- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Mulla Sâdık’ın Türkiye Sevgisi
Mulla Sâdık’ın Türkiye Sevgisi
0 dk
Başlıkta kullandığım Mulla sıfatı, Anadolu’da yaygın olarak Mele/Molla kelimesinin Balkanlardaki karşılığıdır. Medrese mezunu olan kişi, İmam Hatip - Hoca anlamındadır.
Bilen bilir. Türkiye, içeriden başka, dışarıdan başka görünür. Osmanlı vârisi ülkemizin hinterlanda etkisini, soft-power gücünü idrak etmek isteyen Balkan ülkelerindeki eski şehirlerin çarşılarında, camilerinde, tekkelerinde birkaç gün dolaşsın yeter.
Jöntürkler/Beyaz Türkler yüzünden Balkanlarda çok darbe aldık, çok zayiat verdik ama “Hazreti İnsan” sermayemiz halen dipdiri… Küllenmiş sermayemizi alevlendirmeye dualı bir nefes yetecek sanki… Tarih bizi geri çağırıyor.
Edirne’den Viyana’ya kadar dedelerimizin mezar taşları, zamana direnen mâbedlerimiz, gönül köprüleri kuran insanlarımız var. İyi ki o güzel insanlar var. Onlar olmasaydı ırkçılık belâsında bu dünya çekilmez olurdu.
Balkan ülkelerinde yaşadığı halde ümidi –her zaman- Türkiye olan; Anadolu insanına ve her karış toprağına, özellikle Pâyitaht İstanbul’a, Mevlânâ şehri Konya’ya, Güzel şehrimiz Bursa’ya âşık; insân-ı kâmillerin duaları, kalpleri bizimle birlikte.
***
Balkanların her karış toprağında kök salmış Prizrenli Hacı İlaz (İlyas) gibi Türkiye dostu insanlarla kahve içtim. Dertleştim, yeniden ümitlendim…
Yüzyıl sonra Bosna’da Türk askerlerini gören yaşlı kadının: “Bugüne kadar nerede kaldınız? Yıllardır sizi bekliyorduk” demesi boşuna değildi.
Bulgaristan’da Tırnova Camii avlusunda karşılaşıp Türkçe sohbet ettiğim doksan yaşındaki Ünzile Teyze’nin gözyaşlarıyla yaptığı dualar boşuna değildi.
Podujevalı Hüseyin Amcanın (İsmajli) yıllarca Türkiye’den bayrak beklemesi boşuna değildi.
Gjilan, Kamenicalı Mulla Esad’ın gördüğü rüyadan yıllar sonra torununu hafız yapmak için Türkiye’ye göndermesi boşuna değildi.
Üsküplü Mulla İrfan’ın 1963 yılındaki büyük depremden bir gün önce “geceler hamiledir” demesi boşuna değildi.
Arnavutluk ALSAR Vakfı Başkanı Mehdi Gurra’nın, Balkanlardaki tradisyonel İslam düşüncesinin merkezine Türkiye’yi yerleştirmesi boşuna değildi…
***
Geçen hafta Kosova’da ziyaret ettiğim Pluzhinë’li Mulla Sâdık, yukarıda isimlerini andığım o güzel insanlardan biridir. 2017 yılında Hicaz’a gittikten sonra Türkiye’ye dua etmeye başlamış. İsim isim yazdığı dua defterini bendenize gösterdi. Özellikle ismini zikrederek Recep Tayyip Erdoğan’a nasıl
dua ettiğine şahidim. Mulla Sâdık; dünya Müslümanlarının lideri olarak tavsif ettiği Başkan Erdoğan’a; Türk ordusuna, Türkiyeli Müslümanlara, Ümmeti Muhammed’e (sav), her gece yarısı dua ediyor. Duaları boşuna değil…
Üç yıl önce tanımakla bahtiyar olduğum Mulla Sâdık 1952 yılında, Pluzhinë Köyü’nde doğmuş. Aile soyadının Hoca (Hoxha) olması tesadüf değil. Sebebini arz edeyim.
Mulla Sâdık Hoca ile- Pluzhinë Köyü/Kosova
Hoxha Ailesi, Kosova’nın Drenica Bölgesinde tanınan ve saygı duyulan bir aile. En önemli özellikleri yaklaşık 300 yıl
öncesine dayanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilim ve kültür merkezi İstanbul’dan başlayıp günümüze kadar sürdürdükleri muazzam bir geleneğe sahipler.
Bu Arnavut aile nesiller boyunca kesintisiz olarak -yaklaşık üç asır- Pluzhinë Köyü’ndeki camide imamlık yapmış. Nesilden nesile aktarılan böylesine kutsal din hizmeti her aileye nasip olmaz.

Son kayıtlı verilere göre Dedesi Mulla Recep, (1873-1935) Babası Mulla Rifat’ın (1914-1969) ardından Mulla Sâdık, (d.1952-) genç yaşından itibaren köy camiinde müezzin olarak hizmet etmeye başlar. İmamlık yapan babasının ölümünden itibaren Federal Sosyalist Yugoslavya (Serbo Slav) döneminde maaş almaksızın kesintisiz olarak imamlığa devam eder.
Arnavutların direnişi ve NATO müdahalesi sonucunda işgalci Sırp askerlerinin bölgeyi terk etmek zorunda kalmasıyla birlikte 2008’de bağımsız Kosova Cumhuriyeti ilan edildi. Bir yıl sonra Mulla Sâdık Hoxha, Kosova İslam Birliği tarafından resmen imam olarak atanır ve on yıl daha imamlık vazifesini sürdürür.

Mulla SÂDIK HOCA - Pluzhinë Köy Camii– Kosova
Mulla Sâdık, 2019 yılında emekli olurken görevini torunu Besart’a devreder. Pluzhinë Köyü’ndeki gelenek hâlen aile tarafından deruhte ediliyor. Mulla Sadik şimdi; hem torununa rehberlik ediyor hem de atalarından kalan manevi mirasa katkıda bulunmaya devam ediyor. Aile, her yıl Ramazan Ayı boyunca caminin yanındaki kapalı mekânda iftar vermeye devam ediyor.
***
Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören misafir (uluslararası) öğrenci sayısı 350 bin civarında. Bu sayı ile Türkiye, dünyada altıncı sırada yer alıyor. Üniversite
okumak isteyen Balkan öğrencilerinin son yıllardaki ilk tercihi Türkiye olmaya başladı.
Balkanlardan gelen misafir öğrenciler içerisinde Kosova ilk sırada yer alıyor. Arnavutluk ve Makedonya dâhil edildiğinde Türkiye’de yaklaşık 1200 civarında Arnavut asıllı misafir öğrenci eğitim görüyor. Ardından Bosna, Karadağ, Sırbistan ve Sancaklı Boşnak öğrenciler geliyor.
***
Son olarak Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık’tan ricamdır. Lütfen bu sesi duyurun.
Dış İşleri Bakanlığımıza arz ve rica ederim ki; Priştine Büyükelçiliği temsilcileri veya Prizren’de görev yapan askerlerimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk askerine dua eden Sâdık Hoca’yı ziyaret ederlerse Arnavutların da Türklerin de duasını alırlar. Lokum ve baklavanın yanında tarihin gönül köprüleri böyle kuvvetlenir…
Ah, Arnavutları Türkiye’den soğutan monşerler… Ah, bölgenin reel-politik gerçeklerini görmezden gelen Jöntürkler... İçimizdeki yaranın hakikatini bilseydiniz keşke.
NOT: Dedesinin aile tarihiyle ilgili bilgi veren Sakarya Üniversitesi Mekatronik Fakültesi öğrencisi ve Balkan Öğrenci Topluluğu Başkanı,
Kosovalı Argjend Hoxha kardeşime teşekkür ederim.
İbrahim Selamet
19.08.2026 www.yenisakarya.com
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Gümrüksüz Getirilebilecek Tütün Ürünleri İçin Limitler Açıklandı
Ulutaş, İngiltere Büyükelçisi Hargreaves ile Görüştü
Priştine Üniversitesi Öğrencilerine Türkiye’de Erasmus Eğitimi