- Anasayfa
- Kültür Sanat
- Kosova’dan Tevazuyla Yücelen Bir Sanat Güneşi: Aluş Nuş
Kosova’dan Tevazuyla Yücelen Bir Sanat Güneşi: Aluş Nuş
0 dk
Aluş Nuş, tevazuyla yücelmiş nadir sanat şaheserlerinden biridir.
O, alkışlarla büyüyen değil; sükûtla derinleşen sanatkârlardandır. Sanatını vitrine değil, gönüllere bırakmıştır. Besteleriyle ruha hitap eder; vakur duruşuyla gönülleri imar eder.
Minicik mekânında adeta kâinata ışık saçar. Tıpkı kalbin bedendeki yeri gibi… Küçük görünür ama hayata merkezdir. Onun meclisine giren, yalnızca bir musiki halkasına değil; bir irfan iklimine adım atar.
Selam verdiğinizde size basit, ruhsuz kelimelerle değil; ruhunuzun derinliğine inen bir içtenlikle mukabele eder.
Tebessümünde hikmet, sözlerinde tefekkür, muhabbetinde ise sahici bir aşk vardır. O yüzden onunla konuşmak değil; onu dinlemek insanı değiştirir.
Aluş Nuş’un sanatında türkü ile ilahi arasındaki sınırlar siliktir.
Bazı eserleri vardır ki, dinlerken insan bir an Balkan dağlarında bir köy düğününde, bir an sonra secdeye varmış bir dervişin iç âleminde bulur kendini.
“Rumeli Türküsü”, bu hâlin en berrak tezahürüdür.
Bu eser bir türkü değildir yalnızca;
bir yurt hatırası, bir dua, bir iç çekiştir.
Notasında hasret, sözlerinde vakar, ezgisinde asırlık bir Balkan sadası vardır. Dinleyen sadece bir melodi işitmez; Prizren sokaklarını, taş köprüleri, ecdadın ayak izlerini ve sessizce edilen bir niyazı duyar.
“Yağmur Bozdu Havayı” ise insanın içini usulca burkan bir başka sestir.
Halkın diliyle söylenir ama gönlün en kırılgan yerine dokunur.
Bir ayrılığı, bir bekleyişi, bazen de kaderin ince sızısını anlatır.
Bazı eserlerinde ise mizah ile hikmeti yan yana getirir;
“Kaynanamdır Moderno”, “Ayşe, Leppe” gibi eserlerde Balkan insanının hayatla kurduğu sıcak, sahici ilişkiyi duyarsınız. Gülümsetirken düşündüren, eğlendirirken unutturmayan bir üslup…
Ben acizane, 2005–2010 yılları arasında Kosova’daki görev sürem boyunca onun meclisine birçok defa katılma bahtiyarlığına eriştim. Her meclisi, ruhumda nurânî bir meltem gibi esti. Gönül ısıtan tebessümü, sinesinden kopup gelen besteleri; şiirleri, şarkıları ve ilahileriyle insanın içini arındıran anlar yaşattı. O anlar bir konser değil; bir hâl aktarımıydı.
Çarşıda pazarda yürürken onu vakarla yürürken görürsünüz.
Camiye girerken, secdeye eğilirken ise sanatkâr değil; tam anlamıyla bir kul görürsünüz.
İşte Aluş Nuş’u büyük yapan da budur.
1947 yılında Prizren’de doğan Aluş Nuş; şair, müzisyen, müzikolog, ses sanatçısı ve besteci kimliğiyle Balkan Türk kültürünün yaşayan hafızasıdır. 1995’te kurduğu Türk Müziği Konservatuarı ve sonrasında Balkan Türk Müziği Derneği, Rumeli’de Türk musikisinin sönmeyen kandili olmuştur.
Rumeli Türküleri, Taşlamalar, Cümbüş, Bizden Kalan Hoş Sada, Prizrenli Aluş Nuş Besteleri ve Balkan Sesleri Besteleri yalnızca kitap değil; bir kültürün emanet defterleridir.
Yüzlerce bestesi, TRT repertuarına giren eserleri, yetiştirdiği talebeleriyle Aluş Nuş;
bir sanatçıdan öte, bir mektep,
bir isimden öte, bir izdir.
Seni tanımak büyük bir onur,
aynı çağda nefes almak büyük bir nasiptir.
Allah sana uzun, sağlıklı ve bereketli ömürler ihsan eylesin.
Sanatınla, ahlâkınla ve hâlinle nice gönüllere ışık olmaya devam edesin.
Bir gönül ziyafeti dinlemek isteyenlere:
https://m.youtube.com/watch?v=Wn_RCKnMAAU
https://m.youtube.com/watch?v=aerAOZ_abf0
https://m.youtube.com/watch?v=4AIt1FioDA8
Selam ve dua ile…
Şubat 2026/ İstanbul
M. Tevfik Yücesoy
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor