- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- SUSKUNLUK ÇÖZÜM DEĞİL
SUSKUNLUK ÇÖZÜM DEĞİL
0 dk
*Dodik’in tehlikeli oyunu: Boşnakların “tarihsel antisemitizmi” yalanı üzerinden Trump ve İsrail’e köprü kurma çabası*
Yazan: Belmin Herić
Haber düzenleme: M.Tevfik Yücesoy
Siyasi puanların viral bir tweet hızında toplandığı, gerçeklerin ise sansasyon karşısında çoğu zaman kaybettiği bir dünyada, Milorad Dodik yeni bir cephe açtı. Bu kez hedef, Boşnak halkının İkinci Dünya Savaşı’ndaki tarihsel rolü.
Donja Gradina’dan Washington’a kadar uzanan açıklamalarında Republika Srpska lideri Dodik, sistemli bir tarihsel revizyonizm yürütüyor. Amaç açık:
Boşnaklara tarihsel antisemitizm suçlaması yüklemek, onları Nazi mirasıyla ilişkilendirmek ve nihayetinde günümüz Boşnaklarını modern bir güvenlik tehdidi, hatta IŞİD benzeri bir yapı gibi göstermek.
Bu iddialar ciddi tarihçiler için “inanılır gibi değil” kategorisine girse de, bu stratejiyi görmezden gelmek Bosna yanlısı siyaset ve entelektüeller için lüks değil.
“Hiç gitmediği yere geri gönderilmek”: Saraybosna Hagadası meselesi
Yakın zamanda Dodik, Isaac Herzog’a Sarajevo Haggadah’ın “İsrail’e geri verilmesini” önereceğini söyledi. Ona göre bu eser “siyasi amaçlarla kullanılıyor” ve Saraybosna’ya ait değil.
Sorun şu ki bu iddia temel tarihsel gerçeklerle çelişiyor.
Saraybosna Hagadası:
•Ortaçağ İspanya’sında hazırlanmış Sefarad el yazmasıdır
. 1894 yılında Saraybosna’daki Koen ailesinden yasal olarak satın alınmıştır
•Bosna Hersek devletine ait kültürel mirastır
Bu eser BH müzesi (Zemaljski muzej Bosne i Hercegovine)’nin en değerli parçalarından biridir ve çok kültürlü Saraybosna’nın sembolü sayılır.
Dolayısıyla Hagada hiçbir zaman İsrail’de bulunmadı ki “geri verilsin”.
Ancak Dodik’in amacı tarih tartışması değil. Strateji şu mesajı vermek:
“Yahudi mirasını koruyan biziz; Müslüman Saraybosna ise bunu siyasete alet ediyor.”
Bu iddianın ironisi ise şurada:
II. Dünya Savaşı sırasında Derviş Korkut gibi Boşnaklar Hagada’yı Nazilerden saklayarak kurtarmış, hatta bazı Müslüman aileler onu camilerde ve evlerde gizlemiştir.
Washington çıkışı: Hitler, kamplar ve çocuklar
Dodik’in ABD’de yaptığı açıklamalar ise çok daha ağır.
Washington’da verdiği röportajda şunları söyledi:
•“Bosnalı Müslümanlar İran’ın müttefikidir.”
•“İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler’in tarafındaydılar.”
•“Benim halkım için toplama kampları kurdular.”
•“45.000 çocuk bu kamplarda öldü.”
Bu noktada revizyonizm açık bir tarihsel çarpıtmaya dönüşüyor.
Gerçekler:
•Bosna’daki tüm toplama kampları Hırvat (Independent State of Croatia/NDH) yönetimindeydi
•Bu kamplar Jasenovac Concentration Camp sistemi dahil olmak üzere Ustaşa rejimi tarafından yönetildi
•Boşnakların kurumsal bir siyasi gücü veya kamp yönetimi yoktu
Boşnaklara kolektif suç yüklemek hem tarihsel olarak temelsiz, hem de tehlikeli.
Eğer aynı mantık uygulanacak olursa şu sorular ortaya çıkar:
•Milan Nedić ve Dimitrije Ljotić nedeniyle tüm Sırplar suçlanabilir mi?
•Çünkü Nazi işbirlikçisi yönetimleri Belgrad’ı Avrupa’daki ilk “Judenfrei” şehirlerden biri yaptı.
Elbette hayır.
II. Dünya Savaşı’nın temel ayrımı milletler arasında değil,
faşizm ile antifasizm arasındaydı.
1941 Müslüman Rezolüsyonları: Unutturulan gerçek
Dodik’in özellikle görmezden geldiği bir gerçek var.
1941’de Bosna’nın birçok şehrinde yayımlanan “Müslüman Rezolüsyonları”.
Bu bildiriler:
•Saraybosna
•Banja Luka
•Mostar
•Tuzla
•Prijedor şehirlerinde Boşnak dinî ve entelektüel liderler tarafından imzalandı.
Bu metinler:
•Ustaşa zulmünü
•Sırplara ve Yahudilere yönelik katliamları açık şekilde kınadı.
Örneğin:
•Tuzla müftüsü Muhamed Kurt bir Ortodoks kilisesinin yakılmasını engelledi
•Derviš Korkut ve Mustafa Hardaga gibi kişiler Yahudileri kurtardı
Bu örnekler tesadüf değil, örgütlü bir ahlaki duruştu.
Bu nedenle “Boşnaklar çocuk kampları kurdu” demek yalnızca bir yalan değil, medeniyet dışı bir iftiradır.
Neden yapıyor? Trump, Hamas ve “Hristiyan kalesi” söylemi
Dodik için tarih bir gerçek değil, siyasi araçtır.
Stratejisi küresel siyasi iklime dayanıyor:
•Batı’da yükselen İslamofobi
•Ortadoğu’daki savaş
•sağ popülizmin yükselişi
Dodik bu atmosferde kendisini:
•“Hristiyan Avrupa’nın savunucusu”
•“Batı medeniyetinin kalesi” olarak sunmaya çalışıyor.
Bu nedenle Boşnakları:
•Hamas
•radikal İslam
•Nazizm ile ilişkilendiren bir söylem kuruyor.
Hatta geçen yıl Donja Gradina’da şunu söyledi:“Bosna’daki Müslümanlarla Hamas arasında fark yok.”
Bu mesajın hedefi Washington ve Tel Aviv.
Mesaj şu:
“Bosna başarısız bir devlettir çünkü içinde terörist Müslümanlar var. Bu yüzden Republika Srpska bağımsız olmalı veya Sırbistan ile birleşmelidir.”
Sessizlik tehlikelidir
Saraybosna’da birçok kişi Dodik’in sözlerini “saçmalık” olarak görüp geçebilir.
Fakat günümüz dünyasında:
Gerçek otomatik olarak kazanmaz.
Eğer bir siyasetçi Washington’da:
“Bosnalı Müslümanlar çocuk kampları kurdu” der ve kimse buna güçlü bir şekilde karşı çıkmazsa, yalan zamanla gerçek gibi algılanabilir.
Uluslararası siyasette çoğu zaman algı gerçeklerden daha güçlüdür.
Sözün özü:
Bu revizyonizm yalnızca tarih tartışması değildir.
Amaç, 1990’lardaki saldırgan ile kurbanı eşitlemek
- 1940’lardaki faşizm suçunu Boşnaklara yüklemek
Bu yüzden tarihçiler, siyasetçiler, diplomatlar ve medya sürekli şu gerçekleri hatırlatmalıdır:
- Boşnakların kurtardığı Sarajevo Haggadah
- 1941 Müslüman Rezolüsyonları
- Bosna’daki güçlü antifaşist direniş
Çünkü:
Gerçek kendi kendini savunamaz.
Onu savunacak bilgili, kararlı ve cesur seslere ihtiyaç vardır. Washington’dan Brüksel’e kadar.
Aksi halde geçmiş kaybedilirse, gelecek de tehlikeye girer.
Yorumlar (0)
Son Haberler
Tüm Haberler
Çoğunlukta Siyasi İrade Eksikliği Var, VV Mutlak İktidar İstiyor
7 Mart, Dilimiz Sayesinde Ayakta Kalan Ulusumuzun Ruhunun Bayramıdır
İran’daki Savaş Kosova Ekonomisini Nasıl Etkiliyor?