EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

ŞEHİTLERİMİZİ ANARKEN-Cemil Luma

ŞEHİTLERİMİZİ ANARKEN-Cemil Luma
9 Ekim 2021, 19:16

0 dk


Şar eteklerin dibinde, ‘Bülbüldere’ altında, Terzimahalede, Şaban’dan doğma, 1949 senesinde, Prizren’in tüccar ailesinde dünyaya gelmiş olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum.

Şehit bir ailenin ferdi olmaktan mutluluğunu bir başka yaşarım, ondan ayrı bir bahtiyarlık duymaktayım. Ailemizi tanıtmayı borç bildiğim kadar gurur de duymaktayım.

Babamın babasının babası İslam ve eşi Nazlı’dan dünyaya iki erkek çocuk gelir: Murat ve Tahir. Kader, her ikisini Osmanlının mecbur kaldığı Rusya ile savaşa götürür. 1877- 1878 arasında geçen savaşta, iki kardeş, aynı savaşta, farklı cephelerde cenk etmişler. Aynı savaşta bulunduklarından habersizlermiş. Murat, yaşça Tahir biraderinden büyük oluyormuş. 3. Bölük, 2. Tabur, 3. Alay, 93 Harbinde Murat şehit düşmüş. Şahadet şerbeti haberi Tahire iletilmiş. Abisinin aynı savaşta dövüştüğünü, şehit olduğu haberiyle öğrenmiş. Aileye duyarlık gereği kurallı, şehidin kardeşini evine göndermiş. Erkek kökenli ailenin soyunu kuşaklara taşıyacak şehidin kardeşi evine döner.

Tahir dedenin dönüşünü, annesi çığlıklar içinde, gözlerinde akan gözyaşlarıyla karşılar. Dönüş mutluluğu yarıda kalır, Murat’la doldurmasını ister. Arar, sorar, tereddütlerini atamaz, şüphesi artar. Son zamanlarda kötü rüyalar gördüğünü söyler annesi Tahir dedeye, ‘Murat’ım nerde’ sorar, gerçeği öğrenmek ister. Oğlu, abisinin şehit olduğu gerçeğini söyleyemez. Olayı ‘tatlı yalana’ bağlar. Anne yüreği yıkılmasın diye, onu cephesinin daha uzakta olduğunu, gelmesi birkaç gününü daha alacağını söyler. İki hafta gibi bir zamanın geçebileceğini ekler.

Tahir dedenin cepheden sağ selam dönmesi bütün yakınlarını, dost, komşu, akraba gibilerini sevince boğar; ziyarete gelirler. Şehit vermiş evde, bir kardeşin dönüşü sevinç havasını içine sızdıramayan Tahir dede, abisinin şehit düştüğünü itiraf etmeye mecbur kalır. Anlaşılan durum sonucu, amca sıfatıyla, ailenin reisi, Prizren deyimiyle ulice, ertesi gün yanına iki kişiyi daha katarak, şehidin annesine ziyarete gelirler. Fikri keskin kadın ziyaret amacını kestirdiğinde, Murat’ının şehit olduğuyla yıkılır. Aile büyüğü, derin sarsılan şehit annesine bir kaşık toz kahve ağzına sokulmasını ister, sakinlerden. Gayrete bulunur:

“Durul! Kendine gel! Şehidimiz var!” gururlu bir sesle, anne acısını, şehitlik mertebesine ulaşmış rütbesini Hz. Peygamberimizin sözleriyle yumuşatır.

Örf ve âdet geleneği, şehit mertebesine uygun, ziyaret konağı açılır, dualar okunur, taziyeler kabul edilir. Konak kapıları kapandığında, evde ailenin geleceği konu edilir. Yaşlı annesi başta olmak üzere, ailenin diğer bireylerin katılımlarıyla, Tahir dedenin evlenmesi tavsiye edilir. Karar alınır, yerine getirilmesine geçilir.

Kısmet, Tahir dedeyi, Osmanlının çöküş sonucu, Niş Sancağı Kazaların birinden, babaları memur olan, biri erkek, iki kızıyla Prizren’e yerleşmelerini ister. Ailenin Melek adındaki muhacir kızlarıyla evlenir Tahir dede. Bu evlilikten iki erkek çocuk doğar: Yusuf ve Şaban, iki de ikiz kızları olur Tahir’in. Prizren’lilerin Tayko Tabak dedikleri Tahir, dedem olur.

Tüccar aile geleneğini, Osmanlı hakimiyetinden sonra, İkinci Dünya Savaşına kadar, amcam ve babam devam ederler. O dönemde kardeşlerin bakkal dükkânları, bağları, tarlaları ve kocaman evleriyle ailenin varlıklı yaşamını devam ettirirler. Acizane, şahsen de yaşadığım bu sıcak aile yuvası hatıralarımdan silinmemiştir.

Ve Osmanlının bu yerleri terk etmesiyle Balkanların en hafif rüzgâra çalkalanması bizim aileyi de vurdu. Komünizm rejimin diktatörlüğünden yararlanmayı bilen Aleksandar Rankoviç, devlet düzeni ötesinde, Müslüman halkına kin, nefret ve düşman zihniyetiyle hareket ederek, şoven davranışları, 1955- 1960 yıllarına gelindiğinde, zulmün artış sonucu güççe mecbur ettirdi. Yaşım küçük olmasına rağmen, ailenin acılarını, çekilerini hissediyor, çocukluk çaresizliğine ağlıyordum. Cennet bildiğimiz şehrimizi, bülbüllerin sesini hiçbir yerde duyamayacağınız ‘Bülbüldere’ gibi doğa güzelliklerini bize cehennem etti. Osmanlı kışlası bilinen bina hapishaneye dönüştürüldü, hapishane işkenceye çevrildi. Belli aileler hedefe alınmış, özellikle işkence görmüşlerdir. Kardeşler arasında anlaşma denilecek sonucu, amcam Türkiye’ye göç ettiydi. Anlaşma dediğim, ana vatana yerleştiğinde, bizim de oralara gitmemiz hazırlığını yapacaktı. Dolayısıyla, bu amaçla, aileye ait olan evrak, belge ve yazılı ne varsa götürmüştü. 1958 senesi geldiğinde, T.C. Vesikaları babamın eline geçmiş bulunuyordu. Türkiye’ye göç etmemiz yolları açılmıştı.

Amcam, bölünmüş aile ve Prizren’e hasretini yerleştiği İstanbul’da yaşıyordu. Tek ilişki mektupla aracıyla gerçekleşiyordu. Mektup, 45 günlük bir yolculuktan sonra ulaşıyordu. Acı mektubu de öyleydi. Ön bir çocuktan, İslam adında oğlu dahil hepsi çocuk yaşta vefat etmişlerdi. Tek oğlu Hüseyin kalmıştı. O da yirmi yaşın eşiğinde vefat ettiğini, mektubun yanık bir köşesi söylüyordu. Babamın tedavisi olmayan hastalığa kapılması, oğlunu toprağa veren kardeşiyle görüşemeye ve teselli etmeye engellemişti. Çok geçmeden, henüz 45 yaşına gelmiş babam da Allah’ın rahmetine kavuştu.

Ailede art arda ölümler takip etti. Yusuf amcanın hanımı- yengemiz de vefat etti, çok geçmeden. Böylelikle, yaşlı amcam tek başına kalır. Yalnızlık hayatını kaldıramayacağını öne süren tanıdıkları, iyi niyet gösterişleriyle evlenmesine kandırırlar. Kandırmakla kalmaz, evlenecek kadını de söyler ve tekliflerini kabul ettirirler. Ecel onu da bırakmaz, Yusuf amca vefat eder. Bu ocak söner.

Ölüm haktır deriz, doğru. İnsan ölür eseri kalır da deriz, o da doğru. Doğru olmayan, amcanın ölümüyle aileye ait bütün evrakların yok olmasıdır. Amcamızın ölümü kadar bir acı. Ölenle ölünmez der halkımız, haklı olarak. Hayat geçmişlerin bize yaşattıklarıyla devam eder. Geçmiş geleceğin yol belirleyicisidir. Geçmişini umursamayan, geleceğin yolunu kaybeder. Yazımızın amacı bunu hatırlatmaktır.

İslam dededen gelen aile kökümüz, soyumuzu ta İkinci Dünya Savaş sonrasına sürdürdü.

Yusuf amcamızın İslam adını koyduğu oğlunun çocuk yaşında vefatından sonra ‘İslam’ aile kökü kurutuldu. İslam dedenin de dedesinin adı Tahir olduğu tahminlerde kalıyor delil ve belge eksikliğinden dolayı. Ailemizde tazelenmişliği var babam Şaban babasının yanı dedemin adını Tahir en küçük oğluna kardeşimize koymuştur. Unutulmayalım, aile sicili beyanı vatan tapusudur. Buna sahip çıkmamızı borç bilerek şehitlerimizin kanlarını boşa çıkarmaya çalışanlara fırsat vermeyelim. Biz onların emanetleriyiz.

Şehitlerimizi anarken mekanları cennet olmasını diler, daima hatırlayacağımıza ant içer, emanetlerini sahipleneceğimize yemin ederiz.

Şehitlerimize ve bütün geçmişlerimize saygıyla eğilir, okuyucuları canı yürekten selamlar,           
Cemil Luma         
 

Galeri

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing