araçlarının kamulaştırılmasını temel alırken, bu süreçte bireysel mülkiyet hakları da sıklıkla etkilenir. Kamulaştırma sürecinde özel taşınmazların devlet veya toplum adına alınması, mülkiyet haklarına müdahale etmesiyle tartışmalara yol açar. Bu çalışmamızda, 1992 yılında dağılan Yugoslavya Sosyalist Federe Cumhuriyeti’nden ayrılan ve 2008 yılında bağımsızlığını ilan eden Kosova Cumhuriyetinin Kosova Sosyalist Özer Bölge sıfatında iken kamulaştırılmış özel taşınmazların sahiplerine iade edilmesi hakkındaki argümanları ve etkilerini ele alacağız.
Kamulaştırmanın Nedenleri ve Sonuçları:
Sosyalist sistemlerde kamulaştırma genellikle ekonomik eşitlik, kaynakların adil dağılımı ve toplumsal refahın artırılması gibi amaçlarla yapılır.
Ancak kamulaştırma süreci, bireylerin mülkiyet haklarını sınırlayarak ve ekonomik özgürlüklerini kısıtlayarak bazı olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yugoslavya’nın bir parçası olan Kosova Sosyalist Özerk Bölgesinde bu kamulaştırma genellikle Sırp olmayan nüfusu fakirleştirerek yurtdışına göçe zorlamak amacıyla komünist partisinin siyasi bir kararıydı. Bu amaçla özel taşınmazların kamulaştırılması için çok sayıda kanun onaylanıp uygulanmıştır.
İade Edilme Hakkının Tartışması:
Kamulaştırılan özel taşınmazların sahiplerine iade edilmesi, adalet ve mülkiyet hakları açısından önemli bir konudur.
Bazıları, kamulaştırmanın haksız olduğunu ve sahiplerin mülkiyet haklarına saygı duyulması gerektiğini savunurken, diğerleri kamulaştırmanın toplumun genel çıkarları için gerekli olduğunu ve iadenin adil olmadığını iddia eder.
İadenin Avantajları ve Dezavantajları:
Sahipler için iade, mülkiyet haklarının yeniden kazanılması ve adil bir tazminat alınması anlamına gelir.
Ancak iade süreci, ekonomik ve hukuki karmaşıklıklara neden olabilir ve sosyalist sistemin temel prensipleriyle çatışabilir.
Alternatif Yaklaşımlar:
Kamulaştırma sonrası sahiplerine tazminat ödenmesi veya alternatif mülkiyet düzenlemeleri gibi çözümler tartışılabilir.
Bu yaklaşımlar hem kamulaştırma politikasının hedeflerini koruyabilir hem de sahiplerin haklarını göz önünde bulundurabilir.
Tazminatın gerçekleşebileceği birkaç potansiyel tarih vardır. Bu tarihlerin her biri şu ya da bu düzeyde siyasallaştırılıyor ve özel ellere iade edilecek mülklerin miktarını ve türünü etkiliyor. Olası tarihler arasında 1878, 1913, 1929 veya 1945’teki iadeler yer almaktadır.
1878’den 1912’ye kadar olan dönemi ve sonrasını kapsayan mülk iadesi, öncelikle Osmanlı Türklerinin elinde bulunan veya Osmanlı Türklerinden alınan ve Balkan Savaşı sırasında kaybedilen mülklerle ilgili olacaktır. Muhtemelen İstanbul’daki Osmanlı arşivlerinde yer alan bu döneme ait kadastro kayıtlarının miktarı ve durumu nedeniyle, bazıları tarafından bu dönem en mantıklı dönem olarak öne sürülüyor.
Mülkiyet iadesine ilişkin en iyi arşiv kanıtı bu döneme ait olsa da, bu dönemdeki mülk iadesinin uygulanması devlet için külfetli olacaktır ve Osmanlıların toprak kontrolünü kaybetmesi de dahil olmak üzere Balkan Savaşı’nın sonucunun siyasi gerçeklerini yansıtmayacaktır. 1913 Londra Antlaşması’nda. Dahası, Osmanlı padişahının bireylere verdiği arazi türünün, geleneksel özel mülkiyetten ziyade kullanım hakkına veya işgal hakkına daha çok benzediğine dair kanıtlar vardır. Eğer öyleyse, hiç kimsenin geleneksel anlamda özel mülkiyet hakkı olmayacağından, araziyi bu tarihlere geri döndürmek zor olacaktır. “Arazi bağışlarının” sahibine ne hak verdiğine ilişkin algı ile arazi sahibine verildiği sırada muhtemelen hak ettiği haklar arasında bir tutarsızlık var gibi görünüyor.1
Sonuç: Sosyalist sistemlerde kamulaştırılmış özel taşınmazların sahiplerine iade edilmesi hakkında yapılan tartışmalar, mülkiyet haklarıyla toplumsal çıkarlar arasındaki dengeyi sağlama çabasını
yansıtır. Bu konuda alınacak kararlar, adalet, ekonomik etkinlik ve toplumsal refah gibi birçok faktörü dikkate almalıdır.
BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, mülkiyet hakkını temel bir insan hakkı olarak kabul eder. Bu belgeler, kamulaştırılmış taşınmazların sahiplerine iade edilmesi konusunda belirli ilkeler ve korumalar sağlar. İşte bu belgelere göre kamulaştırılmış taşınmazların iadesi hakkında önemli bilgiler:
BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB):
Madde 17, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın keyfi olarak gasp edilemeyeceğini belirtir.
Madde 17(2), kamulaştırma sürecinde adil ve makul bir tazminat sağlanması gerektiğini vurgular.
Kamulaştırılan mülkiyetin sahiplerine geri verilmesi veya adil bir tazminatın ödenmesi gerektiğini ifade eder.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS):
1 No'lu Protokol, mülkiyet hakkını güvence altına alır ve bu hakkın sadece kamu yararı için ve yasal bir süreçte sınırlandırılabileceğini belirtir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHS') in 1 No'lu Protokolü, kamulaştırma sürecinde adil bir tazminat sağlanması gerektiğini ve kamulaştırılan mülkiyetin sahiplerine geri verilmesi gerektiğini vurgular.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kamulaştırılmış taşınmazların iadesi veya adil bir tazminatın ödenmesi konusunda birçok karar vermiştir.
Mahkeme, kamulaştırmanın hukuka uygunluğunu, adil bir süreç izlenip izlenmediğini ve tazminatın yeterliliğini değerlendirir.
Bu belgeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları, kamulaştırılmış taşınmazların sahiplerine iade edilmesi veya adil bir tazminatın sağlanması gerektiği konusunda önemli bir hukuki çerçeve oluşturur. Bu çerçeve, mülkiyet hakkının korunması ve adaletin sağlanması amacıyla önemli bir rol oynamaktadır.
BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve AB İnsan Hakları Sözleşmesi ve protokollerinin Kosova Cumhuriyeti Anayasasının 22. Maddesiyle de güvencesi sağlanmış olup, Kosova Cumhuriyetinde doğrudan uygulanır ve yasa ya da kamu kuruluşlarına ait diğer yasal hükümlerle çelişmesi durumunda önceliği vardır.
23 Mart 1989 tarihinde Kosova Sosyalist Özerk Bölge Meclisinin Sırbistan tarafından feshedilmesiyle Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti
yasaları ile yönetilmeye başladı. 1981 yılında Sırbistan’ın Taşınmazların alım ve satımı kanununda değişiklik yaparak ve geriye dönüş etkisi olan 8-a olarak bir madde eklenerek geçmişte haksızlık yapıldığı gerekçesiyle düzeltilmesi için mahkemeye başvurabileceğine imkân yaratılmıştır. Bu yasaya dayanarak Sırp Ortodoks kilise ve manastırların kamulaştırılmış taşınmazların idari kararlarla iade edilirken2 Osmanlı döneminden kalma vakıfların ve Müslümanların ibadethanelerine ait kamulaştırılmış taşınmazların iade edilmesi için yapılan başvurular görüşmeye alınmamıştır. Bu yasaya göre sıralı mahkemelere yapılan başvurular görüşülüp kamulaştırılmış özel taşınmazlar eski sahiplerine veya ölen sahiplerin varislerine iade edilmeye başlamıştır. Ancak 1999 savaşından sonra 10 Haziran 1999 günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafında çıkarılan 1244 Kararınca oluşan BM Kosova Geçici Sivil Yönetim Misyonu döneminde Kosova'daki sosyal ve kamu girişimlerinin değerini, ticari sürdürülebilirliğini ve ortak yönetimini korumak veya arttırmak için Kosova Güven Ajansı ( KTA), kurulmuştur. 31 Aralık 1988 günü kadastro kayıtlarında toplum-devlet taşınmazı olarak bütün taşınmazlar bu ajansın yönetimine devredilmiştir. 15 Haziran 2008 tarihli ve 30 sayılı Resmî gazetede No.03/L-067 sayılı Kosova Özelleştirme Ajansı yasası yayımlanıp yürürlüğe girmiştir. Özelleştirme sürecinde kamulaştırılmış taşınmazlara önem verilmeden eski sahiplerine iade edilmeden ihale usulüyle yeni sahiplerine cüzi bir miktar para karşılığında devredilmiştir.
Kosova Yüksek Mahkemesi tarafından bu tür davaların süre aşımı olduğu gerekçesiyle reddetmesiyle, kamulaşmış taşınmazların eski sahiplerine iade edilmesi için yapılan başvurular reddedilmeye başlamıştır.3 Devamında Kosova Cumhuriyeti'nde kamulaştırılmış
taşınmazların iadesi konusu oldukça karmaşık ve hassas bir mesele olmasına rağmen Kosova Meclisi’nin gündemine alınmamış, Kosova’nın Kamulaşmış taşınmazların iadesi ve tazminatı yasası halen onaylanmamıştır.
O dönemdeki açıkça ayrımcılık yapan Sırp hükümeti Ortodoks kilise ve Manastırlara ait taşınmazları iade ederken, aynı kararla, Komünist rejimin millileştirme yoluyla ele geçirilen İslam cemaatine ait malların aynı prosedürle iade edilmesiyle ilgilenmediğini göstermişti.4
Kosova'nın Yugoslavya'dan ayrılmasından sonra, savaş ve çatışma dönemlerinde birçok taşınmaz malın kamulaştırıldığı veya el konulduğu durumlar yaşanmıştır. Bu süreçlerde birçok insan mülkiyet haklarını kaybetmiştir.
Ancak, Kosova'da kamulaştırılmış taşınmazların iadesi ve tazminatı konusunda belirli yasal ve kurumsal çerçeveler mevcuttur. Kosova Anayasa'sı ve ilgili yasalar, mülkiyet haklarını güvence altına almakta ve kamulaştırılmış mal sahiplerine tazminat ödenmesini öngörmektedir. Bununla birlikte, uygulamada bazı zorluklar ve gecikmeler yaşanmaktadır.
Kosova'da kamulaştırılmış taşınmazların iadesi ve tazminatıyla ilgili süreçler genellikle Kosova Mülkiyet İade ve Tazminat Komisyonu tarafından yürütülmektedir. Bu komisyon, kamulaştırılan mal sahiplerinin başvurularını değerlendirir ve kararlar alır. Ancak, süreç bazen yavaş ilerleyebilir ve kararların uygulanması konusunda zorluklar yaşanabilir.
Kosova'da kamulaştırılmış taşınmazların iadesi ve tazminatı süreci, uluslararası toplumun da dikkatini çekmektedir. Birçok
uluslararası kuruluş ve aktör, bu sürecin adil ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak için çaba göstermektedir.
Ancak, Kamulaştırılmış taşınmazların Kosova Cumhuriyeti'nde iade edilmesi için siyasi havanın oluşmadığından dolayı özel taşınmazların kamulaştırılmasına neden olan yasalar henüz iptal edilmemiştir. Oysa Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti 2011 yılında, 9 Mart 1945'ten sonra Demokratik Federal Yugoslavya ve Sırbistan Cumhuriyeti’nin şu kanunlara göre bireylerin ve belirli tüzel kişilerin kamulaştırılarak kamu, devlet, sosyal veya kooperatif mülkiyetine devredilen taşınmazların iadesi ve tazminatı yapılacağı düzenlemiştir.5
1) Düşman mülklerinin devlet mülkiyetine geçmesine, orada bulunmayan kişilerin mülklerinin devlet idaresine ve işgalci yetkililer tarafından zorla yabancılaştırılan mülklere el konulmasına ilişkin karar (" Demokratik Federal Yugoslavya Resmi Gazetesi", sayı 2/45);
2) Tarım Reformu ve Sömürgecilik Kanunu ("Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Resmi Gazetesi", Sayı: 64/45 ve "Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Resmi Gazetesi", Sayı: 16/46, 24/46, 99/46) , 101/47, 105/48, 19/51, 42-43/51, 21/56, 52/57, 55/57 ve 10/65);
3) Tarım Reformu ve İç Sömürgeleştirme Kanunu ("Sırbistan Halk Cumhuriyeti Resmi Gazetesi", no. 39/45 ve 4/46);
4) Tarım reformu ve iç sömürgeleştirme kanunu ("SHC Resmi Gazetesi", no. 5/48, 11/49 ve 34/56);
5) Sırp ulusal onuruna karşı suç ve suçların yargılanması için bir mahkeme kurulmasına ilişkin karar ("SHC Resmi Gazetesi", sayı 1/45);
6) Sırp ulusal onuruna karşı suç ve suçların yargılandığı mahkemeye ilişkin karar ("SHC Resmi Gazetesi", sayı 3/45);
7) Yasadışı Spekülasyon ve Ekonomik Sabotajın Önlenmesi Hakkında Kanun ("DFY Resmi Gazetesi", Sayı: 26/45);
8) Ulusal, Irksal ve Dini Nefreti ve Nifakı Kışkırtmanın Yasaklanması Hakkında Kanun ("DFY Resmi Gazetesi", sayı 36/45 ve "FNRJ Resmi Gazetesi", sayı 56/46);
9) Milli Varlıkların Korunması ve Yönetimi Hakkında Kanun ("DHY Resmi Gazetesi", sayı 36/45);
10) Mülkiyet müsaderesine ve müsaderenin infazına ilişkin Kanun ("DHY Resmi Gazetesi", sayı 40/45);
11) Mal Müsaderesi ve Müsaderenin İnfazına İlişkin Kanunun Onaylanması ve Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("YHC Resmi Gazetesi", no. 61/46 ve 74/46);
12) Düşman İşgali Sırasında Elde Edilen Savaş Kazançlarına Müsadere Hakkında Kanun ("YHC Resmi Gazetesi", No. 36/45);
13) Düşman İşgali Sırasında Elde Edilen Harp Kazançlarının Müsaderesine Dair Kanunun Onaylanması ve Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("FNRJ Resmi Gazetesi", Sayı: 52/46);
14) Demokratik Federatif Yugoslavya Vatandaşlığı Kanunu ("Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Resmi Gazetesi", sayı 64/45);
15) Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti Vatandaşlığı Kanunu ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 54/46 ve 105/48);
16) Anavatanlarına dönmeyen eski Yugoslav ordusunun subayları ve astsubayları ile işgalciye hizmet eden ve yurt dışına kaçan askeri oluşum mensuplarının vatandaşlıklarının iptaline ilişkin yasa ("DFJ Resmi Gazetesi", sayı 64) /45 ve "YFHC Resmi Gazetesi", sayı 86/46);
17) Halk ve Devlete Karşı Suçlar Kanunu ("Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Resmi Gazetesi", Sayı: 66/45 ve "FNRJ Resmi Gazetesi", Sayı: 59/46, 106/47 ve 110/ 47);
18) Yasadışı Ticaretin, Yasadışı Spekülasyonun ve Ekonomik Sabotajın Önlenmesi Hakkında Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 56/46 ve 74/46);
19) Düşman mülklerinin devlet mülkiyetine devredilmesine ve orada bulunmayan kişilerin mülklerine el konulmasına ilişkin Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 63/46 ve 74/46);
20) Sahiplerin işgal sırasında terk etmek zorunda kaldıkları mülkler ile işgalci ve yardımcıları tarafından kendilerinden alınan mülklerle ilgili işlemlere ilişkin yasa ("DFY Resmi Gazetesi", sayı 36/45);
21) Maliklerin İşgal Sırasında Bırakmak Zorunda Kaldıkları Mallar ile İşgalci ve Yardımcıları Tarafından Kendilerinden Alınan Mallarla İlgili İşlemlere İlişkin Kanunun Onaylanması ve Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", Sayı: 64/46) );
22) Kamu Mallarının ve Devlet Tarafından Yönetilen Mülklerin Korunmasına Dair Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", No. 86/46);
23) Özel Ticari İşletmelerin Millileştirilmesi Hakkında Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 98/46 ve 35/48);
24) Ulusal öneme sahip devlet tarımsal varlıklarının bölgeselleştirilmesine ilişkin Kararname ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 99/46);
25) Yugoslavya Ulusal Kurtuluş Komitesi'nin sömürgecilerin eski ikamet yerlerine dönüşlerinin geçici olarak yasaklanmasına ilişkin kararı ("DFY Resmi Gazetesi", sayı 13/45);
26) Özerk Kosova-Metohiya bölgesindeki sömürgecilerin terk edilmiş topraklarıyla ilgili kanun ("SHC Resmi Gazetesi", sayı 9/47);
27) Özerk Kosova-Metohiya bölgesindeki sömürgecilere ve tarım paydaşlarına arazi tahsisinin revizyonuna ilişkin Kanun ("FNRJ Resmi Gazetesi", sayı 89/46);
28) Voyvodina Özerk Bölgesi'ndeki büyük mülklerde 6 Nisan 1941'e kadar yürütülen tarım reformunun tasfiyesine ilişkin Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 9/47);
29) Kamulaştırma temel kanunu ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 28/47, 12/57 ve 53/62 ve 11/68);
30) Orman mülklerine el konulmasına ilişkin temel yasa ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 61/46);
31) Ceza Kanunu ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 13/51);
32) Cezalandırma, güvenlik tedbirleri ile eğitim ve ıslah tedbirlerine ilişkin kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 47/51);
33) Köylü kooperatiflerinin mülkiyet ilişkileri ve yeniden düzenlenmesine ilişkin Yönetmelik ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 14/53);
34) Kiralık Binaların ve Ticari Arazilerin Kamulaştırılmasına Dair Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 52/58);
35) Tarım Arazilerinin Kullanımına İlişkin Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", no. 43/59 ve 53/62 ve "YSFC Resmi Gazetesi", no. 10/65, 25/65- revize metin, 12/ 67 ve 14/70)- haklardan yararlananlara uygun başka arazi verilmemişse;
36) Şehirlerde ve kentsel yerleşim yerlerinde inşaat arazilerinin belirlenmesine ilişkin Kanun ("YSFC Resmi Gazetesi", no. 5/68 ve 20/69);
37) Özel eczanelerin satın alınmasına ilişkin kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 50/49);
38) Kredi Sisteminin Düzenlenmesi ve İşleyişi Hakkında Kanunun Onaylanması ve Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 68/46);
39) Özel kredi şirketlerinin çalışma izinlerinin revizyonu ve tasfiyesine ilişkin Yönetmelik ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 51/46);
40) Özel kredi şirketlerinin tasfiye usulüne ilişkin Yönetmelik ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 57/46);
41) Yugoslavya Federatif Halk Cumhuriyeti Başkanlığı Kararnamesi İ. no. 8 Mart 1947 tarih ve 392 ("YFHC Resmi Gazetesi", sayı 64/47).
Bu Kanunlara dayanarak Kosova’da da taşınmazlar kamulaştırılmış ve özelleştirilmeye gidilmesine rağmen taşınmazların bir bölümü halen kamu mülkü özelliğini korumaktadır.
Kosova’nın 17 Şubat 2008 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesiyle ve Kosova Cumhuriyet Anayasasının 15 Haziran 2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle Kosova Cumhuriyeti’nin dağılmış Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyetinden ve Sırbistan Sosyalist Cumhuriyetinden tamamen bağımsız olmuştur, dolayısıyla bu ülkelerin yasalarından doğan sorumluluk, siyasal ve yasal etki kalkmıştır. Bu yasalar ile Kosova’da sosyalist rejimin siyasi yapılanması, uygulanan eylemlerden dolayı mağdur olan vatandaşların tazminat edilmesi gerekir.
BM Genel Sekreteri tarafından Kosova’nın gelecek statüsü sürecine ilişkin kendi Özel Temsilcisi olarak Kasım 2005 yılında tayin ettiği Finlandiya eski cumhurbaşkanı Sayın Martti Ahtisaari tarafından önerilen ve BM Güvenlik Konseyine gönderilen 26 Mart 2007 tarihli Kosova’nın Statü Çözümüne İlişkin Geniş Kapsamlı Öneri Paketinde, geçiş dönemi boyunca ve geçiş döneminin sona ermesinin hemen ardından öncelikli mesele olarak kabul edilmesi zorunlu olan mevzuat arasında Restitüsyona (Kamulaşmış özel taşınmazların iadesi) ait yasasının onaylanmasını önermiştir.6
Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Yosip Broz Tito’nun ölümünden sonra artan etnik çekişmeler, ekonomik bunalım komünist rejim döneminde devlet tarafından el konulan mülklerin iadesi/tazmin edilmesi, Avrupa Konseyi'ne üye birçok ülkede endişe verici bir konu olmuştur. Pek çok ülke ya kamusallaşmış mülkü iade ederek ya da tazminat ödeyerek eski sahipleri lehine önlemler almaya karar verdi. Bu önlemlerin sistemi ve kapsamı farklılık göstermekte olup, ülkeler tarafından benimsenen tazminat türlerinde de önemli farklılıklar bulunmaktadır. Devletler, mülkün iadesinin kapsamını ve mülkün hangi koşullar altında iade edileceğini veya tazminatın ödeneceğini belirlemede takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ("Avrupa Mahkemesi"), Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin onaylanmasından önceki durum devlete devredilen mülkün iadesine ilişkin genel tedbirler getirmediği
kanaatindedir. Ancak Sözleşmeyi onayladıktan sonra iade prosedürünü başlatmaya karar veren taraf devletler, bunu Sözleşme'nin gereklerine uygun bir şekilde uygulamakla yükümlüdür. Tazminat/tazminat mekanizmalarındaki çeşitli eksiklikleri ortaya koyan bazı sözleşmeci devletlere karşı giderek artan sayıdaki kararlar, Avrupa Konseyi kararlarının uygulanmasını izlemek üzere Sözleşme tarafından görevlendirilen organ olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi için yeni zorluklar ortaya çıkarmıştır.
Kosova’da yapılan kamulaşma özel girişimciliğin çöküşüne, kırsal kesimin ve genel olarak çiftçilerin yoksullaşmasına, kırsal nüfusun şehirlere göçüne ve megaloman sosyalist sanayileşmeye yol açtı. Böylece zorla kamulaştırma, tüm toplumsal katmanların genel olarak yoksullaşmasına yol açtı ve çorak sosyalist ekonomi böyle bir durumu sürdürdü. 1995 yılında AB, vatandaşlıktan çıkarma ve kamulaştıran taşınmazların iade konusunu ve uluslararası yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen devletleri üye olarak kabul etmeme için bir karar aldı.
Bütün sözleşmeleri kabul etmemize rağmen Yugoslavya’nın dağılmasıyla bağımsızlığını ilan eden 7 ayrı ülkeden Slovenya, Hırvatistan, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan dışında sadece Kosova Cumhuriyeti ve Bosna Hersek cumhuriyeti henüz kanuni düzenleme yapmamışlardır.
Restitüsyon (Tazminat), geçmişte belirli bir kişiden, bir grup vatandaştan veya tüm bir sınıftan veya etnik gruptan haksız yere alınmış olan mülkiyetin veya hakların iadesidir. Tarım reformu ve sömürgeleştirme, müsadere ve kamulaştırmaya
ilişkin düzenlemelere dayanarak yeterli tazminat veya benzeri bir şekilde onlardan alınan mülklerin özel sahiplere (ayni veya parasal tazminat şeklinde) iade edilmesi sürecidir.
Kamulaştırılmış taşınmazların eski sahiplerine iade süreci, BM Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'nde tanımlanan vatandaşların temel insan haklarından biri olan özel mülkiyetten özgürce yararlanma hakkını yerine getirmektedir. Kosova'da böyle bir yasanın geliştirilmesi ve uygulanması açısından birçok zorluk bulunmaktadır. Başlıca zorluklar arasında bütçeyle ilgili kaygılar, kanunun kapsayacağı sürenin belirlenmesi, taleplerin değerlendirilmesi için bir yöntem oluşturulması ve Kosova Mülkiyet Ajansı (KPA) ve Kosova Özelleştirme Ajansı (KÖA) rejimleriyle uyumun sağlanması yer alıyor. Buna rağmen Kosova’nın Avrupa Birliği üyeliğine alınması sürecinde ülkede restitüsyon konusunun gündeme gelebilecektir.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor