Mamuşalı Miniklerin Oyuncağa ve Kitaba İhtiyacı Var
0 dk
Mamuşa Zübeyde Hanım Anaokulunda bu yıl iki Türkçe sınıf bir de Arnavut dilinde eğitim veren bir sınıf bulunuyor. Anadolu İlkokulunda bir sınıfta üç devrede eğitimlerini sürdürüyorlar.
Türkçe sınıfındaki öğretmen Hülya Eren, iki Türk sınıfının bulunduğunu birinde 28 öğrencinin, diğerinde de 20 öğrencinin bulunduğunu söyledi. Velilerin çocuklarını okula gönderme konusunda ilgilerinin arttığını belirten Hülya öğretmen, anne ve babaların çocukların burada bir şey öğrendiklerine şahit olduklarını, bunun da ilginin artmasına sebep olduğunu söyledi ve "Çocuklarımız en azından kalemin nasıl tutulması gerektiğini öğreniyor. Okul alışkanlığı oluyor, birinci sınıfa daha rahat gidiyorlar" dedi
İlk önce çekingen davranan çocuklar okulda ne yapıyorlar sorumuza, kendi tabirleriyle " alışiz" olarak kısa ve öz cevap veriyorlardı. Beş yaşındaki Naz okulda yazı yazmayı öğrendiğini ve okula gelmenin hiç de zor olmadığını söyledi. Saadet'in defteri ise yıldızlı beşle doluydu. Yazmanın çok zor olmadığını söyleyen Saadet, yazabildiğini gösterip okula yazmaya "alışmak" için geldiğini söyledi.
Kızlara göre biraz daha konuşkan olan erkek öğrenciler de okula gelmekten keyif aldıklarını ve yazmayı öğrendiklerini söyledi. Resul okula kendisini babasının getirdiğini ve okula okumayı öğrenmek için geldiğini söyledi. 1 sayısını yazmayı okulda öğrendiğini söylene Resul, okula gideceğini ilk öğrendiğinde "tamam" dediğini belirtti. Sınıfını çok sevdiğini burada hem öğrendiklerini hem de oynadıklarını söyledi. Vak vak vak diye şiirini okuyan Resul, ördeklerle ilgili şiirini okuduktan sonra ördekleri televizyonda gördüğünü söyledi.
Ayet, beş yaşında olduğunu, okula gelince şiirleri "alıştığını" söyledi. Ayetin de defteri öğretmeninin verdiği 5'lerle doluydu. Büyümek için süt içmek ve bal yemenin iyi olduğunu söyleyen Ayet, balın arılar tarafından yapıldığını bildiğini ve arının kendisini iki defa soktuğunu, ardından da hemen eline buz koyduklarını açıkladı.
"Zübeyde Hanım" Anaokulundaki öğrencilerin, Mamuşalı öğretmenlerinin olması da onlar için bir avantaj çünkü öğretmenlerinin her gün yolculuk yapması gerekmiyor her zaman yakınlarında bulunuyor.
Hülya Eren, "Ben okumaya başladığımda pek fazla ters tepkiler almadım aslında. Duyanlar maşallah diyordu. Bir sonraki gençlere anne ve babaları tarafından örnek olarak gösteriliyorum. Okursanız Hülya gibi olursunuz diyorlar. Başka meslekler için de bu geçerli tabii. Örnek olabilmek benim için çok büyük bir mutluluk" diyerek yaptığı işte duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Renkli masa ve sandalyelerle, dolaplarla donatılmış olan sınıfta eksikler de var tabii. Hülya öğretmen, "Sınıfımızda olmasını istediğimiz çok şey var maalesef. Oyuncaklarımız nerede ise hiç yok. Kitaplarımız var ama onlar da yaş grubuna uygun kitaplar değil. Birkaç kitabı çocuklara okuyabiliyorum ama çoğu okul öncesi için uygun kitaplar değil. Müzik çalamıyoruz çünkü müzik çalarımız yok, o olmayınca çocuklara çocuk şarkıları dinletemiyorum. Televizyonumuz da yok maalesef, görsel olarak çocuklara bir şeyler göstermem ve çocuklara anlatmam nerede ise mümkün değil" dedi ve okul müdürünün kendileri ile alakadar olduğunu ve sınıftaki eksikleri gidermek için çabaladığını ancak seslerini duyan birileri olur ve ellerindeki kitapları ve oyuncakları kendileri paylaşırlarsa çok mutlu olacaklarını belirtti.
Oyuncağa ve kitaba, müziğe ihtiyacı olan Mamuşalı yeni neslimizin sınıfındaki çok az sayıda bulunan bebeklerden birkaçı Prizren'deki bir okul tarafından gönderilmiş.
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor