- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Srebrenitsalı Bir Çocuğun Hikâyesi
Srebrenitsalı Bir Çocuğun Hikâyesi
0 dk
OSBiH Subayı ve Başarılı Bir Sporcu – “Babam Benimle Gurur Duyardı"
Haber düzenleme: M. Tevfik Yücesoy
Srebrenitsalı Mesud Selimović, Bosna-Hersek Silahlı Kuvvetleri’nde (OSBiH) subaylığa terfi ettiği gün, çocukluk hayalini gerçekleştirdiği o anı işte bu beş kelimeyle özetledi. Ne uzun cümleler kurdu ne de süslü ifadeler kullandı. Üniformasıyla paylaştığı fotoğrafın altına yazdığı bu kısa cümle, aslında bir ömrün, bir acının ve bir direnişin özeti oldu.
Mesud’un babası Sakib Selimović, Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da işlenen soykırımda katledilen 8 binden fazla Boşnak çocuk ve erkekten biriydi. Aynı trajedide dedesini, dayısını ve birçok yakın akrabasını da kaybetti. Sekiz yaşında bir çocukken annesi Hayrija, kız kardeşi Melisa ve erkek kardeşi Asim ile birlikte Srebrenitsa’dan kaçarak Tuzla’ya sığındı. Hayatına bir mülteci olarak başladı. Kız kardeşi Melisa, Srebrenitsa’dan ayrıldıktan bir yıl sonra vefat etti. Aile bugün hâlâ Tuzla’da yaşıyor.
Babası olmadan büyümek, Mesud’un hayatında silinmez izler bıraktı. Ancak o, bu eksikliği bir yıkım değil; bir diriliş vesilesi yaptı. Annesinin omuzladığı ağır yük, onun karakterini şekillendirdi. Disiplinli, sabırlı ve kararlı bir kişilik geliştirdi. Henüz genç yaşlarda kick-boksa başladı. Spor onun için sadece bir uğraş değil, aynı zamanda içindeki acıyı dönüştürdüğü bir mücadele alanıydı.
Bugün Mesud Selimović, Bosna-Hersek’in en başarılı kick-boksçularından biri olarak kabul ediliyor. Geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük kick-boks organizasyonu olan Glory ile sözleşme imzaladı. Bu, uluslararası düzeyde ulaştığı başarının en somut göstergelerinden biri oldu.
Ancak onun çocukluk hayali yalnızca sporcu olmak değildi. O, asker olmak istiyordu.
2012 yılında Bosna-Hersek Silahlı Kuvvetleri’ne katıldı. Yıllarca asker olarak görev yaptıktan sonra Aralık 2025’te subaylığa terfi etti. Terfi töreninin yapıldığı yer ise ayrı bir anlam taşıyordu: Živinice’deki Dubrave Kışlası. Çünkü Mesud, Temmuz 1995’te, Srebrenitsa’dan kaçan sekiz yaşındaki bir mülteci çocuk olarak ilk kez bu kışlanın avlusuna adım atmıştı. Aradan otuz yıl geçti. Aynı yerde bu kez bir subay olarak, üniformasıyla dimdik duruyordu.
“Çocukluk hayalim asker olmaktı ve bu hayalim gerçekleşti,” diyor.
Babası hafızasında hep üniformasıyla yer etmiş. Onu başka türlü hatırlamıyor. Bu yüzden askerliğe olan sevgisi, sadece bir meslek tercihi değil; aynı zamanda bir hatıranın, bir özlemin devamı.
“Babam çok eksikti,” diyor. “Bugün kendi çocuğum var. Onun bensiz büyümesini düşünmek bile ağır. Annem bütün yükü tek başına taşıdı.”
Babasının mezarı Potoçari Anıt Mezarlığı’nda. Srebrenitsa ile bağı hiç kopmamış. “Orası beni hep çağırıyor,” diyor. “Babamı, dedemi, dayımı ziyaret ediyorum.”
Subaylığa terfi ettiği gün, hayatının en mutlu günüydü. Sevdikleri yanındaydı ama aklı hep babasındaydı. Sosyal medyada uzun yazılar yazmak yerine yalnızca şunu paylaştı: “Benimle gurur duyardı.” Ona göre bu cümle her şeyi anlatıyordu.
Bu söz, sadece kendi hikâyesi değildi. Anne ya da babasını kaybetmiş bütün çocuklara da bir mesajdı: Mücadele edin. Vazgeçmeyin. Bir yerlerde, sizi gururla izleyenler var.
Mesud için üniforma yalnızca bir kıyafet değil; bir sembol. “Bu üniforma savunmanın sembolüdür,” diyor. “Bosna-Hersek’in egemenliğini ve bütünlüğünü savunacağıma dair ettiğim yeminin arkasındayım.”
Bir Srebrenitsalı olarak, yok edilmek istenmiş bir halkın evladı olarak bugün devletine subay olarak hizmet etmek, onun için tarifsiz bir onur.
Spor ile askerliği birbirinden ayrı görmüyor. “Kick-boks bana güçlü kalmayı öğretti,” diyor. “En sert darbeleri almayı ve ayağa kalkmayı…”
Şimdi Almanya’nın Darmstadt kentinde düzenlenecek olan prestijli Super Cup Kickboxing turnuvasına hazırlanıyor. 14 Şubat’ta Bosna-Hersek kafilesinin başında ringe çıkacak.
Gençlere mesajı ise net:
“Asla vazgeçmeyin. Zihninizde koyduğunuz hedefe ulaşabilirsiniz. Engel yoktur; kararlılık vardır. Mesele ne kadar güçlü olduğunuz ve o yolda ne kadar yürümeye hazır olduğunuzdur. Anahtar ise kazanan zihniyettir.”
Srebrenitsa’dan bir mülteci çocuğun hikâyesi bu.
Acının içinden doğan bir direnişin…
Bir evladın babasına verdiği sessiz sözün…
Ve beş kelimeye sığan bir hayatın hikâyesi:
“Benimle gurur duyardı.”
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor