Transatlantik Ayrışma Kosova’ya Kadar Uzanıyor
0 dk
Kosova için Rusya’nın kaderine ortak olmak istemesi yeni bir durum değil. 1999’daki NATO müdahalesine karşı çıkıştan, Kırım’la yapılan benzetmelere ve uluslararası tanımanın engellenmesine kadar Moskova, Kosova’nın devletleşmesine karşı hep bir rakip rolü oynadı.
Bugün ABD–AB ilişkilerinin gergin olması, Rus nüfuzunun bölgede daha görünür hâle gelme riskini artırıyor.
Bu hafta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’nın Balkan gelişmeleriyle ilgili ABD ile iletişim kanalları açtığını ve bunları derinleştirmeye hazır olduğunu doğruladı. Lavrov, Amerikalıların da buna istekli olduğunu ima etti.
Özgür Avrupa Radyosu, ABD Dışişleri Bakanlığından Kosova ve Balkanlarla ilgili Rusya ile yürütülen görüşmeler hakkında açıklama istedi, ancak 20 Ocak’tan bu yana yanıt alamadı. AB ise olası üçüncü taraf temaslarını doğrulayamayacağını belirterek, Batı Balkanların temel siyasi ve stratejik ortağının kendisi olduğunu vurguladı.
Kosova'nın görevdeki hükümeti Lavrov’un sözlerini yorumlamazken, Başbakan Albin Kurti Davos’ta yaptığı açıklamada Kosova’nın Rusya’dan, özellikle de Sırbistan üzerinden gelen dolaylı tehditlere dikkat çekti.
Rusya Batı Balkanlarda ağırlıklı olarak Sırbistan ve Bosna-Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti üzerinden etkinlik gösteriyor. Diğer ülkelerdeki etkisi daha sınırlı ve çoğu zaman dolaylı. Dezenformasyon, medya, enerji ve ekonomi alanları Moskova’nın nüfuz araçları arasında.
Avrupa Parlamentosu bu faaliyetleri kınayan ve AB ile ortak ülkelerden koordinasyon talep eden bir dizi karar kabul etti. 2024’te yayımlanan bir Kosova Güvenlik Araştırmaları Merkezi raporu da Moskova’nın hedeflerinden birinin Sırbistan’ın Batı ile yakınlaşmasını engellemek olduğunu, bunun için de Kosova–Sırbistan normalleşmesini bloke etmeye çalıştığını belirtiyor.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra karşılaştığı yaptırımlar ve izolasyon kısmen sürerken, geçen yıl Alaska’da ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen görüşme ve devam eden temaslar bazı engelleri yumuşatmış durumda. Avrupa liderlerinin çoğu ise daha sert tavırlarını koruyor.
Trump, Davos’ta yaptığı bir konuşmada transatlantik ilişkilerdeki ayrışmayı yansıtan sözler sarf etti. Washington’daki Demokrasi Savunma Vakfı’ndan Ivana Stradner’e göre bu ayrışma Moskova için “gerçekleşmiş bir rüya” niteliğinde, çünkü Rusya’ya Balkan krizlerini ve Ukrayna dosyasını kendi lehine kullanma alanı açıyor. Bosna-Hersek bu açıdan en kırılgan ülkelerden biri olarak değerlendiriliyor.
ABD Dış İlişkiler Konseyi’nden Charles Kupchan, Moskova’nın ABD’yi gerçek muhatap, AB’yi ise tali aktör gibi göstermeye çalıştığını söylüyor. Kupchan’a göre Washington ile Moskova arasındaki sınırlı yakınlaşma Bosna-Hersek’te istemeden de olsa Rus çıkarlarıyla kesişebiliyor. Yine de Kupchan, Ukrayna için ABD–Rusya diyalogunu gerekli görse de Balkanlarda Moskova ile iş birliğinin “ABD çıkarlarıyla taban tabana zıt” olduğunu vurguluyor.
Kupchan, Trump yönetiminin Kosova–Sırbistan müzakerelerinde ilerleme arayacağını ancak Rusya’nın pan-ortodoks dayanışmasını korumak adına süreci baltalamaya çalışabileceğini düşünüyor. Stradner ise Kosova’nın daha geniş bir jeopolitik tablonun parçası olduğunu, ancak Moskova’nın öncelikli hedefi olmadığını belirtiyor. Yine de Kosova’nın Sırbistan ve Bosna’daki Rus etki alanlarını dikkate alarak AB ile daha yakın ilişkiler kurması ve ABD ile dengeli diplomasi yürütmesi gerektiğini söylüyor.
Stradner’a göre AB de Batı Balkanlarda gerçek liderlik göstermeli. Aksi hâlde hızlı gelişen olaylara sadece tepki verilirken, kimsenin bir sonraki adımı net biçimde hesaplayamadığı bir dönem devam edecek.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Şingin’de Hayatını Kaybeden İki Kosovalı Genç Son Yolculuklarına Bugün Uğurlanacak
Bugünkü Akaryakıt Fiyatları Açıklandı
AB–Batı Balkanlar Zirvesi Bugün Tivat’ta Başlıyor