EURO
1
  • EURALL
    93.44 -0.01%
  • EURTRY
    53.88 -0.05%
  • EURMKD
    61.56 -0.13%
  • EURRSD
    117.40 0.04%
  • EURUSD
    1.14 -0.16%
  • EURGBP
    0.85 0.18%
  • EURCHF
    0.92 -0.22%
  • EURSEK
    11.04 0.05%
  • EURAUD
    1.64 0.25%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Potočari’deki En Küçük Mezarın Büyük Feryadı

Potočari’deki En Küçük Mezarın Büyük Feryadı
16 Temmuz 2026, 12:11

0 dk

Enver Muratović’in şiirinden ilhamla…
 
Yazan: Mehmet Tevfik Yücesoy
 
Öyle zamanlar olur ki en büyük hakikati, henüz konuşmayı öğrenememiş bir bebek söyler…
 
Kur’ân-ı Kerîm’de, “Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda…” (Tekvîr, 81/8-9) buyrulur. Bu ilahî hitap, sadece cahiliye döneminde diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına değil, kıyamete kadar zulme uğrayan bütün masumlara yöneltilmiş ebedî bir adalet vaadidir.
 
Srebrenitsa’nın en küçük şehidi Fatıma Muhić de o ilahî sorunun muhataplarından biridir.
 
Karadağ’ın Rožaje şehrinden şair Enver Muratović, “Glasom Fatime Muhić” adlı şiirinde, konuşamadan susturulan bu bebeğin sesini insanlığın vicdanına emanet eder. Şair, aslında bir şiir yazmaz; toprağın altından yükselen sessiz bir çığlığı kelimelere dönüştürür.
 
Ben Fatıma’yım…
 
Bana “ölü doğdu” dediler.
 
Oysa ben doğarken ağladım.
 
Her bebek gibi…
 
Annemin rahminden hayata değil, insanlığın en karanlık imtihanına gözlerimi açtım. Dünyada gördüğüm ilk manzara bir annenin tebessümü değil, siyah bir asker postalıydı.
 
Benim ömrüm dakikalarla ölçüldü.
 
Fakat insanlığın utancı asırlarca sürecek kadar büyüdü.
 
Beni bir plastik torbaya koydular.
 
Toprağa bıraktılar.
 
Yıllar sonra küçücük kemiklerimi bulduklarında, aslında sadece bir bebeğin naaşı bulunmadı; medeniyetin kaybettiği vicdan da gün yüzüne çıktı.
 
Bugün Potočari’deki en küçük mezar benim.
 
Fakat en ağır yükü taşıyan da benim mezarım.
 
Çünkü ben, rakamlara sığmayan hakikatin adıyım.
 
Soykırımlar önce insanı öldürmez.
 
Önce merhameti öldürür.
 
Vicdanı susturur.
 
Hakikati çarpıtır.
 
Sonra çocukları hedef alır.
 
Bir bebeğin öldürüldüğü yerde hiçbir ideoloji masum değildir. Hiçbir siyaset haklı değildir. Hiçbir zafer, zafer değildir.
 
Tasavvuf büyükleri, “Mazlumun ahı, arşı titretir.” derler.
 
Ben inanıyorum ki Potočari’nin beyaz mezar taşları, gece olunca sadece rüzgârla konuşmuyor; semaya yükselen dualarla da konuşuyor.
 
Belki de her gece melekler, isimleri tek tek okuyor.
 
Ve en küçük isimlerden biri…
 
Fatıma.
 
Kur’ân bize, “Allah zalimlerin yaptıklarından habersiz değildir.” (İbrahim, 14/42) diye seslenir. İşte bu ayet, Potočari’nin sessizliğinde yankılanan ilahî teminattır. Dünyada adalet gecikebilir; mahkemeler susabilir; güçlüler hesap vermekten kaçabilir. Ama ilahî adalet ne unutulur ne ertelenir.
 
Enver Muratović’in şiiri, bana Hz. Peygamber’in (sav) çocuklara gösterdiği eşsiz merhameti hatırlattı. O, bir çocuğun ağlamasını duyunca namazını kısa keserdi. Çünkü rahmet, İslam’ın kalbidir.
 
Srebrenitsa ise bize şunu gösterdi: Rahmet yeryüzünden çekildiğinde, geriye sadece soğuk postalların sesi kalır.
 
Bugün Fatıma’nın mezarını ziyaret eden herkes aslında kendi vicdanını ziyaret etmektedir.
 
Orada yatan sadece bir bebek değildir.
 
Orada insanlığın kaybettiği masumiyet yatmaktadır.
 
Belki de bu yüzden Potočari’deki en küçük mezar, dünyanın en büyük kürsüsüdür.
 
Çünkü orada hiçbir konuşmacı yoktur.
 
Sadece hakikat konuşur.
 
Ve hakikat fısıldar:
 
“Ben doğdum…
 
Ağladım…
 
Ve beni susturdular.
 
Şimdi siz konuşun.
 
Siz susmayın.”
 
Belki de bize düşen, Fatıma’nın susturulan çığlığını kelimelerimizle yaşatmak, Srebrenitsa’yı yalnızca bir matem günü olarak değil, insanlığın vicdanını diri tutan bir emanet olarak gelecek nesillere aktarmaktır.
 
Çünkü unutulan acılar tekrarlanır; hatırlanan acılar ise insanlığı koruyan bir vicdana dönüşür.
 
Potočari’deki o en küçük mezar, bize her zaman aynı soruyu sormaya devam edecektir:
 
“Ben hangi suçtan öldürüldüm?”
 
Bu soruya verilecek dürüst cevap, sadece Srebrenitsa’nın değil, insanlığın da kaderini belirleyecektir.
 
Şiirin Boşnakçası:
 
GLASOM FATIME MUHIĆ
 
 
Slagali su kada su rekli 
Da sam rođena mrtva 
 
Itekako sam živo zaplakala kad ugledah svijet 
Istina, prvi i posljednji put 
 
Jedino što vidjeh na tom svijetu 
Bijaše veliki, crni đon vojničke čizme 
 
U istom satu sam i rođena i zgažena
 
Kasnije me ubacili u plastičnu vreću 
Pa u zemlju 
 
Iskopali vreću: u njoj moje
Djetinje koščice
 
Evo me gdje čekam
Pravdu Sudnjega dana
 
U najmanjem mezaru
U Potočarima
 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing