EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Şecaettin Koka

Şecaettin Koka
5 Nisan 2010, 11:09

0 dk

TBMM Çatısı Altında Türk Açılımı Tartışıldı

2.4.2010 tarihinde TBMM çatısı altına , "Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin Kurulmasına Dair Nahçıvan Anlaşması"nın taşıdığı anlam ve önem tartışıldı. Panelde Türkiye Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla Türk Cumhuriyetlerinin yanında yer almayı vazife kabul ettiğini söyledi. Bakan Faruk Çelik Türk konularıyla uğraşacak Başkanlıkla ilgili bir kanun da çıkartmıştı.


 Türkiye'nin girişimleriyle oluşturulan Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi artık kurumsal bir yapıya kavuşmuş oldu. Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Gül'ün temsil ettiği Nahçıvan'daki zirvenin sonunda imzalanan bir anlaşma ile Türkçe Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi kuruldu. Konseyin daimi sekretaryası İstanbul'da olacak. Bugüne kadar düzensiz aralıklarla yapılan zirve toplantıları da iki yılda bir yapılacak. Azerbaycan topraklarındaki Ermenistan işgalinin sona ermesi çağrısı yapıldı.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın girişimleriyle Türk dili konuşan 6 ülke liderleri 1992 yılında İstanbul'da bir araya geldi. Liderler, bugüne kadar 8 zirve yaptı. Zirve toplantılarının dokuzuncusu Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Nahçıvan'da yapıldı. Toplantıda Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül temsil etti. Zirveye, ev sahibi Azerbaycan ile Kazakistan ve Kırgızistan da devlet başkanları düzeyinde katılarak 2006 yılında Antalya'daki zirveye katılmayan Özbekistan, Nahçıvan'da da temsil edilmemişti. Daha sonra Gül Türkmenistan'ı ikna etmiş oldu. Bununla Nahçıvan'da zirvede 1992 yılında başlayan rüya gerçekleştirilmiş oldu.

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın "21.ASIRDA TÜRK BİRLİĞİ" TEBLİĞİNDE Nahçıvan Anlaşması'nın birinci maddesi şu şekildedir:"Taraflar uluslararası bir kuruluş şekline sahip "Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi"  olarak önerildi (ve bundan böyle TDKÜİK olarak anılacaktır) isimli işbirliği mekanizması kurmuşlardır." Yeni oluşuma TÜRK KONSEYİNE ATILAN imzalar bu oluşumun gücünü artırmış oldu.
Anlaşmanın ikinci maddesinde  "Türk Konseyi" NİN görevleri ayrıntılı bir yazılışla yer almaktadır.

"...Siyasi, ticari, ekonomik konular ile kanunu uygulama, çevre, kültür, bilimsel teknik, eğitim, enerji, ulaştırma, kredi ve finans alanları ve ortak çıkarları ilgilendiren diğer alanlarındaki etkin bölgesel ve ikili işbirliğinin teşvik edilmesi yer almaktadır.
Ve daha birçok maddelerinde en önemli alanların yer aldığı Nahçıvan Anlaşması, zirvede, Azerbaycan, Kazakistan, Türkiye ve Kırgız Devletleri Başkanları tarafından imzalanmıştır.
 
Bazı çevrelerce Türkiye'de TÜRK AÇILIMI olarak ta nitelenen bu yöndeki çalışmalar 2.4.2010 tarihinde Türk Dünyası İlişkilerinde Yeni Bir Adım başlığıyla, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün himayesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Senato salonunda düzenlendi. Bu Paneli Altay Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı, Avrasya Yazarlar Birliği, Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı ve Türkiye Türk Dünyasında Birlik Vakfı sivil kuruluşları ortak örgütlediler. Nahçıvan Ruhu Türk Konseyinin Hedefleri için sivil toplum kuruluşlarının önemi artmış bulunmaktadır.

Türk Dünyası ilişkilerinde Yeni Bir Adım olarak kabul edilen NAHÇIVAN RUHU Türk Konseyi'nin Panelinin 1. Oturumunu Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya Akengin,2.Oturumunu AVRASYA YZARLAR BİRLİĞİ BAŞKANI Yakup Deliömeroğlu ve 3.Oturumu da Dursun Dağaşan yönettiler.
Panelde İlber Ortaylı, Vahit Erdem, Düsen Kaseinov, Ahat Andıcan, Nevzat Yalçıntaş, Haluk Akalın, Turan Yazgan, Ülkü Çelik Şavk ve daha birçok akademikler konuştular.

Türkiye Cumhuriyeti Türk Topluluklarından Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla Türk Cumhuriyetlerinin yanında yer almayı vazife kabul ettiğini söyledi.

Panelin açılışında konuşan Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarına kavuştukları yıllarda filizlenen ''Nahçıvan ruhunun'', geçen yıl Nahçıvan Anlaşması ile kurumsal bir kimliğe kavuştuğunu kaydetti.
Oldukça uzun ve meşakkatli sürecin ardından oluşan bu mutabakatın anlam ve öneminin, gelecek dönemlerde çok daha iyi anlaşılacağını belirten Çelik, yıllardır birbirinden kopuk yaşamaya mahkûm edilen Türk dünyası arasında, bu kurumlarla beraber daha sıcak ve yakın ilişkiler kurulacağını dile getirdi.

Çelik, ''Devletlerarasındaki işbirliğini, günlük politikaların ötesine taşıyarak kurumsal düzeyde zenginleştirmeyi amaçlayan bu kuruluşlar sayesinde, toplumlar bu sürece daha etkin dahil edilerek arzu edilen birlikteliğimiz, kaynaşmamız için çok önemli adımlar atılacaktır'' dedi.
 
Nahçıvan'ın seçilmesinin son derece anlamlı ve buranın Türkiye'nin Türk dünyası ile doğrudan tek sınır kapısı olduğunu anımsatan Çelik, şunları kaydetti:
''Genç Türk Cumhuriyetlerinin karşılaştıkları en önemli sorunların başında; bağımsızlığının korunması, kamu kurum ve kuruluşlarının tesis edilmesi, piyasa ekonomisi koşullarının hazırlanması, reformların gerçekleştirilmesi ve mevzuatlarının oluşturulması gelmekteydi. Bu hususlarda ilk örnek ülke Türkiye oldu. Türkiye, tüm kurum ve kuruluşlarıyla Türk Cumhuriyetlerinin yanında yer almayı vazife kabul etmiştir, dedi ötekileri arasında Bakan Faruk Çelik.

Altay Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, AK Parti Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, Nahçıvan Anlaşması ile Türk dili konuşan ülkeler arasındaki ilişkilerin kurumsallaştığını ifade etti.
''Anlaşma, Türk dünyasında atılmış yeni ve ilerici bir adımdır'' diyen Erdem, Türkiye'nin NATO üyeliğinin, AB sürecinin ve olursa üyeliğinin, Türk birliğine mani olmadığını söyledi. Erdem, ''Gelecekte '6 devlet bir millet' olma temennisinde bulunuyorum'' dedi.

Panelde katılanların ilgisini bu Türk devletlerinin aralarında görüşmeler sırasında ORTAK İLETİŞİM DİLİ konusu ağır bastı. Yahya Akengin en kolay ve faydalı yolun İstanbul Türkçesi'nin ortak iletişim dili ve yazı dili olmasının en doğru olduğunu, çünkü Türkiye'de, Azerbaycan'da ve doğuya daha giderek hepimiz anlarız anlaşılmayan sözcüklerimiz için de tercüman verilebilir, diyerek büyük alkış topladı. Türk Dünyasında Ortak İletişim Dili konusuna İlber Ortaylı da değindi. Bilinen bir gerçektir ki ülkelerimizin son 150 yılda aldığı yabancı sözler ve terimler iletişimimizi zorlaştırmıştır ve Türkiye Türkçesi ile yerel dil arasında bir ortanın bulunmasının daha hayırlı olacağını Rusça, ya da Fransızca veya başka ortak iletişim dilinden daha kolay ve daha yararlı olur diyerek bu konu üzerine fikrini söyledi oda büyük alkış topladı.

Daha önceleri dilimize giren yabancı sözcüklerin artık bizim sözcüklerimiz olduğu da panelde vurgulandı. Yani dilimizden illa da yabancı sözcükleri atarak yerine derlenmiş, ya da taranmış ya da uydurulmuş sözcüklerin koyulması icap etmeyecek gibi görülmektedir. Tercümeyle birbirimizi anlayacak yerde TÜRK DÜNYASI ORTAK TÜRKÇESİ, STANDARD TÜRKÇE ALFABESİ geliştirmeye emek vermek daha iyi olur. Ortak İletişimde hem mahalli dilimizi hem de ortak dilimizi kullanabiliriz denildi.

 Devamında Ortaylı, Türk Dünyası sadece Akademik düzeyde kalmamalı, ders çalışmak gerekir, meslek edinmek gerekir, üretici olmak gerekir ancak Türk Dünyasının en önemli unsurları üzerine durmakla başarı elde edebiliriz. Ezbercilikten kaçınmalıyız nasihatinde bulundu.
Prof. Dr. İlber Ortaylı TBMM çatısı altında düzenlenen bu Panelde son dönemde Türkiye siyasi sahnesinde Türkler konusunda bazı yanlışlara da değinerek, büyük adamlarımızı "ihmal etmek yerine"  NAHÇİVAN RUHUNDA ortak müfredatlar yaparak Atatürkümüz, Ali Şiir Nevai, İsmail Gaspıralı, Fuzuli gibilerini ortak müfredatlar yaparak kimilerinin düşündüğü gibi değil, her gün yetişmez adamlarımızın değerini bilmeliyiz onları okuyup irdemeliyiz, öğrenmeliyiz dedi. Tercümeyle birbirimizi anlayacak yerde TÜRK DÜNYASI ORTAK TÜRKÇESİNİ geliştirmeye yönelik emek vermesi daha iyi olur.

Ortaylı, Nahçıvan toplantısında Türk siyasi iradesi de iade edildiğini anımsattı. Türk Birliği yolu çetin bir yolculuktur Türk Dünyası bir kültür birliğidir. Dedi. Kimseler korkmasın hiçbir zaman Turan olmayacaktır. Ama Türk Birliği çok önemli bir şeydir o ekmek kavgası ölüm kalım savaşıdır dedi Ortaylı. Devamında, da 'Unutulmamalı ki bu dönem Türk Dili Konuşan Ülkeler Birliği kurulmasına ilişkin NAHÇIVAN ANLAŞMASI BEYANNAMESİ öncesi ve sonrası olarak adlandırılacaktır, dedi. Ortaylı daha bir önemli fikrini söyledi. Bu Nahçıvan Anlaşması TÜRKÜN ÖVÜNME HAKKININ GERİ VERİLMEYE KALKIŞILDIĞI adım olarak ta algılanmalı. Devamında da Ortaylı, KENDİNİ TÜRK HİSSEDEN HERKES TÜRK'TÜR mesajını vermeyi ihmal etmedi.

Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin gelişmesinde 3 Ekimde Nahçıvan'da imzalanan anlaşma tarihi bir milat oluşturmaktadır. Türk Devlet Başkanları Zirvesi bundan önce sekiz kez toplandı. Turgut Özal döneminde başlatılan zirveler, zirve kararlarını takip edecek bir sekretarya teşkilatının bulunmaması  nedeniyle adeta yüksek istişare kurulu tarzında çalışmak  zorunda kaldı.2.4.2010 tarihine kadar yapılan Zirvelerde alınan kararların takibi, yeni zirveye gelişmelerle ilgili raporların hazırlanması, gelecek zirvede gündemin bu raporların üzerine düzenlenmesi imkânları maalesef bulunmuyordu. Hatta zirvelerin düzenli toplanmasının takibi bile zirve mensubu cumhurbaşkanlarının şahsi gayretlerine bağlı kalmaktaydı. Buna rağmen 1992 senesinde Türkiye'nin girişimleri ile başlayan Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri sırasıyla İstanbul'da (1994), Bişkek (1995), Taşkent (1996), Astana (1998), Bakü (2000), İstanbul (2001) ve Antalya'da (2006) gerçekleşmişti. 2-3 Ekim 2009 Nahçıvan zirvesi ile birlikte on yedi yılda  ancak 9 kez Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirve toplantısı yapılabildi.

Avrasya Yazarlar Birliği Yönetim Kurulunun kararı ile hazırlanan Kardeş Kalemler Dergisinin kapağında ilan edildiği gibi Nahçıvan Anlaşmasının imzalandığı 3 Ekim tarihinin anlaşmaya taraf tüm cumhuriyetlerde "Türk Dünyası Günü" olarak bir bayram havasında kutlanması arz ve teklif edilmiştir.

Kardeş Kalemler dergisinin bir özel sayısı da "3 Ekim Bayram Olsun" başlığı ile çıkmıştır.

Böylelikle 3 Ekim, Nahçıvan anlaşması ile oluşturulan Türk Konseyi ve diğer kurumların kuruluş yıl dönümünün kutlanması ve bu kurumların çalışmalarının desteklenmesi için gerekli kamuoyu desteğinin canlı tutulması için büyük yayar sağlayacağına vurgu yapılmıştır. Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesine 3 Ekim Nahçıvan anlaşmasında imza ve irade koyan ülkelerin alfabetik sırasıyla;
Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın  İlham Aliev'e,
Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın  Nursultan Nazarbayev'e,
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Kurmanbek Bakiyev'e
Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'e
Tüm kamuoyu önünde Türk Dünyası için büyük tarihi kararlara imza attıkları için Avrasya Yazarlar Birliği kutluyor ve şükranlarını arz ediyor.

Ve alkışların en çok duyulduğu gün, 3 Ekim Türk Dünyası Günü olacak! Demeyi ihmal etmemektedir.

2.4.2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan PANELDE de 3 EKİM TÜRK DÜNYASI BAYRAMI olması teklif edilerek bugün Türk Dünyasının buna çok ihtiyacı olduğuna da vurgu yapılmıştır. 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing