Rambouillet’ten 27 Yıl Sonra – Tarihi Değiştiren Konferansın Perde Arkası
0 dk
Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) Genel Karargâhı’nın eski üyesi Ramë Buja, Rambouillet Konferansı’nın üzerinden 27 yıl geçtikten sonra daha önce bilinmeyen ayrıntıları paylaştı.
Bu dönemi Kosova’nın kaderi açısından belirleyici bir dönüm noktası olarak nitelendiren Buja, Kosova heyetinin eski bir üyesi olarak KosovaPress’e, Şubat 1999’da Arnavut delegasyonunun karşılaştığı askerî, diplomatik ve kişisel zorluklara dair kapsamlı bilgiler verdi.
Buja’nın anlatımı, Fransa’ya gitmeden önce sahadaki kritik durumla başlıyor. UÇK’nin ciddi mühimmat sıkıntısı yaşadığını ve zaman kazanmak ile uluslararası destek sağlamak zorunda olduğunu belirtiyor. Rambouillet’e gitme kararı sadece diplomatik değil, silahlı direnişin çekirdeğini korumak ve Kosova meselesini uluslararası arenaya taşımak için varoluşsal bir hamleydi.
Buja, 1998 yazında Avrupa troikasının UÇK temsilcileriyle temasa geçerek uluslararası bir konferansa katılmaya hazır olup olmadıklarını sorduğunu, ancak heyetin oluşturulmasının zor olduğunu anlatıyor. UÇK temsilcileri savaş koşullarında ve mühimmatın tükenmek üzere olduğu bir dönemdeydi. Rambouillet’ten büyük bir siyasi kazanım beklemediklerini, esas amaçlarının zaman kazanmak ve UÇK’yi dünyaya tanıtmak olduğunu vurguluyor.
En dramatik anlardan biri, heyetin Priştine Havalimanı’na silahlı gitme talebi. Havalimanı Sırp güçlerinin kontrolündeydi. Buja, teslim olmaktansa intihar etmeyi tercih edeceklerini, bu nedenle hafif silah taşımakta ısrar ettiklerini söylüyor. Amerikalılar başlangıçta karşı çıksa da gerekçelerini anlayınca izin veriyorlar.
Yolculuk askerî bir görkemle değil, sivil kıyafet bulma telaşıyla başlıyor. Sivil kıyafetleri olmadığı için dostları onlara elbise ve bavullar getiriyor. Amerikan zırhlı araçlarıyla havaalanına doğru yola çıkıyorlar. Büyük bir risk olmasına rağmen uluslararası bir konferansa katılacak olmanın heyecanını yaşıyorlar.
Yerel halk ve UÇK birlikleri onlara destek veriyor. Kleçka’dan özel bir birlik güvenlik sağlıyor ve merhum komutan Tahir Sinani askerî törenle uğurluyor. Çevre köylerin halkı da umut ve coşkuyla onları uğurluyor.
Buja ayrıca Rambouillet dışında NATO’nun Yüksek Komutanı General Wesley Clark ile yaptıkları özel görüşmeyi anlatıyor. Clark’ın, “Kapıları açın, Miloşeviç’i vurayım. Onu sizden daha az sevmiyorum,” dediğini aktarıyor. Bu sözlerin kendileri için çok etkileyici olduğunu söylüyor.
Son olarak Buja, 1999’daki olaylarla bugün Lahey’de UÇK liderlerine karşı yürütülen davalar arasında bağlantı kuruyor. Eski komutanların cezalandırılmasının NATO müdahalesinin tarihini ve Batı’nın demokratik değerlerini de mahkûm etmek anlamına geleceğini savunuyor. UÇK’nin mücadelesinin meşru ve temiz olduğunu, onların fedakârlığı olmadan uluslararası desteğin mümkün olmayacağını ifade ediyor.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor