- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Türk Soylu Yönetmeliği’nde Yeni Değişiklikler
Türk Soylu Yönetmeliği’nde Yeni Değişiklikler
0 dk
Son günlerde “Türk soylulara müjde” başlığıyla paylaşılan haberler, aslında yanlış bir izlenim oluşturdu. Çünkü Türk Soylulara ilişkin yeni bir kanun düzenlenmesi yapılmadı. 1982 yılından bu yana yürürlükte bulunan 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine İlişkin Kanun hâlâ aynı şekilde yürürlüktedir. Yapılan değişiklik, yalnızca bu Kanun’un uygulama yönetmeliğine ilişkindir. Yani yapılan bu düzenleme Türkiye dışındaki Türk soylulara yeni bir hak tanınmayarak, sadece mevcut yasanın uygulanma biçimini değiştirdi.
10 Ekim 2025 tarihinden önce, Türk soylu olduğunu belgeleyen kişiler belirli şartları sağladıkları takdirde, Türk vatandaşlarına özgü bazı meslekleri Türkiye’de icra edebiliyorlardı. Örneğin, normal şartlarda Türk vatandaşı olmayan bir yabancı Türkiye’de avukatlık yapamazken, 2527 sayılı Kanun kapsamında “Türk soylu” sayılan bir kişi, gerekli izinleri alarak Türkiye’de avukatlık mesleğini icra edebiliyordu. Ancak 10 Ekim 2025 tarihinde yönetmelikte yapılan değişiklikle, bu hakkı genişletmek yerine bazı ek koşullar ve sınırlamalar getirerek uygulamayı daralttı. Yeni düzenlemeye göre kişinin, Cumhurbaşkanınca belirlenen Türk soylu topluluklardan birine mensup olması, vatandaşı olduğu ülkede mesleğini elinde olmayan nedenlerle icra edememesi ve vatandaşı olduğu ülkenin çoğunluğundan farklı, yani azınlık konumunda bir etnik kimliğe sahip olması getirildi. Başka bir ifadeyle, “Türk soyluluk” artık yalnızca etnik bir aidiyet göstergesinden çıkarak, aynı zamanda kişinin ülkesinde azınlık olması ve mesleğini sürdürememesi gibi mağduriyet unsurlarına dayalı, şartlı bir statü haline getirildi.
Her ne kadar basında “Türk soylular artık Türkiye’de meslek yapabilecek” şeklinde haberler yer alsa da bu hak zaten 1982 yılından beri mevcuttu. Yeni düzenleme kolaylık sağlamaktan ziyade, başvuru sürecine yeni şartlar ve sınırlamalar getirerek uygulama alanını daralttı. Özellikle Türk devletlerinden (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan vb.) gelen kişilerin önemli bir kısmı bu Kanun kapsamının dışında kalma riskiyle karşı karşıya kaldı. Yalnızca kendi ülkelerinde mesleklerini elinde olmayan nedenlerle icra edemeyenler bu haktan yararlanabilecektir. Sonuç olarak, yapılan değişiklik Türk soylulara yeni bir hak tanımamakla beraber tam tersine, mevcut hakları daha dar ve koşullu bir statüye bağlamaktadır.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor