- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Rabia Toska / Nadire Yeta
Rabia Toska / Nadire Yeta
0 dk
Raif Vırmiça ile Röportaj
"Öğretmenler, yontulmamış bir "taşa" şekil veren kişilerdir..."
Sevgili öğretmenimiz Raif Vırmiça ile söyleşimize başlamadan önce, onun hakkında bir kaç şey söylemek isteriz.
Raif öğretmen bize kısa bir dönem ders verdi. Bu kısa dönem içinde kendisinden çok şey öğrendik. Öğretmenliği ile, yazarlığı ile ve bir çok başarılı olduğu alanlarla, bize örnek bir "model" olmaya başardı. Eğitim hayatımızın içinde Raif öğretmen gibi ahlaklı, dürüst, adaletli, bilgili ve hoş görülü birinden, kısa bir dönem de olsa ders almış olmamız, bizi gururlandırıyor.
Raif öğretmen ile söyleşimize başlarken kendisine: "Öğretmenim biz sizi tanıyoruz ama yine de sizi az da olsa tanımayanlar için, bize biraz kendinizden bahseder misiniz" diyerek söyleşimize başlamış olduk.
-Kendinizi bize biraz tanıtır mısınız?
-Ekonomi-Hukuk mesleki lisesinde hukuk dersleri öğretmeni olarak çalışmaktayım. Bu görevi 1993 yılından itibaren yapmaktayım. Bu güne kadar elimden çok sayıda öğrenci gelip geçti ve yaptığım işten büyük memnuniyet duymaktayım. Aslında ben Prizren doğumluyum, ilk-orta okulumu Prizren'de, üniversiteyi de Priştine'de tamamladım.
Uzun zaman hukukçu olarak çalıştım ve 1990 yılından günümüze kadar gazeteci, öğretmen ve araştırmacı olarak bu üç alanda çalışmalarımı sürdürmekteyim. Her üç alanda başarılı olduğuma dair, yayınlamış olduğum çok sayıda kitaplar yanı sıra diğer iki alanda da bu güne kadar ki etkinliklerimi sürdürmekteyim.
-Öğretmen olmaya nasıl karar verdiniz ve bu meslek size ne gibi artılar kazandırdı, yada hayatınızda eksiklikler yarattı mı?
-1990 yılında çok partili sisteme geçiş döneminde kurmuş olduğumuz "TÜRK DEMOKRATİK PARTİSİ (TDP)"'nin talebi üzere ekonomi mesleki lisesinde kadro yetersizliği nedeniyle bu okulda "sosyal bilgiler" dersleri yanı sıra "hukuk" derslerini de dıştan öğretmen olarak 1990 yılında vermeye başladım.
Bu dönemde aynı zamanda "TAN" gazetesinde de müdür görevinde bulunmaktaydım.
Gazetecilik görevimin "TAN" gazetesinde sona ermesiyle, daha önceleri dıştan öğretmen yerine tamamıyla-profesyonelce eğitime geçiş yaptım ve bu güne kadar da bu görevde bulunmaktayım. Böylelikle de kendimi bu görevde buldum ve bu sahada da kendimi geliştirmeye başladım.
Sadece öğrencilerimi değil, uzun zaman hukuk işlerinden de ayrı olduğumdan dolayı bu görev bana yeniden hukuk alanındaki boşluğumu doldurmama sebep oldu.
Öğretmen olarak sadece öğrencilere değil, bu okulda yeni başlayan genç öğretmenlerimize de önemli katkılar sunduğumu düşünüyorum.
Ben bu mesleği çok sevdim, aslında daha çok öğrencilerimi sevdim. Onların sıcaklığı her zaman benim başarılarıma ek katkı olarak daha da başarılı olmama neden oldu.
-Öğretmen olmasaydınız ne olmak isterdiniz ve neden?
-Ben zaten hukukçuyum, ama profesyonel olarak bir sanatçı olmak isterdim ki ben aynı zamanda bir sanatçıyım.
-Sizden sonra gelecek olan meslektaşlarınıza, ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
-Öğretmen mesleğini sevmelidirler ve yaptıkları bu işten gurur duymalıdırlar, çünkü öğretmen mesleği kutsal bir meslektir.
"ALLAH'ın yarattığı insanı öğütmekten daha kutsal iş ne olabilir". Bunun dışında "Öğretmen yontulmamış bir "taşa" şekil veren kişilerden biridir".
Öğretmen, öğrenci için bir rehberdir, öğrencinin hayatının çizilmesinde önemli rol oynamaktadır.
-Sizin öğretmenlik dışında bir yazar olduğunuzu da biliyoruz. Öğretmen olmanızın yazarlığınıza bir katkısı oldu mu?
-1990 yılında "TAN" gazetesinde müdür seçilmemle gazetecilik hayatıma başladım.
1 yıldan sonra bu mesleğin sırlarını öğrenerek gazeteye her türde yazılar yazdım.
Bununla da kalmayıp müdür olarak gezdiğim bütün yerlerde yapmış olduğum araştırmalarımı ilkin gazetede tefrika-dizi yazısı biçiminde yayınladım, müteakiben bütün bu araştırmalarımı kitap haline getirmeye çalıştım.
İlk yayınladığım kitabım 1995 yılında "Prizren Camileri" adıyla gün yüzü bulmuştur. Ondan sonra çeşitli alanlarda ister Kosova da, ister Türkiye de 16 kitabım yayınlandı.
Sorunuza kesin bir cevap vermem gerekirse, öğretmenliğimin yazarlığıma değil, yazarlığımın öğretmenliğime katkısı olmuştur.
-Bu mesleğe başlarken ya da öğretmenliğinizin bazı dönemlerinde sıkıntı çektiğiniz oldu mu, olduysa bunları bizimle de paylaşabilir misiniz?
-Evet, öğretmen mesleğinde ders itibarıyla ya da bu mesleğin gerektirmiş olduğu şartların veya unsurların doldurulmasında bir güçlük çekmedim. Hukuk geniş bir dal olduğundan dolayı müfredat ile ön görülen dersler planını uygulamakta güçlükler çektim.
Aynı zamanda bu okulda ilk olarak hukuk bölümünü açanlardan biri olduğumdan dolayı, ister o dönemdeki devletin, ister Kosova'nın, ister Türkiye'nin hukuk alanında mevcut olan bütün kitaplarından yararlanarak ders itibariyle-müfredata uygun dersler hazırlayarak öğrencilerime anlaşılacak bir dille ve üslupla sunmaya
çalıştım. Bu güne kadar gösterilen başarılar, yani öğrencilerimin başarıları, benim de başarılı olduğumun kanıtlarından birini oluşturmaktadır.
-Böylece Raif öğretmenimizle yaptığımız söyleşi-röportaj sona erdi. Kendisine sorularımıza içtenlikle cevap verdiği için çok çok teşekkür ederiz ve nice nice başarılara imza atmasını dileriz.
Hazırlayanlar:
Rabia Toska
Nadire Yeta
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor