- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Ol diyince olduran, gönüllerimizi imanla dolduran yüce Allah'ın adıyla;
Ol diyince olduran, gönüllerimizi imanla dolduran yüce Allah'ın adıyla;
0 dk
Yoktan var, vardan da yok edebilme gibi eşsiz kudrete sahip olan kâinatın yaradıcısı, bilimsel araştırmalara göre 60.000 yıl önce "Beyni" olan ve kullanabilen modern insan olarak tanımladığımız varlıkları yani bizleri yarattı.
Kâinatta her şeyin bir var olma sebebi vardır. Her yaradılış bir hizmetkâr niteliğindedir. Keza insanoğlu da öyle.
Doğar... Büyür... Hizmet eder... Emaneti teslim eder...
Meçhul yolculuk olan bu hayatta hiçbir şeyin garantisini veremeyen insanoğlu ne kadar da aciz bir yaratıktır ki ölümü unutup Kabil'in yolunu yeğlemeyi vazife bilir. Sapkınlıklar, şeytani hevesler, nefse yenik düşmeler, adalet ve merhameti hiçe saymalar ve daha nicelerini tercih eder.
İnsanları insan yapan en önemli özellik kendine hakim olabilme yetisidir. Kendine hakim olamayan kişilerin hem kendilerine hem de etrafındakilere olan zararı ise kaçınılmazdır.
Hiçbir ayet yoktur ki, makam veya mevki sahibi olanlar cennetin sakini olacaktır müjdesinde bulunsun.
Nedendir bu kibir? Ne içindir bunca hırs? Kimin içindir bu adaletsizlik? Nereye kadar sürecek bu liyakatsizlik?
İnsanca yaşamak varken, niye bu yoldan çıkmalar?
Adaleti ve merhameti emreden Peygamberin ümmetiyken, niye bu kadar haksızlıklar?
Devletleri yıkan tüm hatanın altında, nice gururun gafleti yatar diyen Atalarımızın yadigârıyken, niye bu davadan uzaklaşmalar?
Asırlar öncesi atılan sağlam temeller ve ardında onbinlerce şehit kanıyla sulanan bu topraklarda varlığımızın en büyük teminatı bayrağımızdır. Lakin ecdadın emanetine sahip çıkacak gözüyle bakılanlar ne yazık ki bayrağı dalgalandıramaz, milliyetçiliği yaşatamaz, emanete sahip çıkamaz vaziyettedirler.
Hayatın geçici heveslerine kapılıp gidenler, nefsine hakim olamayanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içindedirler.
Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz diyen Yunus Emre'nin sözlerinden nasibini almayanlar, Adalet her işte, Hakk’ı bilmektir diyen Hacı Bektaşı Veli'yi örnek almayanlar, Türklük davasını dünyevi çıkarlar uğruna hiçe sayanlar, Kabil yolunu tercih edenler, şüphesiz ki yoldan çıkanlardır.
Kabil yolundan vazgeçip kardeşiyle sarılmayan, Yezid yolundan vazgeçip ümmetiyle omuz omuza olmayanlar, çıkarları uğruna milletine ve davasına peşkeş çekenler için akıbet hiç de parlak değildir.
Ümmet coğrafyası ve Evlad-ı Fatihan olarak kanımızın döküldüğü, şehitlerimiz ve Atalarımızdan yadigâr olan her toprakta bize düşen vazife emanete sahip çıkmak ihanet etmemektir. Bireysel çıkarlar, adaletten uzaklaşmalar ve liyakatı sağlayamama durumu ise ihanetin ta kendisidir.
Davaya ihanet eden herkes tarihinin, milletinin ve geleceğin düşmanıdır.
Bir avuç olarak dile getirildiğimiz bu topraklarda belki de tarihimizin en büyük düşmanlarıyla karşı karşıyayız. Maalesef ki o düşmanlar farklı dinden, farklı inanıştan, farklı milletten olanlar değildir.
"Düşmanlar, bizden bildiğimiz biz gibi görülenlerdir. "
Bir avuç varlığımızı bir avuç paraya, birliğimizi de bir koltuğa değişenler vallahi de billahi de paradan da, koltuktan da, sizden de büyük Allah şahidimiz olsun; Gün gelecek önce millet adaleti sağlayacak ve elbette hak tecelli edecek. İşte o gün bu milletin her neferi her günü Kosova Türkleri Milli Bayramı olarak kutlayacak.
Geçmişini unutup gaflete kapılanlar, geçmişe kazınıp bir daha hatırlanmayacaklar!
Ramadan Buş
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor