EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Özcan Pehlivanoğlu

Özcan Pehlivanoğlu
6 Temmuz 2010, 11:34

0 dk


Prof.Dr. Kemal Karpat'ı  kendisiniRumelili,Balkanlı veya Trakyalı olarak tarif edenler tanıyor mu?Tanıdıklarınıpek zannetmiyorum.Bir çok şeyden haberleri olmadığı gibi Karpat'tan dahaberleri yoktur.

Karpat,1923yılında Romanya'nın Dobruca bölgesinde doğmuş.1946'da Türkiye Cumhuriyetivatandaşlığına geçmiş ve 1950'den bu yana Amerika'da emekli olduğu WisconsinÜniversitesi'nin bulunduğu Madison kentinde yaşıyor.Yani o da adına ne dersenizdeyin bir Rumelili,Balkanlı ve Trakyalı...Ama belki de siz Romanya'yı Rumeli yada Balkan saymıyor olabilirsiniz.Haklısınız çünkü Romanya'nın Balkanlardaolduğunu unutalı çok oldu...

Prof.Dr. Kemal Karpat'ın Rumeli - Balkanlar ve Türklükle ilgili şahsen çok önemverdiğim tespitleri var.Bu sebeble özellikle Balkanlardan göç etmişinsanlarımızın Karpat'ı okumaya ve sözlerini tefekkür etmeye ihtiyaçlarıolduğunu düşünüyorum.

Karpat'ınkendisi ile yapılan söyleşilerden oluşan "Dağı Delen Irmak" adlı kitabının yenibaskısı Haziran ayı içinde çıktı.

Bukitabın Rumeli - Balkanlara ilişkin bölümünün başlığı "Evlad-ı Fatihan, Evlad-ıPerişan oldu" dur.Emin olun, kanaatime göre bu tanımlama, Balkanlarda 1800'lüyılların başından günümüze kadar Türklerin ve Türk gibi görülen topluluklarınbaşına gelenleri kısa yoldan en iyi şekilde tarif eden birtanımlamadır.Gerçekten Evlad-ı Fatihan, Evlad-ı Perişan olmuştur.

Karpat;23yaşında ata toprağı Romanya'dan anavatana göç edişlerinin nedenlerinianlatırken "...Türk olduğum için aşağılık,istenmeyen bir yabancı durumunadüşürüldüm." diyor ve ekliyor "Okullarda Türkler aleyhine kitaplarokutuluyor,bize "işgalci,yağmacı" diyorlar ve biz bunlara cevapveremiyoruz...Türk "kötü,kana susamış" bir insan olarak tasvirediliyor,damgalanıyor.Halbuki ben bunun böyle olmadığını kendi gözlerimlegörüyorum.Göz göre göre kötüleme,tarihi iğfal etme ve kendi milletini enyücelere çıkarmak için diğerini aşağılama var."Bölücülerin ve yandaşlarınınTürkler hakkında söyledikleri ile ne kadar benzerlik var değil mi?

Anavatanagöç eden Prof. Dr. Kemal Karpat için her Rumeli - Balkan göçmeninde olduğu gibisıkıntılar hemen bitmemiş "Biz nereye gitsek yabancı muamelesigördük.Romanya'da bizi "Türk" diye aşağıladılar,buraya geldik. "Romanyalısınsen hakiki Türk değilsin,olamazsın" dediler.Sadece okulda değil,günlük hayatta dabu tür aşağılamalara ve benzeri bir çok şeye maruz kaldık. "Siz dışarıdangelmişler,hakiki Türk değilsiniz.Sizin kanınıza gavur kanı karışmış,hakiki Türkolamazsınız" gibi lafları çok işittim." diye devam ediyor.

Busözleri okuyan her Rumeli - Balkan göçmeninin acı tebessümünü görür gibioluyorum.Hemen hemen her göçmen, Balkanlarda ve anavatanda bunlara benzerşeyler yaşamıştır.

Rumeli- Balkan göçmeni, Prof. Dr. Kemal Karpat'ın dediği gibi gerçekten Evlad-ıPerişan'dır.

Buperişanlıkta elbette devleti yönetenlerin ağır bir sorumluluğu vardır.Türkyurdu Balkanlar,korunamayıp elde tutulamamıştır.Ancak perişanlığın seviyesininbu kadar yüksek olmasındaki en büyük payın bizzat Rumeli - Balkan - Trakyainsanında olduğunu düşünüyorum.

DefalarcaRumeli - Balkan - Trakya insanına, ruhlarına bir ayna tutarak özeleştiriyapmaları konusunda tavsiyede bulundum.En belirgin sorum;niçin savaşmadanBalkan topraklarını terk ettiklerine dairdi.İnsan vatanını böyle kolaycaterketmez.Hatta İkinci Balkan Savaşı olmasaydı bu gün Trakya dediğimiztopraklar bile elimizden çıkmıştı.

Rakı,şarapve yanında ızgara ile havaya girip oynanan "karşılama" bize bunlarıhatırlatmıyor bile!Rumeli adına kurulmuş televizyonları seyredince hep oyunhavaları ve insanların boş boş kıvırmalarını görüyorsunuz.Yapılan çekimlerdehalkın verdiği görüntü: garip,fakir ve cahil...Sanki başına gelenler yetmemişyenilerini bekliyor gibiler.Ciddiyetten ve bilimsellikten uzak tavırlar cemiyethayatına hakim olmuş.

Neyazık ki; Rumeli - Balkan Türkleri ve atalarının çoğunluğu Balkanlardan göçetmiş Trakyalılar, büyük bir gevşeklik içinde Balkanlarda bedeli kanla ödenmişbinlerce yıllık müktesebatlarından kolayca vazgeçmişlerdir.Eğer böyle olmasaydıbu gün hem Balkanlar hem de Türkiye için farklı ve olumlu şeyleri konuşuyorolurduk.

Benburada kendimi ve ailemi de sorumlu görüyorum.Bunu defalarca aile içindebüyüklerimle sorguladım.Bu konuda hiçbir mazereti kabul etmiyor ve vatanterkinde hiçbir sebebi mazur görmüyorum.

Başlarınabunca soykırım,tecavüz,hak gasbı gelmesine ve henüz yaşananların tazeliğinikorumasına rağmen, Rumeli - Balkan  Türkleri;Türkiye'de de aynı gevşeklik ve  büyükbir şuursuzluk içinde yaşamaktadır.

Prof.Dr. İlber Ortaylı gibi Prof. Dr. Kemal Karpat'ta Türkiye'de yaşayan Rumeli -Balkan göçmeni nüfus hakkında bize yol gösterir.Karpat,Türkiye Cumhuriyetikurulurken 11 - 12 milyonluk nüfusumuzun 7 - 8 milyonunun Balkanlar veKafkaslardan göçlerle anavatana gelmiş olan insanlardan ibaret olduğunusöylemektedir.

Günümüzdebu insanların torunları bırakın Balkanları Türkiye'nin bile mukadderatınıetkilemek konusunda çok gayretsizdir.Kemal Karpat kim diye sorsanız tanıyaninsan sayısı inanılmaz derecede az çıkar.Çünkü kafalarında ilk önceTürk,Boşnak,Arnavut,Pomak,Torbeş,Patriyot,Tatar sonra da BatıTrakyalı,Bulgaristanlı,Selanikli,Makedonyalı,Kosovalı,Bosnalı,Romanyalı dahasonrada şehirlere,köylere kadar bir bölünmüşlük içindedirler.

Bazılarıise Türkiye'ye göçü Almanların "auslander" dediği gibi ekmek parası içinyapılmış bir yabancı işçi göçü olarak algılamakta ve bir gün geriye dönecekmişgibi de yaşantısını sürdürmektedir..Öyle ki genç delikanlılar ve kızlar kapalıhemşeri grupları içinde evlendirilmekte böylece Türk Milletine karışmaktan özellikle uzak durulmaktadır.Bu cahillerbilmezler ki, artık kendilerini kabul edecek bir vatan kalmamıştır.Geridönebilecekleri yegane gün Balkanların semalarında Ay Yıldızlı bayrağın yenidendalgalandığı günden başkası olmayacaktır.

Busebeple Balkanların coğrafi ve sosyolojik tarifini bile yapmaktan acziçindedirler.Farkında değillerdir ki, Türklük ateşinin hiç sönmediği Macaristanbile Rumeli'dir,Balkan'dır,Trakya'dır.Onlar için Rumeli - Balkan demek,  istedikleri şekilde sadece kendilerini tarifetmek demek olmaktadır.Böylece uydurdukları türlü mazeretlerle  birbirlerini Rumelili,Balkanlı veya Trakyalıolarak tanımazlar,sevmezler,desteklemezler,korumazlar ve tutmazlar.AslındaBalkanların Türklerce ve Türk gibi görülenlerce kolayca boşaltılmasının ananedeni de budur diye düşünüyorum.Bunları söylemek acı ama birileri bunlarısöylemek ve yazmak zorunda.

Kimseunutmasın ki;Balkanlar kolayca terk edilirken Mustafa Kemal'in kan dökerekhazırladığı ve bedel ödemeden gelebileceğimiz çok güzel bir vatan vardı.Aynıaymazlığa devam ettiğimiz ve halen toplumsal yapıda  güç olarak bir  hiç olduğumuzu görmediğimiz takdirde,BalkanTürklüğü perişanlık sürecinden sonra yok oluş sürecini yaşayacaktır.Şu an içinbir Mustafa Kemal ve bizim için hazırlanmış ve kolayca gidebileceğimiz başkabir vatanda yok.Onun için geçmişte yapılan hatalara düşmeden ve içindebulunduğumuz ruh halinin de tahlilini iyi yaparak, Türkiye CumhuriyetiDevletine ve vatan topraklarına sahip çıkmak ;kendisineRumelili,Balkanlı,Trakyalıyım diyen insanların birinci görevidir.Yoksa Karpathocanın dediği perişanlık dönemi geçmiş, yok oluş sürecine girilmiştir.Herkesaklını başına almalı ve "Ne Mutlu Türküm Diyene" diyerek haykırmalıdır.

Özcan PEHLİVANOĞLU

www.trakyanethaber.com

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing