EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Papa Leo XIV’ün çağrısı, aklıselim insanlığın geleceğinin sesidir.

Papa Leo XIV’ün çağrısı, aklıselim insanlığın geleceğinin sesidir.
13 Nisan 2026, 17:14

0 dk

Yazan: Mustafa Cerić
(Haber düzenleme: M.Tevfik YÜCESOY)

Kendi ahlaki temellerini unutma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir çağda, aklın ve vicdanın sesi giderek zayıflıyor; ancak tam da bu yüzden daha da kıymetli hale geliyor. Tarih boyunca savaşın, iktidarın ve ideolojilerin yanılgılarıyla yüzleşmiş bir ülke olan Bosna’dan bir Müslüman olarak, bugün en üst siyasi çevrelerden gelen söylemlerin tonu ve içeriği karşısında sessiz kalamam.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Papa Leo XIV hakkındaki açıklamaları yalnızca siyasi bir eleştiri değildir. Bu durum, modern dünyanın daha derin bir hastalığının belirtisidir; öyle ki bu hastalıkta güç, hakikatle; tehdit ise bilgelikle yer değiştirir.

Yüzyıllardır insanlığa karşı ahlaki sorumluluk taşıyan Katolik Kilisesi’nin lideri, savaşın ve nükleer silahların tehlikelerine dikkat çektiği için “dış politika açısından korkunç” olarak nitelendiriliyorsa, şu soruyu sormak gerekir: Güç ile hakikat arasındaki temel fark nereye kayboldu?

Biz Bosna’da, savaşın “yüce amaçlar” adına nasıl meşrulaştırıldığını çok iyi biliyoruz. Tanrı’nın adının anıldığı sözlerin nasıl yankılandığını ve nasıl yıkımın tohumlarını taşıyabildiğini tecrübe ettik. Bu nedenle Papa Leo XIV’ün, Hz. İsa’nın barışı esas alan bir rehber olduğunu ifade eden sözlerini yalnızca Hristiyanlara yönelik bir mesaj olarak değil; Müslümanlar ve Hristiyanlar başta olmak üzere tüm inananlara hitap eden evrensel bir çağrı olarak görüyorum. Bu çağrı, Yüce Tanrı’nın insan kibrinin yanında olmadığını hatırlatmaktadır.

Bu bağlamda, imparatorlukları, savaşları ve ideolojileri aşmış; tüm tarihsel zaaflarına rağmen hâlâ vicdanın dilini konuşmaya çalışan o kadim kurum olan Vatikan’a saygı duyuyorum. Dinin sıkça araçsallaştırıldığı, politikacıların jeopolitik çıkarlarını meşrulaştırmak için Tanrı’ya başvurduğu bir dönemde, “benim adıma değil” diyebilen bir ses, gerçek bir ahlaki cesaret örneğidir.

Kamusal söylemlerde, Avignon Papalığı gibi tarihsel olaylara yapılan göndermelerin artması ise kaygı vericidir; sanki manevi kurumların siyasi güce tabi olduğu dönemlere geri dönmek mümkünmüş gibi bir izlenim oluşturulmaktadır. Oysa bu tür benzetmeler, 21. yüzyıl için yalnızca uygunsuz değil, aynı zamanda tehlikelidir. Çünkü vicdanın çıkarlara tabi olmasının normalleştiğini ima eder.

Bir Müslüman olarak Katoliklerin inanç esaslarını paylaşmıyorum; ancak kaygılarını paylaşıyorum. Dünyanın, dualardan çok tehditlerin dillendirildiği; savaşın zorunluluk, barışın ise zayıflık olarak görüldüğü bir yöne sürüklendiği endişesine katılıyorum. Hiçbir medeniyetin bir diğerini yok etmekle tehdit etme hakkı yoktur. Zira bu tür söylemler yalnızca muhatabını değil, onu dile getirenleri de tahrip eder.

Sonuç olarak mesele tek bir cumhurbaşkanı/başkan ya da tek bir papa meselesi değildir. Bu, insanlığın hangi yöne evrileceği meselesidir. Akıl, ölçü ve sorumluluk çağrısı yapan sesler mi galip gelecek; yoksa güç adına korku ve yıkımı meşrulaştıranlar mı?

Bosna tarihinin bize öğrettiği bir hakikat varsa, o da hiçbir gücün sonsuza dek sürmediği; ancak sözlerin kalıcı olduğudur. Bu nedenle kimin konuştuğu kadar, ne söylediği de önemlidir. Bugün Vatikan’dan yükselen o sakin ama kararlı ses, dünyada yankılanan pek çok yüksek perdeli tehditten daha fazla geleceğe aittir.

*Mustafa Cerić kimdir?

Mustafa Cerić (d. 1952, Visoko), Bosna-Hersek’in eski Reîsü’l-uleması (1999–2012) ve önde gelen İslam düşünürlerinden biridir.

Eğitim: Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Medresesi’nden mezun olduktan sonra Ezher Üniversitesi’nde eğitim gördü; ardından Chicago Üniversitesi’nde doktora yaptı.

Dini Kariyer: Bosna Savaşı sırasında ve sonrasında aktif rol aldı. 1993–2012 yılları arasında Bosna-Hersek İslam Birliği’nin en üst dini otoritesi olarak görev yaptı.

Düşünce ve Diyalog: Avrupa’da İslam’ın yorumu, dinlerarası diyalog ve Boşnak kimliği üzerine çalışmalarıyla tanındı.

Uluslararası Başarılar: 2003 yılında Félix Houphouët-Boigny Barış Ödülü’ne layık görüldü.

Görev Sonrası: Dünya Boşnak Kongresi başkanlığı gibi sivil toplum faaliyetlerinde bulundu.

Cerić, özellikle Srebrenitsa Soykırımı sonrası adalet, hafıza ve uluslararası farkındalık konularında yaptığı konuşmalarla öne çıkmış ve Bosna’nın küresel ölçekte sesi olmuştur.

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing