EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

MİT'in Kosova'dan Götürdüğü 6 FETÖ'cü Tutuklandı

MİT'in Kosova'dan Götürdüğü 6 FETÖ'cü Tutuklandı
12 Nisan 2018, 09:58

0 dk

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Fetullahçı Terör  Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Balkan ayağına yönelik Kosova'da  düzenlediği operasyonda yakalanan ve Türkiye'ye getirilen 6 şüpheli, "terör  örgütü yöneticiliği" ve "uluslararası casusluk" suçlarından tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu  tarafından ifadelerinin alınmasının ardından tutuklanma istemiyle nöbetçi  İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 6 şüphelinin, hakimlik sorgusu  tamamlandı.

Nöbetçi hakimlik, şüpheliler Cihan Özkan, Kahraman Demirez, Hasan  Hüseyin Günakan, Mustafa Erdem, Osman Karakaya ve Yusuf Karabina'nın, "silahlı  terör örgütü yöneticiliği" ve "uluslararası casusluk" suçlarından ayrı ayrı  tutuklanmalarına hükmetti.

Operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Kosova istihbaratıyla etkin iş  birliği içinde gerçekleştirdiği operasyonda, Türkiye'de aranan FETÖ/PDY'nin 6 üst  düzey mensubu yakalanarak 29 Mart'ta Türkiye'ye getirilmişti. MİT'in FETÖ'nün  Balkan ayağına ağır darbe indirerek Türkiye'ye getirdiği 6 kişi, İstanbul Emniyet  Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerine teslim edilmişti.

ÇOK ÇARPICI DETAYLAR

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Balkan ayağına yönelik Kosova'da düzenlediği operasyonda yakalanan ve Türkiye'ye getirilen 6 şüphelinin mahkemeye sevkiyle ilgili hazırlanan sevk yazısında çarpıcı detaylara yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu  tarafından ifadelerinin alınmasının ardından, "silahlı terör örgütü yöneticiliği"  ve "uluslararası casusluk" suçlarından tutuklanmaları istemiyle nöbetçi İstanbul  Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüpheliler Cihan Özkan, Kahraman Demirez,  Hasan Hüseyin Günakan, Mustafa Erdem, Osman Karakaya ve Yusuf Karabina ile ilgili  sevk yazısı hazırlandı.

"İstismarcı algıyla lobi oluşturdu"

FETÖ’nün kuruluşu ve yapılanmasının özetlendiği sevk yazısında, örgüt  elebaşı Fetullah Gülen'in 1999 yılında Türkiye Cumhuriyeti'ni terk ederek ABD'ye  yerleşmesi sonrasında hedeflerini büyüttüğü belirtilirken, örgütün ABD, Güney  Amerika, Avrupa, Uzakdoğu ve dünyanın ücra köşelerinde dahi hızla kendi  kontrolünde eğitim - öğretim kadroları ve kurumları oluşturduğu kaydedildi.

Yazıda, "Örgüt tarafından, yurtdışında eğitim - öğretim faaliyeti  yürütüldüğü algısının ulusal ve uluslararası kamuoyuna verilmeye çalışıldığı  ancak asıl amacın eğitim-öğretim faaliyeti görünümü altında o ülkelerin güvenlik  ve istihbari bilgilerini temin ederek iş birliği yaptığı ülke ve devletlere  aktarmak olduğu anlaşılmıştır." ifadesi kullanılırken, FETÖ/PDY'nin yurtdışında  sözde eğitim - öğretim kurumları vasıtasıyla oluşturduğu bu istismarcı algıyla  faaliyette bulunduğu çoğu ülke yönetimlerinden destek gördüğü ve örgütün bu  alanda rahatlıkla lobi oluşturduğu bilgisi verildi.

"Ülke yönetimlerinin kontrol edilmesi amaçlanmıştır"

Örgütün asıl amacının, özellikle ekonomik açıdan gelişmemiş olan  Balkan ve Afrika ülkeleri, Türk cumhuriyetleri ile diğer ülkelerde, o ülkelerin  yönetiminde etkin olan iş adamı, askeri, idari ve mülki yönetici konumundaki  devlet yetkililerinin çocuklarına okullarda sözde eğitim vererek kendi örgütsel  ve ideolojik görüşlerinin empoze edilmesi olduğu vurgulanan yazıda, "Yarınların  ülke yönetimlerinde söz sahibi olacak çocukları ve gençleri bu okullarda  yetiştirilerek ve devlet yönetimlerine sokularak örgütün koyduğu hedefler  doğrultusunda ülke yönetimleri ve siyasetin kontrol edilmesi amaçlanmıştır."  denildi.

FETÖ'nün eğitim faaliyetlerini gerek ulusal düzeyde gerekse  uluslararası alanda masum göstermek amacıyla "Türkçe dil olimpiyatları",  "kurban", "zekat" veya diğer bağış ve gezi organizasyonları yaparak sahte iyilik  hareketi algısı oluşturmaya çalıştığı aktarılan yazıda, örgütün bu konuda  başarılı olduğu anlatıldı.

Örgütün, 1970'li yıllarda kuruluş döneminde, yasal meşru hükümet ve  devlet bürokrasisiyle iyi geçinmeyi, kendisini gizleyerek mevzuat boşluklarını  kullanmak suretiyle devlet kadrolarını ele geçirmeyi hedeflediğine dikkat çekilen  yazıda, örgütün belli bir güce ulaştıktan sonra, önünde hedef olarak gördüğü  kişi, kurum ve diğer yapılanmalar aleyhinde makro düzeyde kumpas soruşturma ve  operasyonlar yapmaya başladığı kaydedildi.

2011 yılından itibaren açıktan mücadele

Yazıda, kumpas soruşturmalarıyla ele geçirilmek istenen kurum ve  kadroların boşaltıldığı, devlet mekanizması içerisindeki kurumların, soruları  çalınan sınav sonuçları değiştirilerek örgüt kadrosuyla doldurulduğuna işaret  edilerek, yapılanmanın devlete hakim olmasını sağlayacak stratejilerin izlenmeye  başlandığı ve örgütün 2011 yılından itibaren, bazı soruşturmalar üzerinden yerel  yönetimlerle siyasi ve bürokratik kadroları ele geçirmek amacıyla mücadelesini  açıktan yapmaya başladığına vurgu yapıldı.

Açıktan yapılmaya başlanan mücadelede Türkiye Cumhuriyeti devletinin,  örgütün bu operasyonlarına karşılık verdiği ve örgütün darbe aldığı aktarılan  yazıda, şu değerlendirme yapıldı:

"Örgüt yapılanması bu dönemden sonra açıkça ülke dışında sözde eğitim  - öğretim ve eylemlerde bulunmaya başlamıştır. Hiçbir dayanağı olmadığı halde  Türkiye Cumhuriyeti devletini, MİT tırları operasyonunda olduğu gibi, 'teröre  destek veren ülke' konumuna sokmak için her türlü faaliyette bulunmuştur. İlk  zamanlar yurtdışında eğitim öğretim faaliyetleriyle o ülkelerin kamuoyunda olumlu   algı oluşturan örgüt, ülkelerin ekonomik ve bürokratik alanlarında ulaştığı güç  sayesinde, ülkemiz aleyhine lobicilik faaliyetlerini açıkça yürütmeye başlamış, o  ülke idarelerinin ülkemiz aleyhinde tavır almalarını sağlamaya çalışmıştır.  Soruşturmaya konu FETÖ yöneticisi konumundaki şüphelilerin Kosova ülkesindeki  faaliyet ve eylemleri de bu çerçevede değerlendirilmiştir."

"Darbe teşebbüsü tüm dünyaya delilleriyle anlatıldı"

Yazıda, darbe teşebbüsünün bertaraf edilmesi sonrasında bu durumun tüm  dünyaya delilleriyle birlikte anlatılıp izah edildiği ancak FETÖ'nün bu ülkelere  halen sözde eğitim - öğretim faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği de  vurgulandı.

Gelinen aşamada Türkiye Cumhuriyeti devleti bürokrasisi ve istihbari  kurumlarının başarılı çalışmalarıyla örgüt yapılanmasında önemli yeri olan  şüphelilerin, diplomatik alandaki başarılı çalışmalar sonucu Türkiye'ye iadesinin  sağlanmaya başlandığı belirtilen yazıda, "Bu kapsamda FETÖ'nün Kosova ülkesindeki  sözde eğitim - öğretim kurumlarında ülkenin en üst düzey devlet yönetimindeki  kişilerin çocuklarına sözde eğitim veren şüpheliler, 29 Mart 2018 tarihinde  MİT'in gözetiminde Kosova'dan deport edilerek ülkemize getirilmişlerdir." ifadesi  yer buldu.

Şüphelilerin Türkiye'ye getirilmesinin hemen sonrasında örgüt elebaşı  Gülen'in 2 Nisan'da yaptığı konuşmada, bu şüphelileri sahiplenerek icra edilen bu  faaliyetin "eşkıyalık" olduğunu beyan ettiği hatırlatılan yazıda, şüphelilerin  Türkiye'ye getirilmesiyle birlikte daha öncesinde devam eden soruşturmalara  ilişkin bulguların da dosyaya eklendiği ve Kosova'da faaliyette bulunan örgüt  yöneticisi olan şüphelilerin örgüt faaliyeti kapsamındaki eylemlerinin  irdelendiği dile getirildi.

FETÖ'nün Balkan yapılanması soruşturması

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Fetullahçı Terör  Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Balkan ayağına yönelik Kosova'da  düzenlediği operasyonda yakalanan ve Türkiye'ye getirilen 6 şüphelinin mahkemeye  sevkiyle ilgili hazırlanan sevk yazısında, şüphelilerin örgütle bağlantılı  olduklarını ortaya çıkardığı iddia edilen delillere yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu  tarafından ifadelerinin alınmasının ardından, "silahlı terör örgütü yöneticiliği"  ve "uluslararası casusluk" suçlarından tutuklanmaları istemiyle nöbetçi İstanbul  Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüpheliler Cihan Özkan, Kahraman Demirez,  Hasan Hüseyin Günakan, Mustafa Erdem, Osman Karakaya ve Yusuf Karabina ile ilgili  sevk yazısı hazırlandı.

"Örgüt elebaşı Gülen şüphelileri sahiplendi"

Kosova'da faaliyette bulunan FETÖ yöneticisi oldukları iddia edilen  şüphelilerin, örgüt faaliyeti kapsamındaki eylemlerinin irdelendiği yazıda, tüm  şüphelilerin örgütsel bir tavırla suçlamaları inkar ettikleri belirtilirken,  örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in şüphelileri sahiplenerek ümit ve moral verici  beyanlarda bulunmasının da şüphelilerin örgütle bağını ortaya koyduğu bildirildi.

Yazıda şüphelilerin yurtdışı eğitim faaliyetlerinin gerçekte  uluslararası alanda o ülkeler aleyhine casusluk faaliyeti niteliğinde olduğuna  dikkat çekilerek, şüphelilerin "FETÖ yöneticiliği yapmak" ve "uluslararası  casusluk" suçlarını işlediklerinin tespit edildiği vurgulandı.

Şüphelilerden Cihan Özkan'ın Kosova'nın Gjkova yerleşim merkezindeki  Mehmet Akif Koleji'nde 6 yıldır öğretmen olduğu ve savunmasında FETÖ’nün terör  örgütü niteliğinde olduğunu kabul etmediğini belirttiği aktarılan yazıda,  şüpheliyle ilgili, "eğitim hayatında örgütün eğitim öğretim yurtlarında kalması,  FETÖ ile irtibatlı olan bir okulda görev yapması, kapatılan Bank Asya'daki  hesabına, örgüt elebaşının çağrısı üzerine 2014 yıl ikinci yarısında 6 bin lira  para yatırması, cep telefonunda örgüte ait uygulamaları kullandığının tespit  edilmesi, gözaltında örgüt yapılanmasını inkar etmesi" gibi gerekçeler suç isnadı  olarak gösterildi.

"Serrehber olarak faaliyet yürüttü"

Sevk yazısında şüpheli Hasan Hüseyin Günakan'ın, savunmasında  hakkındaki iddiaları dahi dinlemeden susma hakkını kullandığını beyan ettiği ve  savcılıkça alınan ifadesinde ise üzerine atılı suçlamaları örgütsel tavırla inkar  ettiği belirtilerek, bu şüpheliyle ilgili de şu tutuklanma gerekçelerine yer  verildi:

"Şüpheli Günakan'ın Mehmet Akif Koleji'nde öğretmenlik yapması,  örgütün şifreli haberleşme programı ByLock kullanması, programa ait 4 adet  kalıntı dijital verinin bulunması, örgüt mensupları tarafından sıklıkla  kullanılan Eagle programına dair kalıntıların olması, telefonunda örgütsel  uygulamalar ile Fetullah Gülen'in videolarının mevcut olması, videolara son  erişim tarihinin 2018 yılı ocak ayı olması, elebaşı Gülen'in talimatlarını  verdiği vaaz adı verilen dokümanlara dair yazılı belgelerin bulunması, örgütün  yayın organlarını sıklıkla ziyaret etmesi, örgütün tepe yönetimindeki iki farklı  şahısla 2007-2015 yılları arasında toplamda 23 defa iletişim kaydının bulunması,  Adıyaman'daki soruşturmada ifadesi alınan şüpheli Kazım Avcı'nın, 'Günakan'ın  kolejde 2010-2013 yıllarında serrehber olarak örgüt adına faaliyet yürüttüğünü'  beyan etmesi hususları dikkate alınmıştır."

Kimse Yok Mu Derneği ve Fatih Üniversitesi'ne çok sayıda bağış

Şüphelilerden Kahraman Demirez'in de örgüte, örgüt liderine yönelik  sorulara cevap vermediği ve İzmir’de kapatılan örgütle bağlantılı bir dersanede  öğretmenlik yaptığının tespit edildiği vurgulanan sevk yazısında, bu kişinin  örgütle bağlantılı okullarda faaliyet yürüten şahıslara dair, kendisiyle birlikte  yakalananlar haricinde delilleri karatmaya yönelik inkar yönünde beyanda  bulunduğu ve cep telefonunda mevcut bulunan şifreli dokümanlara dair şifreleri  vermek istemediği ifade edildi.

Demirez'in FETÖ ile irtibatlı olan eğitim birimlerinden bir okulda  kolej müdürü olarak çalıştığı ve kapatılan Umut Özel Eğitim AŞ isimli firmada SGK  kaydı bulunduğunun tespit edildiği aktarılan yazıda, şüphelinin örgütün yardım  kuruluşu olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne çok sayıda  bağışının olduğu, kapatılan Fatih Üniversitesi ve NT isimli firmalara çok sayıda  para gönderdiğinin tespit edildiği dile getirildi.

Yazıda, şüpheli Demirez'in Kosova'daki kolejde müdürlük yaptığı ve cep  telefonunda bir kısım evrakı şifreli doküman olarak kaydettiği de aktarılarak,  "Son erişim tarihlerine göre bu dokümanların şifresini hatırlamadığı beyanında  bulunması delilleri karartmaya yöneliktir. Viber programından Mustafa Erdem  isimli şüpheliyle Kosova'daki örgüt faaliyetlerine yönelik bir  kısım  yazışmalarda bulunduğu tespit edilmiştir." denildi.

Yayınlanan bir haberle ilgili tekzip talebi

Şüphelilerden Mustafa Erdem'in de cep telefonundaki yazışmalara dair  içerikleri hatırlamadığını söyleyerek aleyhine bulunan delilleri karatmaya  yönelik beyanlarda bulunduğuna dikkat çekilen sevk yazısında, bu kişinin  Kosova'daki Gülistan Eğitim Kurumları adlı okulun müdürü olarak görev yaptığı ve  Bank Asya'ya örgüt elebaşının talimatı sonrası 6 bin 300 lira para yatırdığının  tespit edildiği vurgulandı.

Yazıda şüpheli Erdem'in, NT firmasına bir miktar para transferi  gerçekleştirdiği, ByLock programını kullandığı, telefonunda örgütsel konu ve  içeriklerle, okul yapılanmasına dair birçok yazışmanın mevcut olduğunun tespit  edildiği de kaydedilirken, şu değerlendirme yapıldı:

"Ülkemizde Kosova yapılanması ve Gülistan Eğitim Kurumları aleyhine  yapılan bir haberle ilgili Mustafa Erdem adına yapılan bir ihtarname ile tekzip  yayınlanmasının talep edildiği tespit edilmiştir. Adıyaman'da ifadesi alınan  şüpheli Kazım Avcı, Erdem'i teşhis ederek, bu kişinin 2013 yılı sonrasında örgüt  adına Kosova abisi-imamı olarak görev yaptığını beyan etmiştir. Örgüt  mensuplarının ByLock'tan sonra kullandıkları hususu tespit edilen Falcon isimli  programını Google Play Store isimli uygulamanın simgesini kullanıp gizlemek  suretiyle kullanmıştır, şifresi ByLock şifresiyle aynıdır. Örgütsel faaliyetlere  dair çeşitli ve detaylı yazışmaları mevcuttur. Telefonunda Eagle ve Kakao Talk  isimli programların kalıntıları vardır. Örgüt mensupları tarafından cep telefon  verilerinin geri getirilemez şekilde silinmesine imkan sağlayan Cleanthemall ve  Colornote isimli, tedbir amaçlı muhafaza edilen programların kalıntıları tespit  edilmiştir."

"Kosova devleti üst düzey yöneticilerine ait içerikler bulundu"

Şüpheli Mustafa Erdem'in cep telefonunda yapılan incelemede örgütsel  faaliyete ilişkin çok sayıda not bulunduğu da belirtilen yazıda, bu notlar  arasında Kosova devleti üst düzey yöneticilerine ait içeriklerin de mevcut olduğu  ve ayrıca örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in videolarının bulunduğunun tespit  edildiği kaydedildi.

Sevk yazısında şüpheli Osman Karakaya ile ilgili de KHK ile kamu  görevinden ihraç edildiği, kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne üye olduğu, örgütün  kumpas şeklinde planlayarak icra ettiği Ergenekon davası sürecinde, örgütün  talimat ve politikaları doğrultusunda usulsüz raporlar tanzim ettiği, FETÖ'nün  Yalova Üniversitesi yapılanması iddianamesine göre, uzmanlık alanı olmamasına  rağmen örgüt faaliyeti çerçevesinde usulsüz biçimde sosyal hizmet bölümüne  atandığı ve bu kapsamda fakülte yönetim kurulunda örgüt adına faaliyetlerde  bulunduğu bilgileri sıralandı.

Örgütte sorumlu düzeyde faaliyetler yürüten Karakaya'nın 17-25 Aralık  süreci olarak adlandırılan dönemden sonra Kosova'da faaliyetlerine devam ettiği  belirtilen sevk yazısında, Karakaya ile ilgili, "Şüpheli, daha önce Mali  ülkesinde bir kısım faaliyetler yürütmüştür. Arşiv havuzunda yapılan incelemede  ise örgütün tepe yönetimi olarak adlandırılan grupta yer alan birçok şahısla  2007-2014 yılları arasına 100'ün üzerinde görüşme kaydı mevcuttur." denildi.

"Kosova ülke imam yardımcısı olarak görev yaptı"

Yazıda şüphelilerden Yusuf Karabina hakkında ise ByLock kullanıcısı  olduğu, ByLock içeriklerinde örgütün Kosova'daki faaliyetlerine yönelik birçok  yazışması bulunduğu, Kosova'daki Mehmet Akif okulunda görev yaptığı, Adıyaman'da  ifadesi alınan şüpheli Kazım Avcı'nın Karabina ile ilgili, 'Kosova'da muhasebeden  sorumlu olarak görev yaptığı' bilgisini verdiği ve söz konusu kolejde müdürlük  yaptığı bilgilerine yer verildi.

Şüpheli Karabina'nın örgüt adına bir kısım üst düzey faaliyetler  yürüttüğü ve "Kosova ülke imam yardımcısı" olarak görev yaptığı belirtilen  yazıda, bu kişinin ülkedeki diğer okullarda da görev yaptığının, telefonuna  örgütle bağlantılı uygulamaları yüklediğinin, Kakao Talk programını kullandığının  ve Viber programı üzerinden Kosova'da örgütün mevcut bir kısım faaliyetlerine  yönelik yazışmalar yaptığının tespit edildiği de kaydedildi.

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing