- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- TARİHSEL VE GERÇEKLER IŞIĞINDA KOSOVA’DA TÜRKÇE EĞİTİMİN 75. YILDÖNÜMÜ
TARİHSEL VE GERÇEKLER IŞIĞINDA KOSOVA’DA TÜRKÇE EĞİTİMİN 75. YILDÖNÜMÜ
0 dk
Kosova’da Türkçe Eğitimin Amaçları, Önemi ve Öğretmenlerimizin Eğitime Katkıları
Raif VIRMİÇA
Dünyada, kuruluşundan günümüze kadar yaşayan insanlar, kendilerini hep konuştukları dille ifade ederek iletişim içinde bulunmuşlardır. Konuştukları dil onların duygu, düşünce ve hayalini yansıyan bir ayna olarak, o halkın maddi ve manevi değerlerinin kuşaktan kuşağa da taşıyıcısı olmuştur ve zaman boyunca o insan topluluğuna ulus kimliğini kazandırmıştır. Dil o toplumun en ehemmiyetli ve en değerli unsuru olmakla ona sahip çıkmanın da o halkın en ehemmiyetli milli vazifelerinden biri olmuştur.
Dile sahip çıkmanın yolu o dilin bütün kurallarını öğrenmekten geçer. Onun için her insanın eğitim ve öğretimde kazanması gereken ilk meziyet, ana dilini doğru kullanmasıdır. Bunu da başarması için insanın konuştuğu yani ana dilinde eğitim görmesi şart olarak ortaya çıkmıştır. Her ulusun bir dili vardır ve buna da ana dili denir. Türk halkının da ana dili Türk dilidir yani Türkçedir. Kosova Türk toplumunun da en önemli unsuru Türk dilidir ve bu dilde yapılan eğitim ve öğretimdir. Dolayısıyla bugün Kosova’da yaşamakta olan Türklerin, etkin bir yaşamı elden bırakmadan sürdürmek, Türkçemizi dilden dile yaşatmak ve eğitimimizle birlikte daha da zahir kılmak ve tahkim etmek, bu halkın geçmişten geleceğe taşıdığı hususiyetlerinden en önemlisidir. Bizi biz kılan bu iki varlığımız, diğer edinimlerimizle birlikte yaşamımızın kopmayan parçaları olmakla birlikte, bu topraklarda geleceğimizi ve mevcudiyetimizi belirleyecek ve yaşatacak en önemli ve en değerli unsurlarımızdan biridir.
Bu ve saymadığımız diğer faaliyetler sayesinde bugün Kosova’da Osmanlı medeniyetinin devamını oluşturan ve her şeyi ile bu topraklarda eğitimini ve Türklüğü yaşatan Türkler, buralarda yaşayan diğer halklarla kurmuş olduğu irtibatlarda da kendini göstermiş ve kendi benliğini korumakta örnek bir millet olmuştur. Eskiden olduğu gibi, bugünde bu varlıklarımızla topluma karşı görüşümüz, ahlakımız, yaşam tarzımız, kültürümüz ve benliğimiz geniş çevreye yayılarak, yaşadığımız bu topraklarda yüzyıllar öncesi vurulan Türk damgası hala korunmaktadır.
Türk halkının tarihten gelen bu bilinci her ne kadar gizlenmeye çalışılmışsa da, 1951 yılında Türklerin resmi olarak yeniden sahneye çıkmasıyla Kosova, burada yaşamakta olan diğer halklar gibi Türklerin de yurdu olduğu inkâr edilemez bir duruma gelmiştir. Kosova Türklüğü 39 yıl süren bu kopukluğa rağmen, başta eğitimiyle, okullarıyla ve diğer edinimleriyle kendi varlığını devam ettirmeye ve günümüze kadar dimdik ayakta tutmaya başarmıştır.
Kosova’da Türkçe eğitim 1951 yılının Nisan-Mayıs aylarında Prizren, Priştine, Mitroviça, Gilan, İpek Vıçıtırın, Mamuşa ve Doburçan’da Türklerin Arnavutça eğitim gördükleri sınıflardan Türkçe açılan aynı sınıflara geçiş yapmalarıyla ve Türk dilinde yeni birinci sınıfların açılmasıyla başlamıştır ve bugüne kadar aynı yerlerde, İpek hariç, devam ederek ayakta dimdik durmaya başarmıştır. 75 yıllık bu onur dolu zaman diliminde bu eğitimden binlerce öğrenci eğitim görmüş, yüzlerce öğretmenimiz de çalışarak büyük emekler sarf etmişlerdir.
75 yıl eğitim çalışmalarımızı bu gelişmelerin ışığı altında değerlendirirken, Kosova’daki Türk varlığını ve Türk eğitimini öğrenci, öğretmen ve okul sayısıyla değerlendirmem benim için öteden beri başvurduğum bir yöntem olmuştur. Bir yandan Kosova’da Türkçe eğitimin, önemini ve amaçlarını olay, kişi ve zaman üçgeni muhtevasında verilere dayanarak dile getirirken, diğer yandan Kosova’da Türkçe eğitimin yerini de dile getirerek, bu topraklarda Türkçe eğitimin bu günlere ve seviyeye varmasında büyük katkısı olan öğretmenlerimize ve eğitim uzmanlarının da katkılarının olduğunu vurgularken, Kosova’da Türkçe eğitimin ehemmiyeti ve amaçlarıyla mütedair mütalaa ve görüşlerimi teşhir etmeye çalışacağım
Eğitim, hem bireyler olarak yüksek bir yaşam düzeyin elde etmenin, hem de toplum olarak gelişmenin ve ilerlemenin belli bir düzeye ulaşmasında başlıca yoludur. Eğitim, ailede başlar, okulda iş yerinde ve sokakta sürer. Ancak günümüzde eğitim denilince okulda verilen eğitim akla gelmektedir. Dolayısıyla okul, eğitim kurumlarından ve eğitimin sistemleştirildiği en önemli kurumlardan biridir. Kapsamlı bir olay olan eğitim, okul dışında, okul öncesinde ve okul sonrasında insan yaşantısının sürdüğü tüm zamanlarda ve alanlarda sürüp gider. Eğitim süreklidir ve öğrenmenin yeri ve zamanı yoktur. Eğitim dinamiktir, sosyal, kültürel, politik, ekonomik, bilimsel ve teknik gelişmeleri de etkiler. Eğitim aynı zamanda ulusal bir nitelik taşır. Bireyin içinde yaşadığı ulusun ilgi ve ihtiyaçları, eğitimi yönlendirir. Ulusal kalkınmanın en önemli unsuru olan insan gücü, eğitim yoluyla sağlanabilir, eğitim bireyleri ise ulusal amaçlar doğrultusunda yetiştirir.
Kosova’da Türkçe eğitim amaçları Kosova’da yaşayan diğer halkları gibi Türklerin de milli birliğin sağlanmasına, Kosova’da yaşayan diğer halklarla toplumda yerini almak ve ulaşılan eğitim seviyesiyle bu topluma yararlı olmaktır. Kosova’da Türkçe eğitimin 1951 yılından başlayarak günümüze kadar çeşitli dönemlerden ve eğitim sistemlerinden geçtiğini göz önünde bulundurursak, bu zaman diliminde Kosova’daki Türkçe eğitimin iniş ve yükseliş yanı sıra ilerleme ve duraklama durumlarının da olduğunu söylemek gerekir.
Böyle bir gelişmede olan eğitimimiz bu topraklarda yaşayan soydaşlarımıza Türk özelliklerini, aklını kullanmasını, yurttaşlık bilincini, erdemli ve ilkeli olmanın anlamını, yaşam tadını ve toplumda örnek olmasını öğretmiştir. Bu eğitim sürecinde en az sekiz yıllık ilköğrenime, çoğu insanımız da ortaokul ve yeterince bir sayı yüksek ve üniversite öğrenimine sahip olmakla eğitim seviyemizi daha yükseklere ulaştırarak memnun edici başarılar kaydedilmiştir. Bu başarıların elde edilmesi için, en başta Türk halkının birlik ve beraberlik içinde yetişmesi, gelişmesi ve her yönlü mücadelede bulunmasıdır. Tabi ki bu başarıların elde edilmesi de pek kolay olmamıştır, zira Türk dili üzere yapılan öğrenimde beliriveren aksaklıkların zamanında giderilmemesi ve bazı sorunların ve yalanışlıkların hala devam etmesi Kosova’daki Türkçe eğitimin daha yüksek boyutlara ulaşmasında engeller yaratmıştır. Bütün bu durumlara rağmen Kosova Türk insanı bu engelleri aşarak çağdaş bir eğitimden geçme fırsatını yakalamıştır ve bugüne kadar bu ortam içinde büyük başarılar elde etmiştir denilebilir.
Eğitimimiz bizleri birinci sınıftan mezun olduğumuz son sınıfa kadar, bu masum, göz gönlü kirlenmemiş, çocuk ve öğrenci sevgisiyle dopdolu olan bu yolda, bilgiyi ve bilginin bütün unsurlarını aşılamış, devam ettirmek için bunca yıl çocuklarımıza bütünleşmede gayret gösterip, hiçbir zaman ondan ayrı kalmayarak bu dereceye kadar ulaşa bildirmiş ve her öğretmen ve öğrencinin malı olmuştur. Zira hedefi, aracı olan öğretmenlerin sayesinde öğrencilerimize yeni şeyler öğretmek dışında onu eğitmek, onu doğru yola yönlendirmektir. Yapılan yenilik ve etkinliklerle bunca yıl öğrencimizi hep ileriye dönük olarak, uyanık, basiretli, düşünce ve aklını kullanıp durumda tutmayı amaç edinmiştir. Fakat kimi zaman haksızlıklarla yozlaşan toplumda bu yolculuğunda kimi zor günlerin ve duraklanmaları da olduğu bir gerçektir. Bu yolda bunca yıl yapılan faaliyetlerle, seçilen hedef ve gayretlerle ürünlerin de daha da yükseklere gittiği bir gerçektir ve varlığımızın en önemli simgesi olmaya devam etmiştir.
Bugün eğitimimiz sayesinde sadece bu alanda değil, yaşamın her alanındaki gelişmelerle dürüst bir şekilde geleceğimizin umudu olan çocuklarımızın sağlıklı, dürüst ve toplumda örnek kişiler olmaları yönünde sunmaya özen gösterilmiştir. Zira Kosova’daki Türkçe eğitim dünden değil, yüzyıllar öncesi bu topraklarda vurulan Türk damgasının koruyucusu ve gelecekte de devamının en önemli unsurudur. Dolayısıyla bunun hiç kimse tarafından inkâr etmesine izin vermemeliyiz, sayımız az da olsa bu topraklarda oynadığımız rolün çok büyük olduğunu asla unutmamalıyız.
Kosova Türk halkı eğitimdeki başarının doruğunu, 1999 Kosova Savaşı sonrası, öğrencilerimizin büyük bir bölümünün, Büyük Öğrenci Projesi aracılığıyla, ana ülkemiz Türkiye’de eğitim görmesi ve Kosova’ya dönüp Türkçe eğitimin devamlılığına ve daha da gelişmesine katkı sunarak bu eğitimin daha yüksek bir seviyeye ulaşmasıdır.
Kosova’da, 11 ilkokulda, 7 lisede, Prizren Öğretmen Fakültesinde, Türkoloji Bölümünde ve Türkiye’de toplam olarak yaklaşık 6700 kadar öğrencimiz Türk dilinde öğrenim görmektedir. Bu sayı sadece bura Türk halkı için değil genel olarak Kosova için de büyük ehemmiyet taşımaktadır. Böylelikle Kosova ve Kosova’da yaşamakta olan Türk halkının geleceğinde büyük bir potansiyeli oluşturan bu gücün, devamlılığı için sadece okuyanlara değil, Kosova Hükümetine, Kosova’da etkinlik gösteren diğer kuruluş ve kurumlara ve anavatanımız Türkiye’ye de görev düşmektedir. Bu gücü böyle bir sayıda ve seviyede tutmak için tabii ki en büyük görev Kosova’da yaşamakta olan Türk halkına düşmektedir. Zira öğrenci sayısının artırılması ve eğitim seviyesinin daha yüksek bir seviyeye ulaştırması için burada yaşamakta olan her Türkün milli görevidir ve hiçbir Türk bu milli görev dışında kalmamalıdır.
Kosova Türkçe eğitiminde mevcut olan bütün sıkıntılara rağmen, bugüne kadar elde edilen başarıların, bilhassa son dönemlerde, memnun edici olduğunu tefhim etmek gerekir. Gayemiz bu başarıyı daha yüksek bir seviyeye ulaştırmak, mevcut olan engelleri ve sorunları aşmakla çocuklarımıza ve toplumumuza iyi bir gelecek sağlamaktır. Tabi ki bu engellerin aşılmasında ve çözülmesinde manevi destek dışında maddi desteğin yanı sıra sadece Türkiye’de değil, Kosova Eğitim Sisteminde de Türk öğrencilerinin eşit haklı düzeyde eğitim görmeleri için imkânların sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmek için, sadece bu topluluk içinde faal gösteren kurumlara değil, Türkiye Cumhuriyetine ve Kosova’da mevcut olan bütün organ, örgüt ve diğer kurumlara da önemli görevler düşmektedir.
Kosova Eğitim sistemi muhtevasında yer alan Türkçe eğitimde cereyan eden bu ve diğer sorunların çözümlenmesinde yukarıda anılan kurum ve organlar yanı sıra eğitim konusunda yetkili olan Kosova Türk Öğretmenler Derneğine de büyük vazife düşmektedir. Uzun zamandan beri Kosova Türk Öğretmenler derneğinin Türkçe eğitimde mevcut olan çoğu eğitim sorunların giderilme yönünde kuruluşundan günümüze kadar var gücüyle büyük bir etkinlik içinde bulunduğu bir gerçektir. Lakin Kosova Türk Öğretmenler Derneği, devlet dışı bir kuruluş olduğundan dolayı, önemli olan çoğu sorunların çözümlenmesi bu derneğin yetkisini aşmaktadır derken, derneğin özel finansı kaynağı ve siyasi bir gücü yoktur. Bu yüzden çoğu sorunların yetki dışı mevzu üzerinde cereyan etmesi, derneğin faaliyetlerinde büyük güçlükler yaratmaktadır. Bütün bu sıkıntılara rağmen, Kosova Türk Öğretmenler Derneği, nizamname ile tabi olan yetkisi çerçevesinde ileriki dönemde ona düşen görevleri yerine getirmek için elinden geleni yapacağına inanmaktayız.
Kosova’da Türkçe eğitimin bu günlere ve bu seviyeye ulaşmasında tabi ki en büyük pay 1951 yılından 2026 yılına kadar bu eğitimde çalışan öğretmenlerimize düşmektedir. Bütün öğretmenlerimiz emekli oluncaya kadar yapmış oldukları öğretmen göreviyle ve diğer faaliyetleriyle hem kendini geliştirmiş hem de öğrencilerinin iyi bir eğitimden geçmelerini sağlamışlardır. Öğretmenlerimiz eğitim hayatında Türk öğrencisinin ve genelde Türk bireyinin çağdaş yaşamla ilgisi olan her önemli konusunu veya olayını ele alan ve öğrencilerine aktaranlardan biridir. Her öğretmen kişiliğinin özel sırlarını bile açıklayabilmek için kendinde güç bulmuş ve her zaman çeşitli yanıtlar ve yenilikler peşinden koşmuştur. Onlar bütün yaşamı boyunca eğitimi, ilimi ve bilgiyi ön plana atıp, insan kişiliğinin ancak bu unsurlar içinde gelişmesini sağlamak amacıyla yenilikler peşinden koşarak, Türk bireyini topluma yararlı olarak yetiştirmek gereğini duymuştur.
Öğretmenlik mesleğinin bugün dünyada en kutsal ve en zor mesleklerden biri olduğunu da vurgularken, öğretmenlerimiz bu kutsallığı yeryüzünün en değerli varlığını yani Allah’ın yarattığı insanı yetiştirmeden daha kutsal ne olabilir diye ifadesini kullanarak, dünyada iyi insan yetiştirmenin en zor işlerden birinin de olduğunu tefhim ederek, bu sürecin pek kolay olmadığı bilincinin de farkındadırlar. Öğretmenlerimiz işlenmemiş bir maden gibi olan bizlerin beyinlerini büyük emekle işleyen, bizlere doğruyu ve yanlışı gösteren insan olarak, her zaman başarıya giden öğrencinin yolculuğunda bir rehber olmuştur. Hem ilim hem de ahlak yönünden kişinin yükselmesinde basamak olmuş, gül yetiştirmek için toprak, su ve hava olmuştur.
Öğretmenlerimiz eğittikleri öğrencilerine güç ve moral vererek, hiç kimseye muhtaç olmamak için hayatlarının büyük bir bölümünü çocuklara adamış ve onları örnek bir kişi yapmak için çaba sarf eden bir hizmetkâr olmuştur. Öğretmenlerimizin gayesi çocuklarımızı yani öğrencilerini mutlu, güçlü, onurlu, mütevazı ve saygı gösterilen insanlar olarak yaratmaktır. Öğrenciler öğretmen için sevilen değil, en çok sevilen kişiler olmalıdır. Öğretmen, bir annenin yavrusuna olan merhameti gibi, öğrencileri merhamet eder, saygı gösterir, yardım eder ve hiçbirini incitmez. İyi bir öğretmenin sınıfında her zaman sevgi, saygı, hoşgörü, güzellik ve çalışmak vardır. Dolayısıyla bu özellikler içinde öğretmenin nesilden nesle yetiştirdiği öğrencilerinin çoğunun ulaştıkları başarılara kuşkusuz en büyük payı öğretmendir. Öğretmenlerimiz bizlere okumanın, bilginin ve Türkçemizin, rengini, tadını, içtenliğini ve bütün zenginliğini aşılamış, bizlerde Türklüğün ve Türk kalmanın köklerini dikerek bizleri topluma yararlı bir kişi olarak yetiştirmek için çaba sarf etmiştir.
Öğretmenlerimiz her zaman bizlerde Türk benliğinin, eğitiminin ve biliminin geliştirilmesine özen göstererek, bizleri geleceğe güvenle bakmamıza neden olmuştur. Bu yüzden, bugün her alanda etkinlik gösteren soydaşlarımız ana dilinde bu unsurlarımızı sergileme ve geliştirme özgürlüğünü yaşamaktadır. Bu özgürlükte eğitimimiz bizlere insan olmayı, aklını kullanmayı, erdemli ve ilkesel olmanın anlamını, yaşamın tadını ve toplumda örnek olmayı ve doğru yolda yürüme ve gelişmelerimizi sağlamıştır.
Eğitimimiz 1951'lerden sonra bu topraklarda yetişen insanlarımıza Türklüğün ve Türkçemizin bayrağını dalgalandırmalarını duygu ve beceri aşısını aşılamış, bu amaçta hizmeti en kutsal ve onurlu bir görev olarak bildirmiştir. Dolayısıyla bu yörelerde biz Türklerin sayıca az olmamıza rağmen, çoğu alanlarda kendini ispatlamış bir halk olarak kendine güvenmeyi öğreterek bizleri ve gururumuzu bu seviyeye ulaştırmıştır.
Eğitimimiz bu 75 onur dolu yılı muhtevasında ilim ve eğitim alanı dışında bizlere Türk benliği nasıl savunulur, gelenek ve görenekler nasıl yaşatılır, kültür sanat alanında yeniliklere nasıl ulaşılır, dostluk ve kardeşlik rüzgârları nasıl estirilir diye yansıtmıştır. Bunun böyle olması için bizlere, sevgi ve hoşgörü olan bir toplumda kötülüklere yer yoktur diyerek biz Türklerin barışçıl olduğumuzu ve öyle de kalmamızı öğretmiştir. Zaten 75 yıllık bir dönemde, toplumsal-ekonomik ve sosyal-politik koşulları içinde gelişen eğitimimiz ve bu eğitimden yetişen çoğu insanımız her türlü kültürel ve maddi değerler içinde yer almakla kendini ispatlamış, büyük bir ölçüde buralarda yaşamakta olan Türk halkının da mevcudiyetini kanıtlamıştır.
Bunca yıl Türk eğitiminin ürünü olan tüm bu edinimlerimiz ve kültürümüz bizlerle tatbik edilerek, buralarda eskiden kalan yenisi de dâhil Türklük devam edilmektedir. Eskiden olduğu gibi, şimdi de eğitimimiz ve diğer edinimlerimiz sayesinde topluma karşı görüşümüz, ahlakımız, yaşam tarzımız, zevkimiz, anlayışımız yanı sıra atalarımızdan kalan örf, adet, gelenek, görenek ve tek sözle kültürümüz ve benliğimiz geniş bir çevreye yayılarak, yaşadığımız bu topraklarda yüzyıllar öncesi vurulan Türk damgası hala korunmaktadır ve ileride de korunacaktır.
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor