- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Kosova’nın Zor Sınavı: Sırp Belediyeler Birliği- Bayram Pomak
Kosova’nın Zor Sınavı: Sırp Belediyeler Birliği- Bayram Pomak
0 dk
Kosova-Sırbistan görüşmeleri AB’nin kolaylaştırıcı rolünü üstlenmesiyle 2011 Martında başladı. İlk olarak teknik konularda yapılan müzakereler sonucu bazı anlaşmalara varıldı. İkinci müzakere döneminde ise siyasi konular görüşülmeye başladı. Siyasi müzakereler sonucu 23 Ağustos 2015 tarihinde Sırp Belediyeler Birliği’nin kurulmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Ancak zamanla, anlaşmadan iki tarafın farklı şeyler anladığı veya anlamak istediği ortaya çıktı. Anlaşmaya imza koyanların ikisi de kendi kamuoyu tarafından linç edildi. Kosova tarafına “Kosova içerisinde yeni bir Sırp Cumhuriyetini kurulması için anlaşma imzaladınız” denirken, Sırp tarafına “Kosova’nın bağımsızlığını tanıdınız” denerek baskı yapılıyordu. Kosova muhalefeti, anlaşmayı Kosova Anayasa Mahkemesine götürerek anlaşmanın Kosova Anayasası’na aykırı olduğunu iddia etti. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi verdiği kararda anlaşmanın 23 maddesinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Brüksel’de yapılan anlaşmada Sırp Belediyeler Birliği’nin Kosova yasalarına göre kurulacağı yazmaktaydı. Ancak burada muğlak olan mesele, Kosova Anayasası ve yasalarınınidari yapılanmayı Merkezi ve Yerel İdare olmak üzere iki kademe şeklinde tanımladığı, bunların dışında başka bir yapıya müsaade etmemesiyle ilgiliydi. Yani Merkezi Hükümet Kanunu ile Yerel Yönetimler Kanunu bulunmaktadır.Kosova Anayasası’nda ve kanunlarında üçüncü bir idari yapılan şekliyle ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla alakalı olarak Kosova anlaşmaya uygun şekilde Sırp Belediyeler Birliği Tüzüğü’nü Sırplarla birlikte hazırlayıp, bu belediyeler birliğinin hangi hak ve yetkilere sahip olacağını belirlemesi lazım.
Sırbistan tarafı Sırp Belediyeler Birliği’nin mutlaka yürütme yetkisinin olması gerektiğinde ısrar ediyor. Bu yüzden Kosova’nın Sırp Belediyeler Birliği’ni hala kurmadığından şikâyet ediyor.Ancak Kosova tarafı, Sırbistan’ın bu Birliğin kurulmaması için elinden geleni yaptığını söylüyor. Kosova tarafı, “biz ne zaman bu konuyla alakalı adım atsak Sırbistan gerilimi artırıcı hamleler yapıyor” diyor. Çünkü bölgedeki statükonun devam etmesi Sırbistan’daki belli bazı radikal çevrelerin işine geliyor. Köprüde duvarın örülmesi, Tren Vakası, Sırpları illegal olarak Kosova’ya girmeleri gibi olayların altında yatan sebep Sırp Belediyeler Birliği’nin kurulmasını geciktirmektir. Sırbistan hali hazırdaki anlaşmadan hoşnut değil;mutlaka buraya yürütme yetkisinin de verilmesini istiyor. Sırp Listesi, Kosova Anayasası’ndaki bazı maddelerin değiştirilerek anlaşmanın uygulanmasını talep ediyor.
Nihai anlaşmaya yaklaştığımız bu günlerde Thaçi’nin ortaya attığı “sınırların yeniden düzenlenmesi” veya “toprak değiş tokuşu” meselesi, kamuoyunu oyalamaktan başka bir hamle değil. Böyle bir şeyin olması demek Balkanlar’da yeniden kan akması anlamına gelir.Kaldı ki böyle bir şey için ne Thaçi’nin ne de Vuçiç’in gücü yetmez. Hem Thaçi hem Vuçiç imzalayacakları nihai anlaşma için kamuoyunu şimdiden hazırlamaya uğraşıyor. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyorlar. Vuçiç Sırplara açık açık “Kosova’da egemenliğimizi kaybettik, eğer anlaşma yapmazsak Hırvatistan’da karşılaştığımız ‘Hırvat Fırtınası Harekâtı’gibi bir harekatla karşılaşıp kontrolümüzde olan toprakları da kaybedebiliriz diyerek Kosova’da ikinci bir Hırvatistan felaketi yaşamamak için bu anlaşmayı imzalamalıyız” diyor. “Bir sürü şey kaybettik, şu an elimizde bir takım şeyleri yeniden elde etmek var.Bu yüzden bu anlaşmayı imzalamalı ve uygulamalıyız” diyerek kamuoyunu ikna etmeye çalışıyor. Balkanlar’da sınırlar ancak kanla değişir; kaldı ki Makedonya, Bosna gibi kırılgan yapıların olduğu bir yerde bu tür değişimlerin olması imkansızdır. PreşovaVadisi’nin Sırbistan için ne kadar stratejik olduğunu bilmeyenler ancak bunun olabileceğini düşünebilir. Yani bu manevralar sadece zaman kazanmak ve kamuoyu oluşturmak için oluşturulmuş boş konuşmalardan başka bir şey değil.
Sırbistan neden yürütme yetkisi istiyor? Sırbistan artık Kosova’da egemenliğini tamamen kaybettiğini çok iyi biliyor. Ancak Kosova’dan vaz geçmiş değil. Artık Kosova’yı başka araçlarla kontrol etme çabasında. Sırp Belediyeler Birliği’ne yürütme yetkisi verilmesi,o bölgede kalan tüm devlet kurumlarınayürütme yetkisi vermek demektir. Hâlbuki orda Kosova için çok önemli ve stratejik olan Trepça ve Uyman gölü bulunmaktadır. Uyman gölünün % 30’u Sırbistan’da % 70’i Kosova’da kalmaktadır. 1979 – 1984 yıllarında inşa edilen bu göl Kosova’nın en büyük yapay gölüdür. Batllava ve Badofça gölleri sularını buradan temin etmekte ve KEK’in türbinleri buradan soğutulmaktadır. Buradan su gelmemesi halinde KEK ancak sekiz saat dayanabilir ve bunun sonucunda Kosova çok ciddi enerji sorunlarıyla karşı karşıya kalır. Bu göl olmadan yeni Kosova e Re termik santrali inşa edilemez. Mitroviça, Vıçıtırın, Kosova Ovası vb. belediyelerin suyu buradan gelmekte. Priştine suyunun % 35’i buradan temin edilmektedir. 12.000 hektar arazi buradan sulanmakta ve Ferronikelfabrikası buradan gelen su olmazsa çalışamaz. Kosova için bu kadar stratejik olan bu bölgenin kontrolünün Sırplara verilmesi Kosova için intihar olur.Kaldı ki uluslararası kurumlarda burasının Sırplara verilmesinden yana değiller. Bu yüzden anlaşmadan Sırp Belediyeler Birliği’nin Kosova yasalarına göre kurulacağı vurgulanmıştır.
Hem Kosova hem de Sırbistan taviz vermek zorunda kalacaklarını çok iyi biliyor. Artık her iki tarafta kamuoyunu ikna etmek için zamana oynuyor.Kosova, Sırp Belediyeler Birliği’ni kurmak; Sırbistan ise Kosova’yı anayasasından çıkarmak zorunda. AB bunların kabul edilmesi için her iki tarafa da büyük baskı yapıyor. En geç 2019 Mart ayına kadar anlaşmanın olması planlanıyor. Bu anlaşma ikinci bir Ahtisaari anlaşması gibi paket halinde olacak. Anlaşmayı imzalamayan veya masadan kalkan ciddi şekilde cezalandırılacak.Her iki taraf da bunun çok iyi farkında. Kosova bu süreçten BM’de bir sandalye alırsa vizeler kalkar ve AB yolu açılırsa süreçten kazançlı çıkmayı başarır. Sırbistan ise her halükarda Kosova’yı anayasasından çıkaracak ve AB üyeliğine doğru önündeki en büyük engeli kaldırmış olacaktır. Ancak bu, Sırbistan için ağır bir bedel olacaktır.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor