Sırbistan’da 25 Ekim’de yapılan erken genel seçimler, Aleksandar Vučić’in uzun süredir belirleyici olduğu siyasi dengeleri değiştirebilecek bir sonuç ortaya çıkardı. Yaklaşık iki yıldır yolsuzluk iddiaları, hesap verebilirlik ve kurumların işleyişi etrafında gelişen öğrenci protestoları, seçimlerde güçlü bir toplumsal desteğe dönüştü. Öğrenci Listesi parlamentoda çoğunluğu elde edecek bir sonuca ulaşırken, Vučić’in desteklediği liste ikinci sırada kaldı.
Ancak seçim sonuçlarının önemi yalnızca iktidar değişikliği ihtimaliyle sınırlı değil. Avrupa Birliği ile ilişkilerden Rusya ve Çin’le sürdürülen dengeye, Balkanlar’daki siyasi gelişmelerden Sancak Boşnaklarının temsil meselesine kadar pek çok başlık yeni dönemde yeniden şekillenebilir.
Sandıktan çıkan mesaj: Değişim talebi
IPSOS ve Özgür Seçimler ve Demokrasi Merkezi (CeSID) tarafından 25 Ekim gecesi açıklanan projeksiyonlarda Öğrenci Listesi yaklaşık yüzde 52, Vučić’in desteklediği “Birleşik Sırbistan” listesi ise yüzde 39 dolayında oy aldı. Gece ilerledikçe güncellenen tahminlerde öğrenci hareketinin 139-140, iktidar listesinin ise yaklaşık 103-104 milletvekili kazanacağı öngörüldü. Bunlar, 26 Ekim sabahı itibarıyla resmî kesin sonuçlardan ayrılması gereken örneklem temelli tahminlerdir. Reuters ve Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) verileri bu tabloyu ortaya koyuyor.
Sırbistan Ulusal Meclisinin 250 sandalyesi bulunuyor. Bu nedenle söz konusu projeksiyonlar, Öğrenci Listesi’nin tek başına hükûmet kurabilecek sayısal çoğunluğa ulaşabileceğine işaret ediyor.
Seçimlerin arka planında, Kasım 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonu çatısının çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle büyüyen protestolar bulunuyor. Öğrenciler, olayın sorumlularının hesap vermesini, yolsuzluk iddialarının aydınlatılmasını ve kamu kurumlarının daha şeffaf işlemesini talep etti.
Aleksandar Vučić’in seçim yenilgisini kabul ettiğini açıklaması, ülke siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Bununla birlikte, seçimde elde edilen çoğunluğun nasıl bir hükûmet programına dönüşeceği ve devlet kurumlarının işleyişinde hangi değişikliklerin yapılacağı henüz netleşmiş değil.
Avrupa, Rusya, Çin ve Türkiye açısından yeni dönem
Avrupa Birliği: Yeni dönemde hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele başlıklarının daha fazla gündeme gelmesi beklenebilir. Ancak seçim sonucu, Sırbistan’ın AB üyelik sürecinin kendiliğinden hızlanacağı anlamına gelmiyor. Belirleyici olan, yeni yönetimin reformları hangi ölçüde hayata geçireceği olacak.
Rusya ve Çin: Vučić döneminde Belgrad, Moskova ve Pekin’le ilişkilerini sürdürürken Avrupa’yla ekonomik bağlarını da korumaya çalıştı. Yeni yönetimin bu dengeyi nasıl ele alacağı, Sırbistan’ın dış politikasının önemli başlıklarından biri olacak. Öğrenci hareketinin zaferinden hareketle ülkenin hemen Batı’ya yöneleceği veya Rusya’yla ilişkilerini köklü biçimde değiştireceği sonucuna varmak için henüz yeterli veri bulunmuyor.
Balkanlar: Sırbistan’daki gelişmeler Bosna-Hersek, Kosova ve Karadağ başta olmak üzere bölge ülkelerinde yakından izlenecek. Bosna-Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti yönetimiyle ilişkiler, Kosova meselesi ve komşularla diplomatik temaslar, yeni yönetimin sınanacağı alanlar arasında yer alıyor. Belgrad’ın bölgesel uzlaşmaya, mevcut politikanın devamına veya yeni bir diplomatik çizgiye ne ölçüde ağırlık vereceği zamanla anlaşılacak.
Türkiye: Ankara ile Belgrad arasındaki ticaret, yatırımlar, ulaştırma bağlantıları ve Balkanlar’da istikrarın korunması, siyasi değişimden bağımsız olarak önemini koruyor. Türkiye açısından temel mesele, yeni yönetimle karşılıklı güvene dayalı ilişkilerin sürdürülmesi ve bölgesel barışa katkı sağlayan iş birliği kanallarının açık tutulması olacak.
Sancak Boşnakları açısından seçim: Temsil kaybı ve yeni arayışlar
Seçim sonuçlarının en dikkat çekici boyutlarından biri, Sancak’taki Boşnak siyasetinin yaşadığı temsil sorunu oldu.
Sırbistan’ın 2022 nüfus sayımına göre ülkede 153.801 Boşnak yaşıyor. Boşnak nüfusunun önemli bir bölümü Novi Pazar, Tutin ve Sjenica başta olmak üzere Sancak bölgesinde bulunuyor. Dolayısıyla ülkedeki siyasi değişimin bu topluluğun haklarına, ekonomik beklentilerine ve kurumsal temsil kapasitesine nasıl yansıyacağı özel önem taşıyor.
Seçim gecesi açıklanan projeksiyonlarda Rasim Ljajić’in “İnsanî” listesi ile SDA Sandžaka’nın birer sandalye elde etmesi öngörüldü. Usame Zukorlić’in Birleşme Hareketi listesi ise meclise girecek sandalye sayısına ulaşamadı. Böylece Boşnak siyasetinin farklı kanatlarının parlamentodaki temsil kapasitesi sınırlı kaldı.
Usame Zukorlić: “Boşnak siyaseti de zarar gördü”
“Usame Zukorlić – Birleşme Hareketi” listesinin lideri Usame Zukorlić, seçim sonuçlarının ardından yenilgiyi kabul ederek Öğrenci Listesi’ni tebrik etti. Zukorlić, seçimlerin iki büyük siyasi blok arasında derin bir kutuplaşmayla geçtiğini, bu durumun küçük siyasi hareketlerin yanı sıra Boşnak siyasetini de olumsuz etkilediğini söyledi.
Zukorlić, partisinin önceki seçimlerde başarılı olduğu sandıklarda bu kez aynı desteği göremediğini belirterek SPP seçmenlerinin önemli bölümünün Öğrenci Listesi’ne yöneldiğini ifade etti. Açıklaması, seçimdeki değişimin yalnızca iktidar ile muhalefet arasındaki rekabetten ibaret olmadığını, azınlık siyasetindeki geleneksel dengeleri de etkilediğini gösteriyor.
Bu tablonun iki yönü bulunuyor. Bir taraftan, Boşnak seçmenlerin bir bölümünün ülke çapındaki değişim talebi doğrultusunda hareket etmiş olması mümkün. Diğer taraftan, farklı Boşnak siyasi hareketlerinin parlamentoda daha güçlü ve koordineli bir temsil oluşturamaması, topluluğun özgün taleplerinin ulusal siyasette gündeme taşınmasını zorlaştırabilir.
Bununla birlikte, yalnızca seçim sonuçlarından hareketle bütün Boşnak seçmenlerin aynı siyasi tercihte bulunduğunu söylemek doğru olmaz. Kesin sonuçlar ve ayrıntılı sandık verileri, bu yönelimin boyutunu daha sağlıklı değerlendirmeye imkân verecek.
Müslümanları ne bekliyor?
Sırbistan’daki Müslümanların geleceği bakımından asıl mesele, iktidarın değişmesinden çok bu değişimin eşit vatandaşlık, din ve vicdan özgürlüğü, kültürel haklar ve ekonomik kalkınma alanlarında ne getireceğidir.
Birincisi, eşit vatandaşlık ve siyasi temsil. Yeni yönetimin Boşnaklar ve diğer azınlık topluluklarının kamu kurumlarına katılımı, ayrımcılıkla mücadele, anadilinde eğitim ve kültürel haklar konularında nasıl bir politika izleyeceği önem taşıyor. Seçim başarısı, bu hakların kendiliğinden güçleneceğini göstermiyor. Somut düzenlemeler ve uygulamalar belirleyici olacak.
İkincisi, Sancak’ın ekonomik geleceği. Novi Pazar, Tutin ve Sjenica çevresinde istihdam, altyapı, eğitim ve gençlerin gelecek beklentileri öne çıkan konular arasında. Sancak’ın kalkınması yalnızca yerel bir mesele değil; bölgesel eşitsizliklerin azaltılması ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Yeni yönetimin vaatlerinin yatırımlara ve kamu hizmetlerine ne ölçüde yansıyacağı yakından izlenmeli.
Üçüncüsü, dinî özgürlükler ve İslam birliklerinin kurumsal durumu. Sırbistan’daki Müslümanların cami hizmetleri, dinî eğitim, din görevlilerinin faaliyetleri ve İslam birliklerinin kurumsal işleyişine ilişkin meseleleri önemini koruyor. Yeni hükûmetin bütün dinî topluluklara eşit yaklaşması, mevcut hakları güvence altında tutması ve dinî kurumların faaliyetlerini hukuk çerçevesinde değerlendirmesi bekleniyor.
İslam birlikleri arasındaki kurumsal ilişkiler ve birlik arayışları da bu çerçevede ele alınmalı. Siyasi iktidardaki değişim, dinî kurumlar arasındaki meseleleri kendiliğinden çözüme kavuşturmayacaktır. Kalıcı ilerleme; karşılıklı diyalog, hukuki güvenceler ve Müslüman toplumun iradesine saygı temelinde mümkün olabilir.
Dördüncüsü, 8 Kasım’daki Boşnak Ulusal Konseyi seçimleri. Parlamento seçimlerinin hemen ardından yapılacak Boşnak Ulusal Konseyi seçimleri, Sancak’taki siyasi hareketlerin toplumsal desteğini yeniden ölçebilecek önemli bir aşama olacak. Parlamento seçimlerinde yaşanan kayıpların Boşnak siyasetinin iç dengelerine nasıl yansıyacağı, partilerin yeni dönemde nasıl konumlanacağı ve eğitim, kültür, dil gibi alanlarda nasıl bir ortak yaklaşım geliştireceği bu süreçte daha görünür hâle gelebilir.
Sonuç: Değişimin gerçek ölçüsü uygulamalar olacak
Sırbistan’daki seçimler, öğrenci hareketinin geniş bir toplumsal desteği parlamenter çoğunluğa dönüştürebildiğini ortaya koydu. Ancak yeni dönemin başarısı yalnızca iktidarın el değiştirmesiyle ölçülemeyecek. Demokratik kurumların güçlendirilmesi, yolsuzluk iddialarının aydınlatılması, ekonomik istikrarın korunması ve dış ilişkilerde öngörülebilir bir çizginin sürdürülmesi belirleyici olacak.
Sancak Boşnakları açısından ise seçimlerin ortaya çıkardığı temel soru, siyasi değişimin azınlık haklarına ve toplumsal refaha nasıl yansıyacağıdır. Boşnak siyasi hareketlerinin parlamentoda sınırlı temsil edilmesi, yeni dönemde ortak meseleler etrafında diyalog ve iş birliğinin önemini artırıyor.
Sırbistan’daki Müslümanlar için beklenti, yeni yönetimin yalnızca çoğunluğun taleplerine değil, ülkenin bütün vatandaşlarının haklarına da eşit ölçüde sahip çıkmasıdır. Din ve vicdan özgürlüğünün korunması, ayrımcılıkla mücadele, dinî kurumların hukuki güvencelerinin sürdürülmesi ve Sancak’ın ekonomik sorunlarının çözümü bu beklentinin temel unsurlarıdır.
Seçim sonuçları yeni bir siyasi sayfa açmış olabilir; fakat bu sayfanın ne ifade edeceğini, yeni yönetimin azınlıklara, dinî özgürlüklere ve komşularıyla ilişkilere dair atacağı somut adımlar gösterecek. Kesin seçim sonuçları, yeni hükûmetin oluşumu ve 8 Kasım’daki Boşnak Ulusal Konseyi seçimleri, önümüzdeki dönemin dikkatle izlenmesi gereken gelişmeleri arasında yer alıyor.
Önemli notlar
* Seçim verileri: 26 Ekim sabahı erişilebilen en güncel projeksiyonlardan biri, örneklemin yüzde 96’sı üzerinden Öğrenci Listesi için 140, Vučić’in desteklediği liste için 103 sandalye öngörüyor. Bu nedenle metinde 139-140 ve 103-104 aralıklarını kullandım; kesin sonuç olarak sunmadım.
* Boşnakların temsili: Zukorlić’in açıklaması, seçim gecesindeki kendi değerlendirmesidir; bütün Boşnak seçmenlerin davranışını tek başına kanıtlamaz.
* Dış politika: Yeni yönetimin AB, Rusya, Çin ve Türkiye politikalarındaki değişim henüz kesinleşmediğinden, metinde gerçekleşmiş bir politika değişikliği değil, izlenecek başlıklar ele alındı.
(Haber analiz: M.Tevfik Yücesoy)