Türk Dünyası I. Hukuk Kurultayı Başladı
0 dk
İstanbul Barosunca düzenlenen "Türk Dünyası 1. Hukuk Kurultayı" 3 Haziran 2010 Perşembe günü saat 10.00'da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampusunda başladı. Kurultay'da Kosova'yı Anayasa mahkemesi Üyesi Altay Suroy temsil ediyor.
Üç gün sürecek Kurultaya, Türkiye, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Moldovya/Gagavuzeli, Kazakistan, Irak/Kerkük, Kırgızistan, Ukrayna/Kırım, Kosova, KKTC, Makedonya, Özbekistan, Türkmenistan ve Yunanistan/Batı Trakya'dan delegeler katılıyor.
Kurultayda "İnsan Hakları, Ticaret Hukuku ve Ceza Hukuku" konusu ele alınıyor. Kurultayın üçüncü günü olan 5 Haziran 2010 Cumartesi günü meslekte 50 yılını dolduran avukatlara törenle plaket verilecek.
Sunumunu Türk Dünyası 1. Hukuk Kurultayı Organizasyon Komitesinden Av. Batuhan Pınar'ın yaptığı kurultayın açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, "İlk kez gerçekleştirilen bu tür bir hukuk organizasyonuyla Türkçe konuşan ülke ve toplulukların hukuka bakış açıları, ülkelerindeki hukuk düzenlemeleri, gelişen ve sürekli değişen toplumsal gereksinimler karşısında girişilen yeni hukuk arayışlarını, iç hukuk düzenlemelerinin uluslararası hukuk normlarına uygun olup olmaması ve bu konuda uyum girişimlerinin ne aşamada olduğu konuları, uzman meslektaşlarımızca ele alınıp irdelenecektir" dedi.
Kurultayın ilk günü "İnsan Hakları", ikinci günü "Ticaret Hukuku", üçüncü günü ise "Ceza Hukuku"un ela alınacağını belirten Aydın, günümüz modern dünyasında yer bulan insan kavramının haklarını hüküm altına alan en önemli yazılı metinlerden birisinin 1948 yılında yayımlanan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olduğunu söyledi.
Bildirgenin önemli maddeleri hakkında kısa açıklamalar yapan Muammer Aydın, günümüzden yaklaşık altmış yıl önce imza altına alınan bu bildirgeye karşın, hala insan hakları ihlallerinin fazlasıyla yaşandığını, dünyanın birçok yerinde ve daha çok içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan, insanın insana yaptığı (yapabildiği) kötülük ve eziyetleri gördükçe bundan üzüntü duyduklarını bildirdi.
31.05.2010 günü İsrail'in barışçıl ve insani amaçlarla girişilen bir yardım organizasyonuna karşı giriştiği insafsız ve sınır tanımaz saldırısının bunun en önemli göstergesi olduğunu kaydeden Aydın, bu asla kabul edilemez durum sebebiyle İsrail kınanması ve bu vahşi katliamı gerçekleştirenlerin ulusal ve uluslararası hukuktan doğan yaptırımlara tabi tutulmaları gerektiğini vurguladı.
Muammer Aydın konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üzüntümüzün ikinci ve belki de en ağırı olan ikinci yönü ise hukukçu kimliğine sahip olmamızdan kaynaklanıyor. Benzerleri daha önce yaşanan ve az önce belirttiğim somut olay İsrail saldırısında olduğu gibi Uluslararası alanda yaşanan insan hakları ihlallerine büyük devletler göz yumdukları gibi, bizzat bu ihlalleri kendilerinin gerçekleştirdiklerini görüyor ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere barışı sağlamakla görevli uluslararası kuruluşların yaşanan ihlalleri salt izlemekle yetinmelerini görmek bizi ayrıca kahrediyor. Çünkü Hukuk Fakültelerinde hocalarımızın bize öğrettiği normların büyük devletlerin tankları ve uçakları altında yani gücün hukuku altında ezildiğini gördükçe insan vicdanımızın yanında duran hukuk vicdanımız da sızlıyor ve kanıyor"
Büyük önder Atatürk tarafından 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla ilk adımları atılan ve gittikçe yerleşen modern hukuk devrimi sayesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birey olmanın ayrıcalığına kavuşarak modern ulusların sahip olduğu tüm hakları elde ettiğini hatırlatan Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan ederek, İmparatorluğun köhnemiş kurumlarını ortadan kaldırmış ve padişaha "kul" olan insanı çağdaş bireye, Osmanlı'nın "ümmetini" de modern topluma" dönüştürmüştür. Laikliğin toplumsal yaşama girmesiyle birlikte din, bireyin vicdanına bırakılmış, böylece insanla Tanrı arasına devlet de dâhil olmak üzere başka kimselerin girmesine engel olunmuştur. Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin dış dünyadaki politikası da "Yurtta Barış; Dünyada Barış" bakış açısıyla sloganlaşmış ve biçimlenmiştir.
Yalnız Türkçe konuşan toplulukların değil, tüm geri kalmış ülkelerdeki insanların Atatürk'ün bakış açısından ve devrimlerinden öğrenecekleri çok şeyler olduğunu düşünüyor, hepinize bir kez daha teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum"
Açılışta konuşan Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, özellikle küreselleşme sürecinde hukuk sistemleri arasındaki etkileşimin, günümüzde daha da ön plana çıkmış durumda olduğunu belirterek, bu çerçevede Türk Dünyası'nın değerli hukukçularının 3 gün boyunca bu Kurultay'da "İnsan Hakları","Ticaret Hukuku" ve "Ceza Hukuku" ekseninde, ülkelerinin hukuk sistemlerini karşılaştırmalı olarak inceleyeceklerini, ortak yönleri belirginleştirirken, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki ilişkileri ve işbirliğini de daha sağlam temellere oturtmuş olacaklarını söyledi.
Türkiye'de Batılılaşma hareketlerinin Tanzimat'da başladığını, Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleştirilen Hukuk Devrimi ile reformlar zincirinin geliştiğini belirten Mustafa Aydın, " Başka kültürlerden etkilenmeyen bir kültür olmadığı gibi başka hukuk sistemlerinden etkilenmeyen hukuk sistemi de yoktur. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş döneminde bu konuda pek çok diğer devletten daha öteye gitmiş, hür iradesi ile yeni rejimin modern-çağdaş yapısının temel taşlarını döşemek için batılı ülke kanunlarını ülkesine uyumlaştırma (resepsiyon) sürecine girmiştir. Buradaki değişme ve modernleşme isteği, iradesi çok açıktır" dedi.
Ülkemizin bilişim teknolojileri ile kucaklaştıkça ve ülke ekonomisi geliştikçe global dünya ile ortak hukuki zeminler yaratmak zorunda kaldığını, yeni bir Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve hukukun her alanını ilgilendiren elektronik iletişim kanunlarının hazırlık sürecinin buna örnek oluşturduğunu hatırlatan Rektör Aydın, her zaman olduğu gibi en üst seviyede donanımlı hukukçulara yine büyük işler düşeceğini kaydetti.
Farklı mekanlarda, coğrafyalarda yaşayan bireylerarası ilişkilerin ancak hukuk sistemleri birbirleriyle uyumlu olursa ilerleyebileceklerini ve gelişebileceklerini belirten Rektör Aydın, Kurultayın bu anlamda çok önemli bir işlevi yerine getireceğini sözlerine ekledi.
Rahatsızlığı nedeniyle Kurultaya katılamayan Kuzey Kıbrıs Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş da İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın'a bir mesaj gönderdi. Denktaş'ın mesajı şöyle:
S ayın Av. Muammer Aydın
İstanbul Barosu Başkanı
İnsan Hakları ile ilgili toplantınıza katılamadığım için üzgünüm. Ergenekon davası adı altında insan haklarına yapılan tecavüzleri Baro'nuz zaman zaman dile getirmekte, tutukluluğun birçok hallerde ceza infazını geçmesini gereğince kınamaktadır. Buna rağmen bu konularda bir değişiklik olmadığını görüyoruz ve ciddi şekilde, sizlerle birlikte huzurumuz kaçıyor.
Bu konuları konuştuğumuz bir arkadaşımız "yargılanmadan tutukluluğun devamı olayı Ergenekon nedeniyle üzerinde durulur hale geldi. Hâlbuki Türkiye'nin bütününde 300 bin kişi aylardır, yıllardır tutuklu bulunmaktadır" deyince, huzurumuz daha da kaçmış oldu.
"'Hukukun üstünlüğüne dayanmayan demokrasi, demokrasi değildir" sözünü hatırlarsak "Hukukun üstünlüğünü" sağlaması için yargının icradan tamamen bağımsı hale getirtilmesi ön şart olarak kabul edilir. Anglo Sakson sisteminde Adalet Bakanlığının ve ya her hangi bir makamın yargı üzerinde etkisi, söz hakkı yoktur. Bu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de böyledir.
Evrensel, insan Hakları, tutukluluğun cezaya dönüştürülmemesi için gereken her kuralı içermektedir. Türkiye buna layıktır. Türk insanı buna layıktır.
Kaçması, delilleri karartması ihtimali olmayan şerefli, devlete hizmet etmiş insanların aylarca, yıllarca tutuklu kaldıktan sonra beraat etmeleri çok daha hazin ve kabul edilemez bir durum yaratmaktadır.
"Geciken adalet, adalet değildir ve "adalet sadece icra edilmemeli adil bir şekilde icra edildiği halk tarafından kabul edilmelidir ", "adalet şeffaf olmalıdır" ilkeleri de hatırda tutulursa, "gizli tanıklarla, manipüle edilmiş belgelerle" sürdürülen birçok davada "adaletin, şeffaf bir şekilde yerine getirildiği" pek söylenemez.
Kısacası, Türkiye'de Evrensel İnsan Haklarının özellikle adalet, tutukluluk, yargılanmakla ilgili kısımlarının Anavatanımızda kesintisiz bir şekilde uygulanmağa başladığını gördüğümüz günü hasretle beklemekteyiz.
Bugünün gelmeye başladığı haberinin öncüsü, kuşkusuz, Ergenekon davasında yıllarını doldurmuş, kaçma ve delil karartma ihtimali olmayan şerefli insanların birer birer serbest bırakıldıkları haberi olacaktır.
Saygılarımla,
Rauf. R. DENKTAŞ
Türk Dünyası 1. Hukuk Kurultayı Proje ve Organizasyon Komitesi Başkanı Av. Hilal Gültepe de Kurultay hazırlama düşüncesi, Kurultay hazırlıkları ve programı hakkında bilgi verdi. Türk Dünyasının büyük bir aile olduğunu vurgulayan Gültepe, farklı hukuk sistemleri bulunan ülkelerin hukuk uygulamaları hakkında bilgi edinmek, karşılıklı bir iletişim ve etkileşim içinde bulunmak amacıyla Kurultayın düzenlenmesine karar verdiklerini açıkladı. Gültepe, Kurultay hazırlıkları ve gerçekleşmesi aşamasında kendilerine yardımcı olan herkese ayrı ayrı teşekkür etti.
Açılış konuşmalarından sonra Kurultay oturumlarına geçildi.
Birinci gün ilk oturumu İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın yönetti. Bu oturumda,
"İnsan Hakları" konusu ele alındı.
Oturumda ilk sözü alan KKTC Kurucu Hükümeti Sanayi ve Ticaret Bakanı Av. Fuat Veziroğlu,
"Kıbrıs'ta İnsan Hakları", Kosova Anayasa Mahkemesi Üyesi Av. Altay Suroy, "Kosova Cumhuriyeti'nde İnsan Hakları", Kerkük Vakfı Genel Sekreteri Prof. Dr. Suphi Saatçi, "İnsan Hakları Bakımından Irak Türkmenleri". Resne Başsavcısı Recail ŞERİF "İnsan Hakları için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Sözleşmesi". Rumeli Balkan Türkleri Federasyonu Kurucu Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, "Balkanlarda Türk ve Müslüman Kimliğinin Uğradığı İnsan Hakları İhlalleri". Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Av. Burhanettin Hakgüder de "Avrupa Birliğinde Doğumla Kazanılan Vatandaşlık Ne Kadar Güvencededir?" konusunu ele aldı.
İkinci oturumu Türk Dünyası 1.Hukuk Kurultayı Proje ve Organizasyon Komitesi Başkanı Av. Hilal Gültepe yönetti.
Bu oturumda (Gagavuz Eli Başsavcısı) Moldova Cumhuriyeti Yüksek Savcılar Komitesi Üyesi Leyçu Georgiy Georgıevıç, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Prizmasından Moldova Cumhuriyetindeki, İşkenceye ve Diğer İnsanlık Dışı Muamelelere Karşı İnsan Haklarının Gözetilmesi ve Kontrol Özelikleri". Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş TEZCAN "İnsan Hakkı ve İşkence Yasağı", Azerbaycan Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi- Uluslar arası Hukuk Bölümü Başkanı Dr. Ferhad Mehdiyev, "Dağlık Karabağ Savaşında İnsan Hakları İhlalleri". Makedonya Cumhuriyeti Üsküp Temyiz Mahkemesi Stajyeri Ayla ŞEH, "Makedonya'da Genel İnsan Hakları, Azınlık Hakları ve Makedonya'daki Türk Azınlığının Durumu", İskeçe Türk Birliği Başkanı Av. Ahmet KARA, "Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının Karşılaştığı İnsan Hakları İhlalleri" konulu sunum yaptılar.
Günün üçüncü Oturumunu, Türk Dünyası 1.Hukuk Kurultayı Proje ve Organizasyon Komitesi Üyesi Av. Nesli Sivaslıgil yönetti.
Bu oturumda Kırgız-Rus Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yrd. Doç. Dr. Gulipa Bidildaeva Atabekova "Kırgızistan'da Vatandaşların Siyasi Haklarının Uygulama Sorunları" Kırım Türkleri Derneği Başkanı Celal İÇTEN, "Kırım'daki İnsan Hakları İhlalleri", İskeçe Türk Birliği Avukatı Av. Orhan Hacıibrahim, "Yunanistan'da Dernek Kurma ve Yaşatma Özgürlüğü İhlalleri", MATUSİTEB (Makedonya-Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği) Genel Sekreteri Av. Salih Murat, "Ohri Çerçeve Antlaşması Sonrası Makedonya ve Türklerin Hukuki Durumu" konulu bildiriler sundular.
Türk Dünyası 1. Hukuk Kurultay'ı 5 Haziran Cumartesi günü sona erecek. www.istanbulbarosu.org.tr
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor