Merhamet Gözyaşları
0 dk
Prizrenliler bugün iz bırakanlardan birini toprağa verdi.
Aziz Hafız olarak bilinirdi.
Sevilirdi,
Sayılırdı.
89 yaşında hayata veda etti.
Çatısının bir kısmı hala yanık duran, eski evinde.
Yaşadığı gibi, sade ve mütevazı törenle, yoğun bir cemaat katılımıyla Prizren Şehir Mezarlığı'nda ebedi ikametgahına kavuştu...
Dinin küçümsendiği, müminlerin baskı gördüğü bir dönemde imamlık yapmıştı.
90'lı yıllarda yaşanan toplumsal değişikliklerden sonra sıkça anlatırdı "Komünist Dönemini", o zor günleri...
Yargılamaz, bilinçsizlik der kucaklamaya çalışırdı.
O dönem Priştine Radyosu ve TAN Gazetesi'nin "Yarın" Gençlik Dergisi'nde bir İmam ile yayınlanan ilk Türkçe röportajımızı kendisiyle gerçekleştirmiştik.
Kurban Bayramı arifesinde gerçekleştirdiğimiz röportaj öncesinde 2 şartı vardı: "Radyoda ismimi zikretmeyin, gazetede de fotoğrafımı yayınlamayın."
Korktuğundan değil, mütevazı duruşundandı.
Bugün evinin önünde meslektaşı Muharem Hoca'nın da dediği gibi. Girmediği, beraber yemek yemediği ev yoktu.
Doğumda, düğünde, ölümde hep hemşerileriyle neşeyi ve kederi paylaştı.
İmamlık yaptığı ilk günlerde (İmamlara maaş bağlanıncaya kadar) geçimini tarımcılıkla sağladı.
Ölümüne kadar karşılık talep etmeden her davete icap etti. Durumu kötü olanları mahcup etmedi.
Mezarlıkta meslektaşları adına yaptığı veda konuşmasında Lutfi Hoca Merhumu "Kuran yolunda, örneksel kişilik" olarak nitelendirdiği gibi:
Nasihatler verdi, örnek oldu...
...
Ailemizin en büyüğü Büyükannem Pembeyi kaybettiğimizde, çok sarsılmıştım. Cenazede gözyaşlarım sel olmuştu.
Merhum Aziz Hafızı ilk kez ağlarken o zaman görmüştüm. Yeğeniydi, yakınlıkları vardı, birbirlerini severlerdi... Gözyaşları bunun içindi düşündüm.
Mezarlıktan eve dönerken koluma girdi. Teselli etmeye çalıştı.
"Sizi de ilk defa ağlarken gördüm" dedim. "Evet" dedi. "Ben, kendime acıdığım için ağlıyorum. Yaşlanıyorum. Yaşıtlarım, yakınlarım bir bir eksiliyor. Sıra bana geliyor. Ama asıl sana gıpta ettim. Senin gözyaşların merhamet gözyaşları." dedi ve beraber merhumenin evine gittik.
...
Birkaç yıl önce rahatsızlanmıştı.
Geçmiş olsuna gittim.
Nasılsın? soruma duvardaki eski bir saati göstererek: "Bu saat gibi. Aldığımda çok iyi çalışırdı. Dakika bile geri kalmazdı. Zaman geçtikçe geri kalmaya başladı. Geçenlerde durdu" dedi.
...
Bugün aklıma gelenlerden birkaç anıydı bu.
Prizren'de Merhum ile ilgili buna benzer anılar çok anlatıldı bugün. Çok daha anlatılacak...
Bugün torunlarının gözlerinde "merhamet gözyaşları" akıyordu.
Ben de ağladım, kendime acıdığım için...
Mekanın Cennet, Ruhun Şad Olsun.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor