Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 87km2'si tarımsal sulanabilir niteliktedir. Yanlış sulama ve kontrolsüz yeraltı kaynaklarından (akiferler) su çekimine dayalı tuzlanma sıkıntılarımız bulunmaktadır. ''Su Temini Projesi'' ile KKTC'ne getirilen suyun yönetimi konusu büyük bir önem taşımaktadır. Keşke son bir yıldır yaşanmakta olan tartışmalar, ''Su Temini Projesi'nin'' 2008'de fizibilite çalışmaları başladığı andan itibaren yapılsa idi. Gerekli yasa ve tüzükler ilk günden hazırlanabilse, KKTC Su İşleri Dairesinde çalışacak yöneticiler ve ilgili diğer tüm personel temin edilerek TC Devlet Su İşleri'nde (DSİ) tecrübe edinmesi ve projenin her safhasında aktif olarak görev alması sağlansa idi, bence bugün durumumuz daha başka olurdu diye düşünüyorum. KKTC'ye yılda 75 milyon m3 su gelecek, bu suyun yarısının içme ve kullanma suyuna, diğer yarısının da sulama suyuna tahsis edileceği belirtilmektedir.
Geçen ay Ankara'da Su Politikaları Derneği başkanı Dursun Yıldız ile sohbet etme imkanı buldum. Yıldız, ''Su Temini Projesi'ni'' yönetim olarak yakından takip ettiklerini ifade ederek, su yönetiminin esas olarak kalkınmanın bir parçası olduğunu, hangi kalkınma modeli seçilirse su kaynaklarının da ona göre planlanması gerektiğini, iklim değişimi dahil birçok etkinin dikkate alınarak çok kapsamlı analiz ve model çalışmalarına ve bilinçli bir su yönetimine ihtiyaç duyacağımızı belirtmişti. Bende bugün doğru su yönetimi politikası belirleyemememiz halinde Gap projesinde ortaya çıkan tuzlanma ve diğer risklere dikkat çekmek istiyorum.
SU YÖNETİMİNDE; GAP ÖRNEĞİ
Su, hayat verdiği toprakta aşırı kullanılırsa, yanlış sulama teknikleri ile tuzlu yeraltı suyunun yükselmesine, böylece tuzun toprağın üst tabakalarına taşınmasına yol açar. Zamanla su buharlaşır ve sulama suyunda bulunan düşük miktarlardaki tuzlar toprakta birikmeye başlar.
Her zaman daha fazla suyun, daha fazla ürün manasına gelmediği, GAP sulama projesinde ortaya çıkan problemlerde görülmüştür. Kurak bölgelerde toprağa, ihtiyacından fazla su vermek, sulama suyunu gereğinden fazla kullanmak, verim artışına değil, problemlere yol açmıştır. GAP'ın sulamaya açılması ile birlikte yapılan yanlış sulama yönetiminden dolayı binlerce hektar alan tuzlanarak çoraklaşmıştır. Tuzlanma konusuna karşı bu anlamda çok dikkatli olmalıyız. Uzmanlar tuzlanma tehlikesine karşı tedbir olarak drenaj sistemlerinin kurulmasını önermektedir. Biz drenaj sistemleri konusunda ne durumdayız?
Sulu tarım için ülkemizin ekolojik yapısı, iklimi, yer altı su kaynakları ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en uygun ürün yelpazesi tespit edilmelidir. Tarım Bakanlığı, çiftçiler ve bu alandaki uzmanlar, su yönetimi konusunda bence geç olmadan bir an önce çalışmaya başlayarak en uygun strateji ve hedefleri belirlemelidirler.
Kaynak : Milliyet Gazetesi