Džaferović: İslam Birliği Riyaset her zaman Bosna Hersek’in yanında oldu
Bosna Hersek’in eski Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi Şefik Džaferović, İslam Birliğinin Bosna Hersek’in savunulması, savaş sonrası yeniden yapılanma ve yerinden edilenlerin geri dönüşünde önemli rol üstlendiğini belirtti.
Džaferović, Bosna Hersek İslam Birliği Reisülulema seçimleri dolayısıyla Radyo BIR tarafından hazırlanan özel programda, İslam Birliğinin toplumsal rolü ve gelecekteki Reisülulemanın sorumlulukları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
İslam Birliğinin savaş yıllarında sistematik saldırılara maruz kaldığını belirten Džaferović, 614 cami, 218 mescit ve 39 mektebin yıkıldığını söyledi. İslam Birliği görevlilerinin de hedef alındığını ifade eden Džaferović, 115 görevlinin öldürüldüğünü, 88’inin ise kamplara gönderildiğini aktardı.
Džaferović, “İslam Birliği her zaman Bosna Hersek devletinin ve Boşnak halkının yanında oldu” ifadelerini kullanarak, kurumun savaş sırasında manevi ve insani desteğin yanı sıra ülkenin savunmasına da katkı sunduğunu belirtti.
“İslam Birliği geri dönüşün temel direğidir”
Savaş sonrası dönemde İslam Birliğinin özellikle geri dönüş bölgelerinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Džaferović, camiler, imamlar ve müftülüklerin yalnızca dinî hizmetlerle sınırlı kalmadığını söyledi.
Džaferović, “İslam Birliği geri dönüşün temel direğidir” diyerek, kurumun geri dönenlerin yeniden örgütlenmesi, insani yardım faaliyetleri ve sürdürülebilir ekonomik projeler konusunda da katkı sağladığını ifade etti.
Dinî faaliyet ile siyasi faaliyet ayrımı
Džaferović, İslam Birliğinin siyasi süreçlere müdahil olduğu yönündeki eleştirileri de değerlendirdi. Dinî kurumların herhangi bir siyasi parti veya somut siyasi politikayı açıkça desteklememesi gerektiğini belirten Džaferović, buna karşılık adalet, hakikat, eşitlik, birlikte yaşama ve Müslümanların toplumsal konumu gibi temel meselelerde görüş açıklamanın dinî kurumların meşru faaliyet alanı içinde olduğunu savundu.
Džaferović, İslam Birliğinin faaliyetlerini kendi Anayasası ve dinî toplulukların hukuki statüsünü düzenleyen mevzuat çerçevesinde sürdürmesinin yeterli olacağını söyledi.
Yeni gündem: İslamofobi
Gelecekteki Reisülulemanın karşılaşacağı önemli sorunlardan birinin İslamofobik söylemler olduğunu belirten Džaferović, Bosna Hersek ve İslam Birliği hakkında uluslararası kamuoyunda gerçeğe aykırı anlatıların yayılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
İslam Birliğinin bu tür gelişmelere karşı hem Bosna Hersek içinde hem de uluslararası alanda cevap verebilecek bir kurumsal kapasiteye sahip olması gerektiğini belirten Džaferović, yeni Reisülulemanın da bu meselelerle baş edebilecek bir liderlik ortaya koyması gerektiğini ifade etti.
Džaferović’in değerlendirmeleri, 2026 Reisülulema seçimleri kapsamında Radyo BIR’ın “On je reis” (O Reisülulemadır) programında yayımlandı.
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy