EURO
1
  • EURALL
    95.43 0.31%
  • EURTRY
    53.56 0.12%
  • EURMKD
    61.65 0.03%
  • EURRSD
    117.40 0.05%
  • EURUSD
    1.16 0.09%
  • EURGBP
    0.87 0.00%
  • EURCHF
    0.92 -0.02%
  • EURSEK
    10.88 -0.14%
  • EURAUD
    1.63 0.16%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Radyo, Gramofon , Mikrofon- Raif Buş

Radyo, Gramofon , Mikrofon- Raif Buş
15 Mart 2013, 12:27

0 dk



Radyo, Gramofon , Mikrofon


( "NeDeN , yukarıya İnİyOrUz  "  ****  öyküler dizisinden )

Bu topraklarda bu kasabada sanatçı  - sanatkarlar çok. Sanatçının ekmeği alkış ise eğer , benim de elimde tek ekmeğim olduğuna göre bende bol bol alkışlıyorum sanatçısını  sanatkarını da  halkını da bu kasabanın.

Alkışta da kalmıyor sanatla iç içe olanların yanında olmak uğraşındayım.

Sendikalar derneği adı verilen eski bir binanın  ikinci katında olan küçük bir sahne, elliye yakın tahta koltuklarından oluşan bir mekan. İçeri de elini kolunu sallayarak giremiyorsun, biri elinden tutup destek olması gerek. Girmesine girdin de kırık dökük sandalyeler olsa bile berberi, bıçakçısı, terzisi, nalbandı, doktoru  arasında yer bulup oturman okadar kolay değil. Usulu var sırası var ustalığa, yaşa göre dizilişe bakmalısın.

Cümbüş telerinden çıkan ses ilk gelir kulağına ardına keman, darbuka, daire, klarnet takip eder şarkıcı da çıplak sesle şarkı söylemeye (haykırmaya) başlayınca huzur dolu anları yaşamaya başlarsın. Nağmeler odanın her yerine ulaşırken etrafı seyretmeye doyamasın. Sazcılar sanki bu dünyada değil de başka bir dünyayla iletişim kurmuş, şarkıcılar - koroya katılan gençlerin her nekadar ayaklarının titremesini gizleyemeseler de, kaptırmışlar kendilerini eşlik ediyorlar ağabeylerine. Nota yok defter yok hangi telden başlayıp hangisiyle devam edeceğin çok önemli. Buna da kulak diyorlar, kulağı olan çözebiliyor olayı, olmayanlar ise benim gibi odanın arka köşesinde ses çıkarmadan izlemekle yetiniyor.

Oturduğum yerin ters köşesinde sobayı belirli bir sırayla gençler odun kömürü ile destekliyorlar. Şadrvandan cam sürai (bokal) ile su getirmek gençlerin işi. Sobanın yanında eski bir gramafon yanında  bir kaç taş plak var. Çalıştığını ne gördüm ne de o yaşlı gramofondan çıkan sesi  duydum. Ama bu yaşlı eski gramofona bitişik olan gramafonun çalıştığını gördüm. Kırkbeşlik plaklardan şarkılar dinleniyor hemen ardına da elerindeki sazların telerinden uygun sesi bulana kadar uğraştıklarına şahidim. Evlerinde radyo olanlar ise akşamları Türk radyo istasiyonundan dinledikleri şarkıları aktarmaya çalışıyorlar. makamını, ritmini ya sazıyla yada ıslık çalarak eleriyle masaya vururcasına. Ne hikmetse sonunda o sihirli kutudan dinlenen şarkı yansıyor nağmeleriyle kulaklarımıza. Şarkı sözleri kendi başına bir olay anca onlarca defa dinledikten sonra çözülebiliyor.

Tiyatro provalarına gelince tam tiyatro olayı. Aralarında üç dil ile konuşan , üç dili de birbirlerine karıştırıp kendilerine özgün bir konuşma biçimi yaratmış gibiler. Kimin ne dediğine, kime dediğine anlamak çok zor. Aralarında  onların yaratıkları bir dil, önemli olanı da herkes  herkesi anlıyor ve oyun yapılanmaya, oturmaya başlıyor. Metin genelde yok, konu var o konuyla ilgili doğaçlamalar yapılıyor oyun yazarı olarak üstlenen kişi sürekli not alarak akşamları savaştan kalma daktiloda yazıyor. Kağıt sıkıntısı olduğu için  sayfalar beyaz değil de saman renginde ve her iki tarafı da sığdırabilirsen sığdır mantığıyla yazılmış.

Halk danslarına gelince, inanılmaz bir ritim anlayışı var. Doğuştan gelme yetenek midir,  dingareti adı verilen düğünlerden midir bilemiyorum ama oyuncular tam anlamında oyuncu. Kafalarında bardakla bile oynamayı beceriyorlar. O bardak var ya insanın kafasına çivilesen o kadar sağlam hareket edemez dersin gibisine, bu bardak oyunu dedikleri ustalık.

İzlerken oynayasın geliyor. Oynamasına cesaret bulmadığın an en azından omuzların kendiliğinden hareket ediyor ritim karşılığında. Alay ( oro ) kılıç , bardak oyunu bir de kadınların karşı karşıya daire eşliğinde oynanan oyun ana oyunları bu yörenin. Halk elbiselerine gelince genelde Osmanlı kültürü motifleriyle oluşan elbiseler. Detaylar çok, fes püskülünün sağa yada sola sarkması bile hangi topluluğa ait olduğunun işareti.

Provaları titizlikle izleyen dernek yöneticileri konser vermeye karar kıldığında kasaba sinema salonu kiralanıyor. Sinema sahnesi prova yaptıkları salona göre çok daha büyük olmasına rağmen yine de küçük sayılır . Dekor kendi başına olay, bez üzerinde çizilmiş kasaba manzaraları, afiş tahta çerçeveye gerilmiş bez üstünde uygun renklerde el ile yazıldıktan sonra kasaba merkezinde elektrik direğine yaslandırılarak halkı bilgilendiriyor. Konser, gösteriye katılacak olanlar telaş içinde evden eve dostan dosta elbise - köstüm edinme telaşına giriyor. Kolay da değil ayakkabısı var, çorabı, gömleği, pantolonu, sırma yeleği, zambak oyaları, çityanı mintanı var işin içinde.

Sahne ışıkları evde kullanılan ampüllerin iki üç katı büyüklüğünde, sayısı da pek fazla değil sahne nasıl olsa aydınlanmış sayılıyor. Sahnede üç ayaklı demir çubuğun ucunda dört köşe mikrofon sahnenin tam ortasında, özgün duruşuyla en büyüğü benim gibisinden yer alıyor. Sunucu düzgün türkçesiyle dikatimi çekiyor konuşurken mikrofona  sazcılar yerini almış konser başlamıştır bile. Ne yaparsan yap ne konuşursan konuş alkışın eksik değil. Seyirciler düğünlük kiyafetlerini giymiş konseri bayram gibi yaşıyorlar. Salona girenler şanslı, girenlerin üç mislisi dışarda kapı önünde konseri izleyecek diye büyük bir kalabalık karmaşasında az da olsa salondan gelen  tek mikrofondan yansıyanları duyabiliyor.

Akşamları radyosu olan evlerde dinlenen şarkılar , gramofonda çalınan kırkbeşlik plaklardan yansıtılmış şarkı - türküler solistin önünde duran tek mikrofondan bire bir olmazsa da yansıtılıyor seyirciye. Halk oyunlar gösterisine zaten diyecek yok, tiyatrocular da kendi gösterileriyle güldürmekten kırıp geçiriyor alkışlar arasında seyirciyi. Radyo, gramafon, mikrofon yeter de artıyor kendilerine, örf ve adetlerini buralarda biz de varız dedirtmeye o döneme imza atmaya.

Kültürün yeni gelecek nesillere örnek olacak gramafona, radioya , mikrofona , bu can dostu sanatçılara , muhteşem seyirciye , halka hayran kalarak gösteri sonrası evimin yolunu tutuyorum sokaktaki güler yüzlerden selam - aleyküm selam alarak.


Raif BUŞ
Mart 2013

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing