- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Resûlullah (s.a.v)’in Mucizevi Yemek Duası
Resûlullah (s.a.v)’in Mucizevi Yemek Duası
0 dk
Hadis Tahlili:
M. Tevfik Yücesoy
Ebû Eyyûb el-Ensârî (ra) rivayet ediyor:
Hz. Peygamber ﷺ yemek yediği veya su içtiği zaman şöyle dua ederdi:
“Yediren, içiren, sindiren ve onu dışarı çıkmasını sağlayan Allah’a hamd olsun.”
(Câmiü’s-Sağîr, 6597)
Bu kısa fakat derin anlamlar ihtiva eden dua, üzerinde tefekkür edildiğinde insanı hayrete düşüren mucizevî bir hakikati gözler önüne sermektedir. Allah Resûlü ﷺ, yalnızca yeme ve içme nimeti için değil; aynı zamanda yenen ve içilen gıdaların sindirilmesini ve vücuda zararlı olan kısmının dışarı atılmasını sağlayan Rabbimize hamd etmektedir. Bu veciz ifade, insan bedeninde işleyen ilahî nizamın ne denli kusursuz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bir Hatıra ve Hadisin Hikmeti
Bu hadisin derinliğini daha iyi kavramamıza vesile olan anlamlı bir hatırayı, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde hadis derslerimize giren Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan hocamız paylaşmıştır.
Hocamız, bir iftar davetine katıldığını ve iftar sonunda yemek duası yapmak üzere kendisinin davet edildiğini anlatır. Davetlilerin büyük çoğunluğu hekimlerden, cerrahlardan ve farklı branşlarda görev yapan doktorlardan oluşmaktadır.
Hocamız, dua olarak yukarıda zikredilen bu hadisi okuduğunu ifade eder. Duanın ardından salonda bulunan bir cerrah ayağa kalkarak yüksek bir sesle:
“Allahu Ekber!” diye haykırır ve şöyle der:
“Bu dua olağanüstü bir duadır. Böyle bir ifadeyi ancak bir peygamber söyleyebilir; ancak ilahî vahiy ile desteklenen bir zat dile getirebilir.”
Ardından meslekî bir hakikati dile getirir:
“Biz cerrahlar, bir ameliyatın başarılı olup olmadığını, hastanın ameliyat sonrası sindirim ve boşaltım fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasına bakarak anlarız. Bir hasta rahatça ihtiyacını giderebiliyorsa, ameliyatın başarılı olduğunu söyleriz.”
Bu tespit, Hz. Peygamber’in ﷺ asırlar önce dile getirdiği bu duanın ne kadar derin bir hakikate işaret ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
İnsan Bedenindeki İlâhî Laboratuvar
Gerçekten de insan bedeni başlı başına mucizevî bir sistemdir. Yediğimiz bir lokma mideye ulaştığında, adeta kusursuz bir laboratuvara girmiş olur. Burada gıdalar ayrıştırılır; vücudun ihtiyaç duyduğu demir, kalsiyum, magnezyum ve diğer mineraller seçilir, gerekli yerlere gönderilir. Kan üretimi desteklenir, beyin ve diğer organların çalışması için gerekli enerji sağlanır. Hayatın devamı için gerekli tüm unsurlar, ilahî bir düzen içinde insanın hizmetine sunulur.
Aynı şekilde, vücuda zararlı olan ya da ihtiyaç fazlası maddelerin dışarı atılması da hayati bir öneme sahiptir. Bu sistemin aksaması hâlinde, insan hayatı çekilmez bir hâl alır. İşte Hz. Peygamber ﷺ, bu duasıyla bizi bu büyük nimetin farkına varmaya ve derin bir tefekküre davet etmektedir.
Şükür Bilinci ve Unutulan Nimetler
Ne yazık ki insan, çoğu zaman bu büyük nimetleri ihmal eder, unutur ya da farkında olmadan geçiştirir. Oysa her nefes alışımız, her lokmamız ve her yudum suyumuz, Rabbimize sonsuz şükürler sunmamızı gerektiren eşsiz nimetlerdir.
Hz. Peygamber’in ﷺ bu kısa duası, bizlere yalnızca bir yemek duası öğretmekle kalmaz; aynı zamanda şükür bilincini, tefekkürü ve nimetin farkında olmayı da öğretir.
Sözün özü;
Bu hadîs-i şerif, insan bedenindeki ilahî düzeni, şükrün kapsamını ve Allah’ın kullarına olan rahmetini açıkça ortaya koymaktadır. Bizlere düşen ise bu nimetleri fark etmek, tefekkür etmek ve her hâlimizle şükreden kullar olmaya gayret etmektir.
Allah bizleri şükreden kullarından eylesin; nankörlükten muhafaza buyursun.
Selam ve dua ile…
İstanbul / 2025
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor