Karadağ’da Danilovgrad’da meydana gelen ve üç kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Fejzić, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla ülkede yabancı vatandaşlara yönelik yaklaşım konusunda önemli bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Fejzić, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledikten sonra, Karadağ’da 2025 yılının Ekim ayında Türk vatandaşlarına yönelik yaşanan olayları hatırlattı. Fejzić’in mesajında şu ifadeler yer aldı:
*Rifat Fejzić’den dikkat çeken mesaj: “Türklere yönelik bu nefret nereden geliyor?”*
“Danilovgrad’da hayatını kaybedenlerin ailelerine derin başsağlığı diliyorum.
Ancak Türk vatandaşlarına yönelik ‘avı’ ve hiç iştirak etmedikleri bir yaralama olayının ardından vizelerin hızla uygulanmaya başlanmasını hatırlıyor musunuz?
Karadağ’da Rus vatandaşlarının sayısı çok daha fazla olmasına rağmen kimse onlara saldırmıyor; zaten saldırılmaması da gerekir.
*Öyleyse Türklere yönelik bu kadar büyük düşmanlık ve hedef gösterme nereden geliyor?”*
Fejzić’in mesajı, 31 Ağustos 2026’da Danilovgrad’daki “Češka zbrojevka” adlı atış poligonunda meydana gelen üçlü cinayet sonrasında geldi. Karadağ polisi olayın şüphelisi olarak 30 yaşındaki Rusya vatandaşı Mihailo Şabunjin’i arıyor. Polis, şüphelinin silahlı olduğunu ve yanında mühimmat bulunduğunu açıklarken, cinayette hayatını kaybedenlerin Podgoritsa ve Danilovgrad’dan üç Karadağ vatandaşı olduğu bildirildi. Karadağ’da 1 ve 2 Eylül yas ilan edildi.
Fejzić’in özellikle Rus vatandaşlarını örnek göstermesi, Ekim 2025’te Türkiye vatandaşlarına yönelik uygulamalarla karşılaştırma yapılmasına dayanıyor. 26 Ekim 2025’te Podgoritsa’nın Zabjelo semtinde bir Karadağ vatandaşının bıçakla yaralanmasının ardından polis yaklaşık 45 Türk vatandaşını gözaltına almış, olayın ardından sokaklarda “Türkler dışarı” ve “Türk’ü öldür” şeklindeki sloganlar duyulmuştu. Karadağ hükümeti de 27 Ekim’de Türk vatandaşlarının vizesiz girişini geçici olarak askıya almıştı.
Ancak olayın ardından Türk vatandaşı olarak gözaltına alınan bazı kişilerin saldırıyla bağlantısının bulunmadığı ortaya çıkmıştı. Bu gelişmeler, Fejzić’in “toplu suçlama” ve “Türklere yönelik linç atmosferi” eleştirilerini sertleştirmesine yol açmıştı. Avrupa Birliği sürecindeki vize politikası da daha sonra tartışmaya eklendi.
Fejzić, o dönemde yalnızca güvenlik tedbirlerini değil, Türk vatandaşlarının etnik ve ulusal kimlikleri üzerinden hedef gösterilmesini de eleştirmişti. Kendisine yönelik sosyal medya tehditleri üzerine Karadağ Başsavcılığı soruşturma başlatmış, İslam Birliği ise ülkede “linç, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi atmosferinin” yayıldığı uyarısında bulunmuştu.
Öte yandan Karadağ hükümeti, 2025’teki vize kararını kamu düzeni ve güvenliğin korunması gerekçesiyle savunmuştu. Temmuz 2026’da ise Karadağ’ın AB vize politikasıyla tam uyum kapsamında Türkiye, Rusya, Çin, Belarus ve Suudi Arabistan vatandaşlarına 1 Kasım 2026’dan itibaren vize uygulanacağını açıkladı.
Fejzić’in son mesajı bu nedenle yalnızca Danilovgrad’daki cinayete ilişkin bir taziye mesajı değil; Karadağ’da suç ve güvenlik olaylarına karşı vatandaşlık veya milliyet temelinde farklı standartların uygulanıp uygulanmadığına yönelik siyasi ve toplumsal bir sorgulama niteliği taşıyor.
Özellikle şüphelinin Rusya vatandaşı olduğu Danilovgrad cinayeti üzerinden Fejzić’in sorduğu soru dikkat çekiyor: Bir kişinin işlediği suç nedeniyle bütün bir topluluğun hedef gösterilmesi yanlışsa, bu ilke neden Türk vatandaşları söz konusu olduğunda aynı hassasiyetle uygulanmadı?
_Mufassal haber:M.Tevfik Yücesoy_