- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Tehlikenin farkında mısınız? Ayhan Demir
Tehlikenin farkında mısınız? Ayhan Demir
0 dk
Avrupa'nın en genç ülkesi Kosova, oldukça sıkıntılı günler yaşıyor.
Merkez Bankası raporuna göre, Eylül 2014 itibariyle, ülkenin dış brüt borcu 1.69
milyar Euro. Bu miktarın yüzde 23'ü kamu borcu.
Resmi işsizlik oranı yüzde 30'lar seviyesinde. Ancak gerçek işsizlik, yüzde 50'nin
üzerinde.
İş bulsanız da pek bir şey değişmiyor. Kosova İstatistik Kurumu verilerine göre;
asgari ücret 130-170 Euro ve kamu sektöründeki ortalama aylık 370 Euro. Kosova
İşletmeler İttifakı'na göre, özel sektördeki ücretler de 320 Euro civarında.
Seçim kampanyalarında dile getirilen "kamu çalışanlarına yüzde 25 zam" vaadi, 2015
yılı bütçesinde unutuldu.
Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle, üniversite öncesi
okullardaki eğitimciler, sık sık greve gidiyorlar. Sağlık çalışanları da, greve gittiler.
Yüksek elektrik fiyatlarından bunalan, soluğu Kosova Elektrik Dağıtım Şirketi önünde
alıyor. Soyunanlar, feryat edenler, binayı işgal etmek isteyenler... Ne arasanız var.
Eminim, şunu soruyorsunuz: İşsizliğin bu kadar yüksek, gelirin bu kadar düşük
olduğu Kosova'da, insanlar nasıl geçiniyorlar?..
Halkın ve ülkenin önemli gelir kaynağı, diasporadan gelen paralar. Kosovalıların
yüzde 40'nın, ülke dışında çalışan en az bir yakını var. 2014 yılının ilk dokuz ayında
diasporadan 505 milyon Euro geldi. Son on yılda ise yaklaşık 6 milyar Euro geldi.
Elbette, Kosova'nın tek sorunu ekonomi değil. Tam bağımsızlık ve tanınma süreci
hala tamamlanamadı.
Quint yani beşli olarak tabir edilen ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya
Büyükelçileri, Kosova siyasetinde oldukça etkinler. Büyükelçilik binaları, parti genel
merkezlerinden farksız.
9 Haziran 2014'daki parlamento seçimleri ve hükümet kurma çalışmalarında, bu
etkinliği fazlasıyla hissettik. Hissetmeye de devam ediyoruz.
Bugünlerde, hem Kosova sokakları hem de Kosova siyaseti oldukça hareketli. Ve
muhteşem beşli, ardı ardına, açıklamalarda bulunuyor.
Yetmiyor, Başbakan ve muhalefet liderleri ile görüşmeler gerçekleştiriyorlar. Hatta
ortak bildiri bile yayınlıyorlar.
O da yetmiyor, "öfkeli halktan siyasi kurumlara bir mesaj gönderildiğini" söyleyen
Almanya Büyükelçisi Angelika Viets gibi, aktif siyasete soyunuyorlar.
Hazır söz açılmışken, Kosova'daki son hareketlilikten de bahsedelim.
6 Şubat'ta Brüksel'de, AB gözlemciliğinde, Kosova ve Sırbistan görüşmesi
gerçekleşecek. Sırbistan ve Kosova'daki Sırp siyasetçiler, görüşmeler öncesinde,
siyasi havayı elektriklendirmek adına yoğun çaba sarf ediyorlar.
İlk hamle, Kosova Hükümeti'nin Sırp kökenli Topluluklar ve Geri Dönüş Bakanı
Aleksandar Yablanoviç'ten geldi. Yablanoviç, 1998-1999 Kosova Savaşı'nda yakınları
kaybolan ailelerin kurduğu, Annelerin Haykırışı Derneği'ne mensup Yakovalı Arnavut
annelere "vahşiler" diyerek, hakaret etti.
Yablanoviç'in hakaret gerekçesi oldukça enteresan. Sırplar, 6 Ocak Ortodoks Noel
kutlaması için Yakova Ortodoks Kilisesi'ne gitmek istediler. Ancak Annelerin Haykırışı
Derneği'nin protestosu sebebiyle, geri dönmek zorunda kaldılar.
Yablanoviç'in görmezden geldiği bir hakikat var: 26 Mart 1999 tarihinde, Krushe te
Madhe köyünde 243 kişiyi öldüren kardeşleri gibi, Yakova'ya gelen Sırpların elleri de
kanlı.
Yaklaşık 15 bin kişinin öldürüldüğü Kosova Savaşı'nda, bin 653 kişi kayıplara karıştı.
Geçen yıl, Rudnica'da 53 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.
Yablanoviç'in bu hakareti, Kosova halkını sokağa dökmeye yetti. Kosova'nın birçok
şehrinde, Yablanoviç'i protesto mitingleri yapıldı.
Miloşeviç kalıntısı Sırp Bakan Yablanoviç, Yakovalı annelerden özür diledi. Ancak
istifaya yanaşmıyor. Kosova muhalefeti de, Yablanoviç'in kellesini almadan eve
dönmek niyetinde değil.
Ardından Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vuçiç, kabinenin yarısı ile Kosova'ya
geldi. Vuçiç'in, "Kosova, Sırbistan'ın beşiğidir" ve "Yaşasın Sırbistan" gibi provokatif
açıklamaları, protestoları daha da alevlendirdi.
Protestoların bir başka gerekçesi de ülkenin en önemli yer altı zenginliklerinden biri
olan Trepça maden işletmesinin, statüsünün net olmaması.
Sırplar, Trepça meselesinin Brüksel'de müzakere edilmesini istiyorlar. Sadece
Trepça değil, Ujman (Gazivoda) Hidrosantrali, Brezoviça kayak merkezi ve Posta
gibi diğer Kosova kurumlarını da müzakereye açmak istiyorlar.
Kosovalılar, haklı olarak, bu talebi kabul etmiyorlar. Madenciler, Trepça'nın
kamulaştırılmasını istiyorlar. Seslerini duyurmak adına, günlerce, maden ocağının
galerilerinden çıkmadılar.
Özetle, Kosova tam bağımsızlık, AB ve Sırplar ise Kosova'da kontrolü ele geçirme
mücadelesine devam ediyorlar. Ve bu mücadelede, Türkiye saha dışına çıkarılmak
isteniyor. Mevcut suskunluktan anlaşılan o ki, Türk Hariciyesi de bundan pek
şikayetçi değil. Biz yine de yasal uyarımızı yapalım: Kosova'ya siyaseti büyük bir
dönüşümün eşiğinde. Biraz daha seyirci kalırsanız, bundan sonra hep seyredersiniz.
Ayhan Demir - Yeni Akit
[email protected]
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
İlk Hacı Kafilesi Kosova’ya Döndü
Şingin’de Hayatını Kaybeden İki Kosovalı Genç Son Yolculuklarına Bugün Uğurlanacak
Bugünkü Akaryakıt Fiyatları Açıklandı