Meclis Başkanı Jakup Krasniqi, eski başkan Fatmir Sejdiu'nun görevinden istifa etmesinden sonra 2010 ile 2011 yılları arasındaki dönemde birkaç ay vekaletten cumhurbaşkanı görevini gerçekleştirmişti.
Devletin en yüksek makam görevini gerçekleştirirken Krasniqi'nin çalışmaları olumlu değerlendirilmişti. Cumhurbaşkanının doğrudan vatandaşlar tarafından seçilmesine ait değişikliklerin yapılmasından sonra Krasniqi, üyesi olduğu Kosova Demokratik Partisi'nın (PDK) teklifi durumunda cumhurbaşkanlığı yarışına dahil olma ihtimalini reddetmedi.
Konuyla ilgili Epoka e Re gazetesine verdiği demeçte Krasniqi, siyasi hayatında hiçbir zaman sorumluluklardan kaçmadığını ve şahsi çıkarlar için faaliyetlerde bulunmadığını açıkladı.
"Şimdilik, Anayasa değişiklikleri ile seçim reformunun tamamlanmasını beklemeliyiz, ondan sonra bu konu hakkında konuşuruz. Siyasi hayatımda şahsi mevkiler için mücadele etmedim iyi ama yüksek sorumluluğun gerektirdiği ve tehlikeli durumlarda bile sorumluluklardan da hiçbir zaman kaçmadım. Şimdi tehlike durumları çok düşük. Çoğu durumlarda, parti organlarının kararlarına saygı göstermişimdir", şeklindeki ifadeleri dile getiren Meclis Başkanı Krasniqi, Kosova'nın bundan böyle de parlamento cumhuriyeti kalması gereğini ortaya koyarak aksi halde ülkenin bir tür diktatörlüğe kayabileceğine işaret etti.
Bu vesile ile Krasniqi, açık listelerle Kosova'nın bir seçim bölgesi ve orantılı seçim sistemine sahip olması gerçeğini saçmalık diye değerlendirip, vatandaş oyunun korunması maksadıyla, seçim sisteminin değiştirilmesi gereğini savundu.