- Anasayfa
- Kültür Sanat
- Prizren'de Aşık Çelebi Anıldı ve Klasik Müzik Konseri Ayakta Dinlendi
Prizren'de Aşık Çelebi Anıldı ve Klasik Müzik Konseri Ayakta Dinlendi
0 dk
9. Sanatla Uyanmak Festivali çerçevesinde dün "Aşık Çelebi Paneli" düzenlendi. Akşam ise Priştine Üniversitesi - DAM topluluğunun klasik müzik konseri büyük ilgiyle izlendi.
"Aşık Çelebi Paneli" Prizren Belediyesi konferans salonunda yapıldı. Paneli Prof. Dr. İrfan Morina yönetirken Nevşehir Üniversitesi'nden Rektör Prof. Dr. Filiz Kılıç, Prof. Dr. Muhsin Macit, Dumlupınar Üniversitesi'nden Dr. Tuncay Bülbül, Prizren doğumlu Aşık Çelebi'nin hayatı ve eserlerinden genişçe bilgi verdi.
Aşık Çelebi konulu sempozyumunu T.C. Priştine Büyükelçisi Songül Ozan, Türk Temsil Heyet Başkanlığı temsilcileri, Türkiye'den misafirler ve Prizren vatandaşları büyük ilgiyle dinledi.
Aşık Çelebinin doğduğu şehirde onunla ilgili bir panel yapmanın ne kadar önemli olduğunu belirten Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Songül Ozan, yüzyıllardan bu yana Aşık Çelebi'yi eserleri kalıcı kıldığını ifade etti. "Yaşadığımız topraklarda hepimiz kalıcı olmak isteriz, bu yüzden ancak ve ancak kültür ve sanatla kalıcı olabiliriz. Kültürel eser bırakmadan kültür kalıcı olamıyor" diyen Büyükelçi Ozan, "Aşık Çelebi'nin Kosova'daki bütün toplulukların (Türk,Arnavut ve Boşnak) ortak sanatçısı" olduğunu ifade etti. Büyükelçi Ozan böyle bir panelde olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederken panele katkısı geçenlere teşekkür etti.
Salonu dolduranlar paneli ilgi ile dinlerken, bu konuda uzun süredir araştırma yapan ve konunun uzmanı olan Nevşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Kılıç, 390 sene önce ölen Aşık Çelebi'nin hemşerileriyle aynı salonda olmaktan mutluluk duyduğunu ve Prizren'de olduğu sürece her sokakta Aşık Çelebi ile dolaştığını söyledi. Kılıç, konuya başlarken 90'lı yıllarda tez konusunun Aşık Çelebi olmasını tavsiye eden ve bu konuyu çalışırken Aşık Çelebi'nin rüyalarına girmesine sebep olan Cumhurbaşkanı Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen'in Kosova'ya selam gönderdiğini de ihmal etmedi.
Balkanlar'daki şairleri anlattığı için ve bu anlatımı esprili bir üslupla yaptığı için Aşık Çelebi'nin çok önemli olduğunu ifade eden Kılıç. 426 şairi ayrıntılı anlatan Çelebi, eserinde Prizren'e Pürzerrin (altın dolu) ifadesini kullandığını belirtti. Aşık Çelebi'nin her alanda incelenmesi gereken bir sanatçı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Filiz Kılıç, Çelebi'nin hayatı ve eserlerinden genişçe konuştu.
Ardından sözü alan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Ali Fuat Bilkan, Aşık Çelebi'yi memleketinde anmaktan çok mutlu olduğunu ve bundan sonra da anmaya devam edeceklerini söyledi. "Dini, tasavvuf ve edebi alanlarda eserlerinin çok zor ve çok başarılı" olduğunu ifade eden Bilkan," Aristo'nun Politika kitabını okudu, onu çok iyi tanıyor ve diğer bütün zengin kaynaklardan faydalanmıştır" dedi.
Prof. Dr. Mustafa İsen'in kendilerini bu konuya yönelmelerini tavsiye ettiğini söyleyen Nevşehir Üniversitesi öğretim üyesi Muhsin Macit, Aşık Çelebi'nin üslubuna değinerek, çok önemli olduğunu belirtti. Macit "Bir biyografinin nasıl yazıldığını düşünün. Aşık Çelebi, geleneksel biyografiye uyarak, hikaye anlatır gibi hem sanat yapıyor hem de fantastik hikayeler kuruyor. Mizahi tabirler onun üslubunu anlatmaktadır" dedi. Macit, Aşık Çelebi'nin Rumeli ve Anadolu şairlerini anlattığı için çok önemli olduğunu ve onu anmaktan keyif duyduğunu da vurguladı.
Son konuşmacı Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tuncay Bülbül "Bir edebiyatın sağlam temellere oturması için edebi sanatçılara ihtiyacı vardır" dedi. Aşık Çelebi'nin tarihçesini ve hayatını anlatan Bülbül, sanatçının dedesi sayesinde bu yola girdiğini ve bu bilgi birikimine sahip olduğunu belirtti. "Kendine ait bir divan tertip etmiştir, yöneticilerin devleti nasıl yönetmesi gerektiğini anlatır. Dinden, toplumsal hayata, hatta kadın-erkek ilişkilerine kadar anekdotları vardır. Türk kültür tarihinin en önemli misyonlarından Aşık Çelebi, bu topraklarda doğdu, yaşadı ve öldü" dedi Dr. Tuncay Bülbül.
Panel Başkanı Prof. Dr. İrfan Morina, Aşık Çelebi'nin dışında bu topraklarda yaşayan diğer sanatçılardan kısaca bahsetti ve onların da çok iyi sanatçılar olduğunu, çok önemli eserler bıraktıklarını belirtti. Bu sempozyumun bir başlangıç olduğunu ve ekipçe hep beraber başka çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Morina, panelin kapanış konuşmasını da yaptı.
Panele katkıda bulunan dinleyicilerden Kosova Anayasa Mahkemesi Yargıcı Altay Suroy, "Aşık Çelebi hayattayken Suzi Çelebi de vardı. Şu anda sokaklarımızdan birinin ismi Suzi Çelebi olarak geçmekte. Prizren Belediyesi'nde bulunmaktayız ve Aşık Çelebi ile ilgili konuşmaktayız, bu vesileyle bir diğer sokağımızın da ismini Aşık Çelebi olarak görmek istiyoruz" dedi.
Panele katılanlar, 2020 yılında Aşık Çelebi'nin 400. doğum yıldönümü vesilesiyledoğum yeri Prizren'de anılması gereğine de işaret ettiler.
Panelin ardından akşam saatlerine doğru Prizren Gazi Mehmet Paşa Hamamı'nda Klasik Müzik konseri verildi.
Priştine Üniversitesi - DAM topluluğunun klasik müzik konserine, Kosova Meclis Başkan Yardımcısı Başkan Yardımcısı Enis Kervan, KDTP milletvekilleri Müfera Şinik ve Fikfim Damka, Türkiye'den konuklar ve özellikle Prizren'li gençler yoğun ilgi gösterdi.
Sanatla Uyanmak Festivali çerçevesinde gerçekleşen konserde yoğun ilgi nedeniyle oturacak yer kalmayınca, gençler büyüklerine yer vererek Gazi Mehmet Paşa Hamamı'nın gizemli atmosferinde klasik müzik konserini ayakta dinlemenin keyfini çıkardı.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor