EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Şecaettin Koka

Şecaettin Koka
26 Mart 2010, 13:36

0 dk

Bu yıl Bosna hersek'te seçim var. 2010 yılı EKİM SEÇİMLERİ kampanyası daha başlamadan BH'da Republika Sırpska, kilit sorun olmaya devam etmiştir. RS tarafından Dayton Barış Anlaşması konusunun çok sık olarak soru işareti altına alınması Republika Sırpska'nın ayrılmaktan söz etmesi daha sıklaşmıştır. Tek sözle BH'da seçim yılında siyasal radikalleşme almış başını yürümektedir.


AB sorunun nerede olduğunu pekâlâ biliyor. BH'yı ziyaret eden Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, BH çerçevesindeki Republika Sırpska, kilit sorun olmaya devam etmiştir' tespitini koymuştur. Buna göre bu ülkede siyasi durumun da giderek daha kötüye gittiği belirlenmiştir.
 Bu ülkede ister Boşnak partileri arasında ister öteki milliyetlerin partileri ile Boşnak partileri arasında komünikasyon düşmüş bulunmaktadır. En kötüsünün de Republika Sırpska'dan siyasi liderlerin bazı bazı ayrılma (sesesyon) konusunu ortaya atarak BH bütünlüğünü de tehlikeye sokmalarıdır.

Bu dönemde Republika Sırpska  açık olarak Dayton Anlaşmasının içerdiği 2-4- ve 10 nolu Aneksleri çiğnemiş ve 10 Nolu Aneksten çıkan Uluslar arası Daire Yüksek Temsilcisi Otoritesine saygılı olmayı, Republika Sırpska Hükümeti 18.9.2009 tarihli Uluslarararası Daire Temsilciliğinin (OHR)  kararına ve her tür kararına uymayı reddetmiştir. Bosna Hersek'te siyasi durumun radikalleşmesi olayı birkaç aydan beri mevcuttur. En yüksek gerilim Londra'da Sırbistan'ın talimatıyla Dr.Eyüb Ganiç'in tutuklanmasıyla yaşandı. BH resmileri bu durumda her fırsatta BH' da savaşı kimin başlattığı konusunu yeniden gündeme getirerek her fırsatı istifade etmektedirler. BH resmileri tehlikeli "oyun" oynamaktadırlar.

Kimin kimi daha fazla suçlayacağı yarışı Parlamento sıralarına kadar hatta BH Başkanlığına kadar taşındı. Devletin Kolektif Şefi üçlüsünün tavırlarındaki ayrılıklar Dr.Eyüb Ganiç'in Londra'da tutuklanması sonrası gibi hiçbir zaman farklı değilmiş. Sırp asıllı BH Başkanlığı üyesi Nebojşa Radmanoviç o kadar ileri gidiyor ki devlet kurumlarından Republika Sırpska temsilcilerini geri çekeceğini "ÖZEL (PRİVAT) DEVLETİN KURULMASINA İZİN VEREMEYECEKLERİNİ" duyuruyor. BH'da 3 kişilik Başkanlık üyelerinin bir daha birlikte toplantı yapıp yapmayacaklarının bile soru işareti altına geldiği iddia edilmektedir. BH Federasyonu ve Republika Sırpska,  karar almada yollarını tıkarsa o zaman BH devlet olarak çalışamaz. BH'nın Sırp asıllı Başkanlık üyesi Radmanoviç, bu konuda Sırp halkının çoğunluğunun buna katılacağını yani görevlerden çekileceğine inandığını da duyurmaktadır.

BH' da siyasi durumun radikalleşmesi seçim öncesi kampanyalarıyla ilişkili gösterilmesine karşın BH analistleri bu durumun sadece seçimler öncesi değil savaşın noktalanmasından yani 1995 yılından bu yana devam ettiği değerlendirmesini yapmaktadırlar.

DnevniAvaz'ın yazdığına göre hatta şu anda BH'da Boşnak toplumu arasından siyasi durumu en iyi bilen kişi olarak GÖSTERİLEN SARAYBOSNA Felsefe fakültesi PROFESÖRÜ ENVER Kazaza'a GÖRE , ‘BOSNA HERSEK SİYASİ VE İDEOLOJİ ANLAMINDA HALA SAVAŞTAN ÇIKMAMIŞTIR.'Bundan BH politikaları hepsi hatta muhalefettekiler bile aslında militan politikalardır. Üç üyelik BH Başkanlığı üç başlı "dev" gibi ayrılmış oldu. Mevcut durum durum her şeyden çok Bosnalıların devletsiz olduğu kavramını akla getirmektedir. Başkanlık bu koşullarda kendi rolünü de yerine getiremez durumdadır.
BH vatandaşları her zamankinden daha KAYGILILAR. MEVCUT BH yönetimi yığınmış sosyal, ekonomi ve kriminala karşı sorunlarını çözebilme durumunda değil. Suç politikacılarda çünkü milliyetçiliği istifade ederek BH siyasi sahnesi radikalleştirmektedirler. Radikalleşmenin giderek daha artmasıyla bunun ta seçimlere kadar bu yolda mesafe alacağı bilinmektedir.

Medya ve analistler, BH' da mevcut olan radikalleşmenin tehlikeli olduğuna işaret etmelerine ve kendi gelecekleri için durumu düzeltmeye girişmeleri gerektiğine işaret edilmektedir. Bu kötü siyasi atmosferde Bosna Hersekliler 2010 yılı EKİM SEÇİMLERİNDE kime oyunu verecekleri konusunda büyük ikilemin içindeler.1995 te Dayton Anlaşması ile nokta koyulan acımasız savaşa karşın partiler milliyetçi çağrışımlara dayanarak oy avcılığından vazgeçmemektedirler. Seçimlere katılan partilerden hiçbiri dört yıllık dönem için iktidara gelmiş olurlarsa ülkeyi nasıl yönetecekleri vizyonuna sahip değiller.
Bu arada Republika Sırpska Hükümeti kendi kamu şirketleri memurları ve bürokratlarına BH Devlet Televizyonu  FBH-TV'SİNE,FEDERAL TELEVİZYONA mülakat-ifade vermelerini ,işbirliği yapmalarını marketişng konusunda anlaşmalar yapmalalarını yasaklamış bulunmaktadır.Buna göre FBH TV'sinin sorumluları ve gazetecileri  RS memurlarına,RS'deki develt şirketlerine  davet gönderirlerse  BH Devlet Televizyonuna çıkmayı reddetmelerini RS Hükümetinin  Başbakanı  Milorad Dodik'in imzalı direktifiyle  yasaklamış bulunuyor.
Lahey Mahkemesinde Lahey zanlısı Radovan Karadziç'in tanıklığı başladıktan sonra Republika Sırpska'da hiçbir siyasi parti (Sırp partileri kastediliyor)  ve kamu kişi Bosnalı Sırpların iddia ettiklerine kimse mesafe koymadı. Aksi hakim oldu. Radovan Karadziç'in yargılanmasının "Öbür tarafı (yani Boşnakların yaptıkları kötülükleri) da göstereceği" ve "BH olaylarını aydınlatacağı"  iddiası ağır bastı. Analistler seçim öncesi kampanyasının bir parçası da bu olduğunu ileri sürüyorlar. Ve hiçbir parti milliyetçi seçmen kitlesinden vazgeçmedi.

Açık olarak görülmektedir ki bu partilerin duruşları Karadziç'in bu yargılanmasından seçmenlerini kaybetmemeleri yönünde milliyetçi söylemlerle tutmaktadırlar. Karadziç'in yargılanmasıyla ilgili ilk yapılan yorumlardan görüldü ki partiler Karadziç'in işlediği suçları küçümsemeye doğru hareket ettiler. Bundan ötürü bu konuyla ilgili siyasi liderlerden gelen ilk yorumlar ayıp vericiydi. Bu tür söylemlerin kampanya sırasında da devam edeceğine ve RS' de savaş suçları ve etnik temizlemeye götüren ideolojiden Sırpların geri adım atmasının hiç şansı olmadığı görülmektedir



 (Radio Televizija Sırbije-12.3. 2010),


DODİK BU KEZ "BH İÇERİSİNDE" ANLAŞMALI SAKİN AYRILMAKTAN SÖZ ETTİ


BH-Republika Sırpska Başbakanı Milorad Dodik,'Dayton Anlaşmasına saygımız var ama her şey hakkında tartışıyoruz. Butmir ve o kabul edilmez Anayasa değişmeleri paketi hakkında konuştuğumuz gibi anlaşmalı sakin nasıl ayrılabiliriz konusunun tartışma zamanının da geldiğini düşünüyorum'.

Benzer görülmesine karşın bu 1992 yılında Sırp Demokrat Partisinin Republika Sırpska TV'sinde yayınlanan "ayrılalım bize dajha iyi olur"  bu savaş propagandası değil, bu sözler 22.3.2010 yılında RS Radyo TV'sini Milorad Doik'in ziyareti sırasında söylenmiş sözlerdir.

Bir ülkenin iki bölüme ayrılması hikâyesi 1990 yıllarını hatırlamaya sebep olmaktadır.  BH'da siyasi partilerin çoğunun bunu seçim öncesi ucuz söylem olarak algılamalarına karşın hiç te iyi bir şey olmadığına işaret edilmektedir.

(23.3.2010-Slobodna Evropa)



"ANCAK MLADİÇ'İ TUTUKLAMAKLA SIRBİSTAN SOYKIRIMI İTİRAF ETMİŞ OLUR"
 
BH Federasyonu,Sırbistan tarafından açık olarak soykırım kınanmadan Sırpların  Srebrenitsa hakkında Rezolusyonu en ağır suçların yoksayılması fiilini  teşkil etmiş olur  kanaatindeler.Yine Bosna içerisinden ama Republika Sırpska'dakiler  Sırp Rezolusyonunun  olası getirilerinden (götürülerinden) ötürü kaygılılar..
 İşte BH içerisinde bile Srebrenitsa Rezolusyonu  üzerine  tavır belirlenemeden bu konuda durum böyle.


11.07.1995 yılı:SREBRENİTSA'DA SOYKIRIMIN BAŞLANGICI 
Lahey Mahkemesi tarafından hükme bağlanmasından  ve  Srebrenitsa  Hakkında Avrupa Rezolusyonundan sonra  BH Federasyonu Sivil Toplum Örgütleri  Balkan reyonu devletleri tarafından da  Rezolusyonun kabul edilmesiyle soykırımın   yargılanması bekleniyordu. TEHDİT ALTINA OLAN MİLLETLER DERNEĞİ  açık olarak soykırımı kınamayan her  rezolusyon  Lahey mahkemesinin aldığı hükmü ve 95 yılında Srebrenitsa'da olagelen her şeyi inkar  etmiş olur .Sırbistan Meclisindeki Srebrenitsa Rezolusyonu  tartışmaları değerini yitirimiş olarak kabulleniyor .Boşnakalr  Srebrenitsa soykırımının kabl edildiğini en iyi doğrulayan  adım  Ratko Mladiç'in  tutuklanması  ve onun Lahey'e teslim edilmesi olurdu. Çünkü Sırbistan Meclisi kağıda ne yazarsa yazsın (soykırım yazmaya yanaşmıyor) onun devleti Ratko Mladiç'i tutuklamak istemezse  daima  şaibeli kalır.
Belgrat'ta Sırbistan Meclisinin  Srebrenitsa Soykırımıyla ilgili Rezolusyon kabul etmesine  en fazla karşı gelenler kim oluyor.Repuublika Sırpska  en fazla karşı geliyor.Çünkü bunu icra edenler zaten onlar.Republika Sırpska Bosna Savaşı Sırplı Savaşçılar Derneği  Srebrenitsayla ilgili Rezolusyon kabul edilmeden önce  Belgrat'ta protestolar düzenleyecekelerini duyuruyorlar.Gerekçeleri Srebrenitsa Rezolusyonu kabul edilirken kimsenin  Srebrenitsa'da 3.500 Sırplının telef olduğunu da söylemediği oluyor.Sırplar kendilerinin  öldürdükleri 8.000 kişinin yanına  iddia etiklerine göre 3.500 Sırplıyı da koyarak  suçu  eşitleştirme dengeleştirme çabasındalar.
Republika Sırpska kamuoyu (çoğunlukta Sırplar yaşıyor) ve tüm siyasi temsilciler  Sırbistan Meclisinin  soykırımın  yer alacağı  Rezolusyonu kabul etmemeleri gerektiğni ileri sürüyorlar.Çünkü Republika Sırpska'da Sırbistan Meclisinin soykırımı anması ve kabul etmesinin sayın Haris Sılayciç'in  Republika Sırpska'nın soykırım icadı olduğu ve bunun böyle olarak  feshedilmesi gerektiği tezi lehine olmasından korkmaktadırlar.Republika Sırpska tarafından Sırbistan Meclisinin  soykırım sözcüğünü içerecek Srebrenitsa Rezolusyonu Republika Sırpska'nın feshine sebep olursa o zaman Bosna'da yaşayan Sırplar  Republika Sırpska'sız kalınca  geleceklerinin olmayacağından korkuyorlar.Sırbistan Meclisinin böyle bir karar almasına  Bosnalı Sırpların karşı koymalarının temel nedeni budur.

Bilinen  bir gerçek vardır.Hiçbir Rezolusyonla   ya politik kararla  Srebrenitsa'da  Lahey mahkemesince kabul edilmiş soykırım ile öteki suçlar (yani Sırpların  katledilmeleri) ile  yapay denge yapmak olanaksızıdır.Sırp tarafının Sırbistan Meclisinde  çıkarılacak  Soykırım Rezolsuyonunun  Republika Sırpska ve Bosnalı Sırplarının  da kabul etmeleriyle  ancak barışma sürecinde kısır döngü  aşılarak yeni bir sayfa  açılmış olabilir.
(DW:20.03.2010)

DODİK DİRENİŞİNİ
 SÜRDÜRÜYOR

Milorad Dodik "Russia Today" Rus TV'sine verdiği bir ifadede Republika Sırpska'da Referandumun ilan edilmesi durumunda halka şu soru sorulurdu diyor: BH'da YÜKSEK TEMSİLCİNİN HUKUKİ BASKISINI KABUL EDİYOR MUSUN? Batı,Kosova'nın ayrılmasını destekledi . BH konusunda ise  zıt fikri desteklemekte ,vurguluyor Dodik.

Gelecekte bir referandumda Republika Sırpska statüsünün de gündeme gelmesi olasılığını dışlamamıza karşın o konu şu anda gündemde değildir, diyor Dodik.

Dodik,'Republika Sırpska Dayton Barış Anlaşmasına ve BH'nın topraksal bütünlüğüne saygılıdır ve buna uyumlu olarak kararlar almaktadır. Sırp entitesinin 1995 yılı barış anlaşmasıyla doğduğunu ve Birleşmiş Milletler Örgütünün koruması altında olduğunu' hatırlatıyor.
Devamında RS Başbakanı Dodik,Dayton Anlaşmasını  özünün  BH'DA birkaç etnik grubun beraber  yaşayacağı  yeni bir federatif sistem yaratmak olduğunu hatırlatıyor.
Ama Batı ve Boşnaklar ,Müslümanlar bir  merkeziyetçi devlet yaratmak istiyorlar.BU Dayton Anlaşmasını çiğnemektedir.Onlar Anayasanın değişmesini istiyorlar  çünkü bununla YÜKSEK TEMSİLCİNİN  karşı versiyon kararlarını meşrulaştırmak istemektedirler.Bu sırada Avrupa Bütünleşmelerini kullanarak  uniter merkeziyetçi devlet kazanmak istiyorlar. BH öyle bir devlet ki içişlerine ve iç politikasına   şiddetli bir şekilde yabancı devletler karışmaktadır.Rusya kamuoyuna  bu bilgileri verirken  RS Başbakanı Milorad Dodik  bu içişlerine  sadece  YÜKSEK TEMSİLCİNİN  karışmadığına başkalarının da karıştığına  vurgu yapmaktadır.
 
(kaynak:Radio Televizija Sırbije:18.3. 2010,)

RS PARTİLERİNDEN HİÇBİRİ MİLLİYETÇİ SEÇMENİNDEN VAZGEÇMİYOR


Lahey Mahkemesinde Lahey zanlısı Radovan Karadziç'in tanıklığı başladıktan sonra Republika Sırpska'da hiçbir siyasi parti (Sırp partileri kastediliyor)  ve kamu kişi Bosnalı Sırpların iddia ettiklerine kimse mesafe koymadı. Aksi hakim oldu. Radovan Karadziç'in yargılanmasının "Öbür tarafı (yani Boşnakalrın yaptıkları kötülükleri) da göstereceği" ve "BH olaylarını aydınlatacağı"  iddiası ağır bastı. Analistler seçim öncesi kampanyasının bir parçası da bu olduğunu ileri sürüyorlar. Ve hiçbir parti milliyetçi seçmen kitlesinden vazgeçmedi.

Karadziç'e yazılan suçlar yargılanmasının başlangıcından bu yana kategorik yani şiddetle reddetmek gibi bir şey olmadı. Bu kez siyasi olarak biri birlerine zıt olan Republika Sırpska partileri arasında mesela Dodik'in Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği ile Karadziç'in (hala var olan) eski partisi Sırp Demokrat Partisi arasında Karadziç'in yargılanmasının değerlendirilmesine yaklaşımda fark yok. Her iki partinin bu konuya yaklaşımı,"Bu mahkeme sürecinin BH'daki savaşa yeni perspektif vereceği" yönünde olmaktadır. Doğrusu bu savaşa katılan bazı kimselerin örneğin Lahey Mahkemesini görmeye yetişemeyenler merhumlar Aliya İzetbegoviç ve Hırvat Franjo Tudjman'ın "kötü rollerinin "daha iyi anlaşılmış olacağına inanıyorlar.

Açık olarak görülmektedir ki bu partilerin duruşları Karadziç'in bu yargılanmasından seçmenlerini kaybetmemeleri yönünde milliyetçi söylemlerle tutmaktadırlar. Karadziç'in yargılanmasıyla ilgili ilk yapılan yorumlardan görüldü ki partiler Karadziç'in işlediği suçları küçümsemeye doğru hareket ettiler. Bundan ötürü bu konuyla ilgili siyasi liderlerden gelen ilk yorumlar ayıp vericilerdi. Bundan ötürü bu tür söylemlerin kampanya sırasında da devam edeceğine ve RS' de savaş suçları ve etnik temizlemeye götüren ideolojiden Sırplardan yana geri adım atmak için en düşük kertede hazırlık olmadığı görülmektedir. Bu yönde sadece beyan ettiklerine göre sol partiler olarak görülenlerde  de U dönüşü olmuş ve bunlar da bugün BH' da milli çıkarların koruyucularının başına oturmuş bulunmaktadırlar.
 

 (Republika Sırpska:18.3.2010)









BH'DA DEVLET SİMGELERİ ÜZERİNE ORTAK DURUŞ YOK

Bosna Hersek'in Anayasa Mahkemesi 2007 yılları başında BH Federasyonunun ve Republika Sırpska'nın da bayrağı ve armasının yasaklı olduğu kararı aldı. Bu karar iki BH entitesinin Hırvatların ve Sırpların kendi sembollerini altı ay içerisinde Bosna Hersek'in Anayasası ile uyumlaştırıp Sırp, Hırvat ve Boşnakları üç devlet kurucu milleti temsil etmeleri istenmişti. Republika Sırpska'da arma yerine resmi işaret amblemdir çünkü bu BH entitenin Anayasa Mahkemesi onların meclisinin oyladığı armayı anayasaya uyumsuz ilan etti.

Bu arada BH Federasyonu da hala yeni sembollerle ilgili karar almadı. Bunun sebebi de yetkili komisyonun seçmiş olduğu öneriler üzerine anlaşmanın olmayışıdır. Görevde olan parlamento çoğunluğu şu anda Ekim ayına yani seçimlere kadar BH Federasyonunda arma ve bayrağın hangi şekilde olması gerekir konusu üzerine anlaşmaya oturmayacaktır.

Şu anki BH Federasyonu işaretleri Bosna Hersek'in arması ve bayrağıdır. Bu BH entitenin üç yıldan beri işaretlerinin olmadığının sebebi iktidar temsilcilerinin Federasyon işaretlerini nasıl okuması gerektiği üzerine anlaşamamalarında yatmaktadır. Bu konu üzerine BH Federasyon işaretlerinin önerisini belirtmesi gereken Komisyon anlaşamamıştır. Sözü edilen Komisyon Hükümet, parlamento, kültür ve bilim alanından temsilcilerden oluşmaktadır.
Komisyonda yer alan Hırvat Milleti temsilcileri olacak BH Federasyonu bayrağı ve armasında Hırvat milli işaretlerinin yer almasını istemişlerdir. Buna karşıt olarak aynısını Komisyonda yer alan Sırp ulus temsilcileri de isteyince, bayrak ve armada herhangi bir milletin milli işareti olursa aynısının bizde haçlı ve dört S'li işaretlerimizi isteriz dediler. Boşnakların istediklerini Hırvatlar ve Sırplar şöyle yorumluyor: İki millet Hırvatlar ve Sırplar asla bu devlet içerisinde yaşamak istemiyorlar onları zorla koymuşlar üçüncüsü Boşnaklar ise kendi koşulları altında yaşanmasını istiyorlar."Bosna'da her şeyin onların olduğunu sanıyorlar." Diyor ötekileri.

Bu durumda her üç kurucu milletin aynı düşünerek aynı sembolleri kabul etmeleri nasıl olabilir? Durum böyle iken yeni arma ve bayrağın yeni teklifinin gelmesi beklenirken entitelerin kendi işaretlerinin olması gerekli mi acaba diyorlar. Bazıları da bayrak ve armanın sadece üç devlet kurucu milletin işaretlerini yansıtması saçmalık olarak kabul edilmektedir ve tarafsız işaretlerin yer almasının daha iyi olacağını düşünüyorlar. Şu anda Ekim ayındaki seçimlere kadar görev yapmakta olan parlamentodakilerin BH Federasyonu sembollerini kabul etmeyecekleri evvelce biliniyor.  BH entiteden farklı olarak Republika Sırpska'da arma yerine amblem geçerlidir çünkü BH Anayasa Mahkemesi Republika Sırpska'nın oylayarak kabul ettiği armasını Anayasaya zıt ilan etmiş ve kullanımdan kaldırılmıştır.

BH Federasyonu işaretlerinin olmayışına karşın Republika Sırpska kendi işaretlerinin olmasını istiyor.

Bunula BH'da insan haklarının çiğnendiği çünkü bu üç devlet kurucu milletler dışında yaşayan ötekilere yer verilmemektedir. Zaten bu konuda BH Romanları ve Yahudileri BH Anayasasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava dilekçesi vererek şikâyet etmiş ve BH bu davayı kaybetmiştir. Çünkü şimdiye dek BH'da Cumhurbaşkanı ve daha bazı lider makamlara bu üç devlet kurucu milletlerden başkalarının seçilme bir yana aday olma hakları bile yoktu. Bundan böyle BH'da yaşayan devlet kurucu üç millet mensupları yanı sıra tüm azınlıkların da Cumhurbaşkanlığı dâhil her makama aday olma ve seçilme hakları Anayasaya eklenmiştir.

 (kaynak: Slobodna Evropa:17.3.2010)

BH'NIN FAŞİST ÖRGÜTLERİ YENME ŞANSI DOĞDU AMA...


Bosna Hersek şimdiye dek faşist ve Neofaşist çıkışlara karşı gelme gücüne sahip değildi. Çünkü buna ait kanunları yoktu. Geçenlerde devlet parlamentosunda SUÇ KANUNUNDA değişmeler yapıldı ve bu yasa değişmeleri ile faşist ve neofaşistlerin etkinlikleri ve onların faşist sembollerini kullanmaları yasaklanmış oldu. Analistler bu kanun değişmesinin kaçınılmaz olduğu kanaatindeler çünkü şimdiye dek bu tür örgütlerin toplanmaları ve örgütlenmeleri tam engelsizdi. Sadece bu konuda kanunun yeterince doğru olup olmadığı sorusu soruluyor çünkü politik kötüye kullanmaların olagelmesinden korkulmaktadır. Analistler atılan bu adımın küçük ama BH için çok önemli olduğu kanaatindeler çünkü bu tür örgütlerin yasaklanmaları çoktan modern Avrupa demokrasilerinin temelini oluşturmaktadır.

(19.3.2010:kaynak: Slobodna Evropa)


SARAYBOSNA'DA BATI BALKAN LİDERLERİ TOPLANIYOR ?!!!

Sırbistan Başkanı Boris Tadiç  Slovenya'da Bırdo Kranj'da Slovenya ile Hırvatistan'ın Batı Balkanla ilgili konferansına  BM Güvenlik Konseyi'nin 1244 Rezolusyonuna göre  Kosova'nın UNMİK-KOSOVA olarak  takdim edilmesi isteğinin kabul edilmediğinden konferansa katılmadı. Oysa Slovenya ile Hırvatistan'ın hedefi Sırbistan ile Kosova'yı aynı masaya getirmekti.

İspanya da Slovenya'da Brdo Kranj'da düzenlenen toplantıyı boykot etti. Şimdi de kendi girişiminde Saraybosna'da Batı Balkan zirvesini kendi toplamak istiyor. Saraybosna'da daha iyi ilişkiler için yapmak istediği bu zirve toplantısını da Mayıs sonu ya da Haziran ayı için hazırlamaktadır. Bu görüşmeye hemen uluslar arası hukukun ve tüm hissiyatlı konuların itibar edilmesini İspanya Dışişleri Bakanı Migel Anhel Moratinos çıkarmaktadır. Bu toplantının tam tarihinin de pek yakında belirlenmesi bekleniyor.


Bu toplantıda uluslar arası hukuğa özel vurgu yapılırken buraya mutlaka bağımsız Kosova'nın UNMİK-KOSOVA adıyla katılması istenecektir. Buna göre bu toplantıya katılmayı Kosova reddetmiş olacaktır ama öbür yandan bu koşullarda Saraybosna toplantısında Sırbistan yerini alacaktır.Kosova ile şöyle böyle katılma şartlarında anlaşmazlığı kalmadıktan sonra toplantıya katılacaktır ama orada Kosova yer alamadığına göre Batı Balkan reyonunda komşular arasında özellikle Sırbistan ile Kosova arasında ilişkilerin ilerletilmesine katkısı olamayacaktır. Slovenya'nın Brdo Kranj tatil yerinde düzenlenen toplantıya İspanya Dışişleri Bakanı tüm ülkelerin katılması sağlanmadığına işaret ederken bu kez tüm beklentilere göre Kosova sadece egemen ve bağımsız ülke olarak toplantılara katılma niyeti olduğundan KOSOVA-UNMİK sıfatıyla Saraybosna toplantısına mutlaka katılmayacaktır ve İspanya'nın da tüm tarafları Saraybosna'da toplama girişimi tam olmayacaktır.


(23.3.2010.kaynak: Beta)

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing