- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- SEÇİM DAVULLARI ÇALINIRKEN - Bayram Pomak
SEÇİM DAVULLARI ÇALINIRKEN - Bayram Pomak
0 dk
Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana kurulan hiç bir hükümet döneminin sonuna kadar görevde kalmayı başaramamıştır. Mevcut hükümetin de döneminin bitmesine bir yıl kala dağılacağı yönünde güçlü sinyaller gelmekte. Kosova'nın iki en büyük partisi olan PDK ile LDK'nın izdivacı sonuna kadar gitmeyecek gibi. Zaten zoraki bir evlilik olan bu koalisyon görünürde ortaklık gibi olsa da içerde birbirlerine çelme takmaktan başka bir şey yapmamaktadır. Çünkü bir birlerinin rakibi olan iki partinin de ortaklıkları döneminde başarılı bir hükümet oluşturmalarının pek mümkünatı yoktu. Yani LDK'nın başında olduğu bir hükümetin başarılı olması PDK'nın hoşuna gitmeyen bir durum. Bu yüzden her ne kadar dışarıya ortak ses vermeye çalışsalar da içerde birbirlerinin gözlerini oydukları herkesin malumu. Bu durum son günlerde iyice ortaya çıkmaya başladı zaten. İki rakip partinin bir araya gelmesi de doğal yollarla olmadı; zoraki bir evlilikti... Bu nedenle boşanmalarına da az kaldı.
8 Haziran 2014 tarihindeki seçimin ardından Kosova'da siyasi kriz meydana geldi. Seçimden %30,38 oranında oy alarak birinci çıkan PDK hükümeti kurmak istiyordu; ancak oyların %25,24'ünü alan LDK, %13,59'unu alan VV, %9,54'ünü alan AAK ve %5,15'ini alan NİSMA seçimden hemen sonra koalisyon kurarak VLAN ortaklığını kurdular. Koalisyon, PDK'nın muhalefette kalması, hükümeti ise bu koalisyonun kurması gerektiğini savunuyordu. Yeni bir durumla karşı karşıya kalan Cumhurbaşkanı Jahjaga hükümeti kurma görevinin kime verilmesi gerektiği konusunda Anayasa Mahkemesi'ne danıştı. Koalisyonun seçimlerden sonra yapıldığı için hükümeti kurma görevi en çok oyu alan partiye verilmesi gerektiği cevabı verildi.
LDK partisi başkanı İsa Mustafa koalisyon için tüm partilere açık oldukları, ancak PDK ile koalisyonun söz konusu olamayacağı yönündeki beyanlarına rağmen 19 Kasım 2014 tarihinde dönemin PDK genel başkanı HashimThaçi ile Cumhurbaşkanı Atifete Jahjaga ve dönemin ABD Priştine Büyükelçisi Tracey Ann Jacobson'un huzurunda anlaşmayı imzaladı. Anlaşma beş aylık bir siyasi kriz döneminden sonra, dış baskılar ve pazarlıklar sonucu gerçekleşti. Anlaşmaya göre başbakan LDK genel başkanı İsa Mustafa olacak ve PDK genel başkanı HashimThaçi'nin cumhurbaşkanı seçilmesi için LDK destek verecekti. Diğer bakanlıklar da iki parti ile azınlık partileri arasında paylaşılacaktı.
Bu koalisyon dış baskılar sonucu kurulmuştu. Çünkü Kosova'nın önünde Sırbistan'la diyalog, Özel Mahkeme'nin kurulması gibi önemli konular vardı. Bu konuların hal edilmesi için güçlü bir hükümet gerekiyordu. Muhalefetin güçlü olduğu bir ortamda bu tür önemli konuların hallolması imkânsızdı. Hükümetin güçlü ve iktidar partilerinin parlamentoda ezici çoğunluğa sahip olmasına rağmen önemli konularda bir sürü zorlukla karşı karşıya kalındı. Tüm önemli kararlar kıl payı alındı.
Ancak 25 Ağustos 2015 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı HashimThaçi ve İçişleri Bakanı Skender Hyseni tarafından Karadağ'la imzalanan sınır anlaşması hem koalisyonun hem de Kosova'nın başına dert oldu. AB, Kosova'ya yönelik vizelerin kaldırılması için sınır anlaşmasını onaylamasını istiyordu. Muhalefet kanadı ise bu anlaşmadan dolayı Kosova'nın toprak kaybedeceğini, o yüzden bunun kabul edilmemesi gerektiği görüşünü savunarak anlaşmanın Meclis'te oylanacağı genel kurul toplantılarında göz yaşartıcı bomba atmak dahil her türlü engelleme yoluna gitmiştir. Anlaşmanın oylanmak üzere Meclis'e getirileceği her durumda göz yaşartıcı bombaları tekraren kullanmaktan çekinmeyeceklerini ifade ettiler. AB ise vize muafiyeti için sınır anlaşmasının şart olduğunu belirterek hükümete baskı yapmaktadır.
Karadağ'la varılan bu anlaşmaya muhalefetin yanı sıra PDK ile LDK partileri içerisinde de karşı çıkan milletvekilleri bulunmaktadır. Bu yüzden hükümet yeterli çoğunluğa sahip olamadığı için Karadağ'la sınır çizgisi belirleme anlaşmasını meclis gündemine getirememektedir. Bu mesele koalisyon ortakları PDK ile LDK'nın arasının açılmasına neden olmaktadır. PDK her halükarda erken seçime gitmek istiyor; aynı şekilde muhalefet de seçimden yana... Ancak LDK, hükümetin dönemini tamamlaması gerektiğini ve seçimlere gitmek için herhangi bir neden olmadığını söylemektedir. Geçtiğimiz günlerde meclis başkanı Kadri Veseli açıkça "eğer bu hükümet büyük kararlar alamayacaksa görevde kalmaya devam etmesinin bir anlamı kalmaz" diyerek seçimleri işaret etmişti.
PDK'nın her halükarda seçimlere gitmek istemesinin nedeni ileriki dönemde Kosova'da gerçekleşecek olayların partiyi zayıflatması ihtimalinde yatmaktadır. Özel Mahkeme iddianameleri muhtemelen Haziran ayında ilan edileceği ve bu durumun en fazla PDK'yı etkileme ihtimali. Çünkü Özel mahkemeye gidecek isimlerin çoğunluğunun bu partiden olacağı herkesin malumu. İkinci mesele ise yerel seçimlerin bu sene olması. PDK yerel seçimlerde bir hezimete uğrama ve bu sonuçların genel seçimlere etki etmesi ihtimaline karşı genel seçimlerin yerel seçimlerden önce yapılmasını ısrarla istiyor. Üçüncü ihtimal ise koalisyon ortakları PDK ve LDK'nın aralarında yaşadıkları sorunlardan dolayı PDK'nın LDK'yı hükümeti devirmekle tehdit etmesi.
Muhalefetin hükümet hakkındaki güven oylamasını meclise taşıması için yasal olarak milletvekillerinden kırk imza toplaması gerekiyor. Muhalefet kırk iki imza toplayarak Çarşamba günü güven oylamasını yapacak. Bu güven oylamasında hükümetin düşürülmesi için meclisin çoğunluğunun yani altmış bir milletvekivilinin oyu gerekiyor. Muhalefet artı PDK'nın oyu buna yetmiyor; ayrıca toplulukların da oyu gerekiyor. Topluluk temsilcileri hükümetin düşürülmesi için güven oylamasını meclise sunulmasını imzaladılar. Bu manzaraya bakıldığında muhalefet ile PDK ve topluluklardan altmış bir oyun toplanması mümkün gibi. Bu hükümet güvenoyu alamazsa en geç 45 gün içerisinde seçimlere gidilmesi gerekmekte. Güvenoyu alması halinde ise 90 gün boyunca yeni bir güven oylaması teklifi yasal olarak verilemeyecektir.
Güven oylamasında hükümet düşmezse, o zaman umutlar başka bir bahara ertelenecek, yani erken seçim muhtemelen Kasım ayına kalacak. Zaten LDK her ne kadar erken seçimlere karşı çıksa da, erken seçimlerin Kasım ayında yapılmasına sıcak bakıyor. Ancak yine de hava hükümetin Çarşamba günü düşeceği ve muhtemelen 11 veya 18 Haziran'da seçimlerin yapılacağı yönünde esiyor.
Hükümetin düşmesi veya düşmemesi artık çok önemli değil; çünkü, zaten PDK ve LDK kılıçları çekmiş durumdalar. Başbakan İsa Mustafa açık açık "erken seçime gitmek isteyenler kanunla sorunu olanlardır" diyerek PDK'yı işaret etti. PDK Başkanı Kadri Veseli de "eğer büyük kararlar alınamayacaksa koalisyonun devam etmesinin bir anlamı kalmaz" diyerek resti çoktan çekmişti zaten. PDK - LDK koalisyonunun içinde olan çatlaklar ilk günden beri vardı. Bu zoraki bir evlilikti. Değişen tek şey ise düne kadar kapalı kapılar ardında yapılan kavgalar artık kamunun gözü önünde yapılıyor olmasıdır.
PDK ve LDK koalisyonu için denilecek tek şey kaldı: Öküz öldü ortaklık bozuldu.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor