- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Türkiye Kosova'dır, Kosova da Türkiye!.. - Ayhan Demir
Türkiye Kosova'dır, Kosova da Türkiye!.. - Ayhan Demir
0 dk
Türkiye Kosova'dır, Kosova da Türkiye!..
Başbakan Erdoğan, 23 Ekim'de Kosova'yı ziyaret etti. Bu ziyaretin görünürdeki sebebi Priştine Uluslar arası Adem Yaşari Havalimanı'nın açılışı olsa da, 3 Kasım Yerel Seçimleri arifesinde gerçekleşmesi hasebiyle önemliydi.
Başbakanın Kosova'ya gittiği gün yaptığımız, 'Başbakan Erdoğan'ın, Kosova temasları esnasında oldukça dikkatli bir dil kullanılması gerekiyor' ikazı da aynı gerekçeye dayanıyordu.
Bu önemli ikaz dikkate alınmamış olmalı ki Başbakan Erdoğan, Kosova Demokratik Türk Partisi'nin Prizren mitinginde o vurucu cümleyi dillendirdi: 'Türkiye Kosova'dır, Kosova Türkiye'dir.'
Başbakan'ın sözleri, Sırbistan, Kosova, Arnavutluk ve Bosna Hersek medyasında ayrıntılı biçimde yer aldı. Beklendiği üzere tek olumsuz tepki veren Sırbistan oldu. Sırbistan Dışışleri Bakanlığı, 'tüm dünya, Kosova'nın Sırp topraklarında yer aldığını bilir' iddiasını ve 'bu sözlerin dostane söylemler olarak kabul edilemeyeceğini' dile getirdi.
Sırbistan devlet televizyonu PTC'ye konuşan Sırbistan Meclis Başkanı Neboyşa Stefanoviç ise 'Bu tür söylemler, Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkileri iyileştirecek söylemler değildir. Ağır ve skandal sayılacak bir söylemdir' dedi.
En dikkat çekici tepki ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç'ten geldi. Nikoliç, 'Türkiye'nin Atatürk çizgisinden uzaklaştığını' iddia ederek, 'Özür dilenene kadar, Sırbistan Cumhurbaşkanı olarak, Sırbistan-Türkiye-Bosna Hersek Üçlü Zirve toplantılarına katılmayacağım' dedi.
İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım. Sırbistan'ın itirazlarını değerlendirmeden önce kendimize bakalım...
Kosova'da, Arnavutluk ve Amerika'nın hemen ardından gelen, Türkiye ve Başbakan Erdoğan'ın müstesna bir yeri var. Ortak tarihi ve kültürel bağlar, ülkedeki Osmanlı bakiyesi Türklerin varlığı, NATO müdahalesinde bizatihi yer almamız ve bağımsızlık ilanını ilk tanıyan ülkelerden biri oluşumuz, bu özel konumun en önemli sebeplerinden sadece birkaçı.
Ne var ki, Başbakan Erdoğan ve Arnavutluk'un çiçeği burnunda Başbakanı Edi Rama'nın iştirakiyle Priştine'de gerçekleştirilen açılışın, Kosova Başbakanı ve PDK lideri Hashim Thaçi'nin gövde gösterisine dönüşeceği belliydi.
Okulların bile tatil edildiği Prizren'deki Şadırvan Meydanı'nda, Erdoğan ve Rama'nın yapacakları konuşmanın, PDK ve KDTP'ye destek mitingine dönüşeceği de belliydi.
Sırplar, 'Kosova Sırbistan'dır' (Kosovo je Srbija) ve Arnavutlar ise 'Kosova Arnavutlarındır' (Kosovo je Albansko) cümlelerini, Kosova'nın kendi toprakları olduğunu ifade eden birer slogan olarak kullanıyorlar. Başbakan Erdoğan'ın sözleri de, toprak iddiası içeren, 'Turska je Kosova, Kosovo je Turska' cümlesiyle Sırpçaya çevrildi. Anlamı görmezden gelen bu hatalı birebir tercüme sebebiyle, Sırbistan cephesinde 'Türkiye, Kosova'da hak iddia ediyor' algısı oluştu. Daha doğrusu, Kosovalı Sırpları seçimlere motive etmek ve Türkiye'nin bölgedeki etkinliğine çelme takmak adına, bu şekilde algılanmak istendi.
Başbakan Erdoğan, sadece Arnavutların ve Türklerin değil, Sırpların da, söyleyeceklerini seçim malzemesi haline getirebileceğini düşünerek hareket etmeliydi. Bu sebeple Başbakanın sözleri, 'bile bile lades' oldu.
Gelelim Sırbistan Cumhurbaşkanının 'özür' talebine...
Türkiye'den özür talep eden Nikoliç'in, bekleyen özür dosyaları bir hayli kabarık.
Mayıs 2012'de Sırbistan Cumhurbaşkanlığına seçilen Nikoliç, göreve gelişinin ilk daha haftasında tüm seçim vaatlerini unuttu.
Karadağ devlet televizyonu RTCG'de yayınlanan bir röportajında, "'Srebrenitsa'da soykırım olmadığı'"ve 'savaş suçlarının bulunması ve cezalandırılması gereken bazı Sırplar tarafından işlendiği' şeklindeki klasik Sırp tezini dile getirdi. 11 Temmuz Srebrenitsa Soykırımı anma törenine de katılmadı.
Nikoliç, RTCG'deki röportajında, 1992 yılında Sırp Ordusu tarafından ağır bombardımana uğrayan Hırvatistan'ın sınır kasabası Vukovar'ı da 'Sırp kasabası' olarak nitelendirdi.
İşi bir adım daha ileri götüren Nikoliç, The Guardian'ın 29 Temmuz 2012 tarihli sayısında yayınlanan röportajında, 'Kosova'daki Sırpların, soykırım tehdidi altında olduğunu'"ve"'Priştine yönetiminin Sırp göçüne yol açabileceğini' iddia etmişti.
Nikoliç, son gafını da Makedonya'nın Sitel televizyonunda yaptı. Konuk olduğu programda aynen şunları söyledi: 'Uluslararası toplum, on yedi yıl boyunca Bosna Hersek'i bir devlete dönüştürmeyi başaramadı. Bosna gözlerimizin önünde yavaşça kayboluyor.'
Özetle: 'Türkiye Kosova'dır, Kosova Türkiye'dir' cümlesine inanıyor ve destekliyoruz. Fakat seçim arifesinde, Sırpların 'Slav Hıristiyancılığı' (Christoslavizm) miti, 'Kosova Sırbistan'dır' ve 'Kosova Arnavut'tur' saflaşmasına takılmayacak, daha dikkatli bir dil tercih edilmeliydi.
Bununla birlikte, özür dileyecek biri varsa kesinlikle Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç'tir. Nikoliç, Bosna Hersek, Hırvatistan ve Kosova halklarından özür dilemelidir!..
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
İlk Hacı Kafilesi Kosova’ya Döndü
Şingin’de Hayatını Kaybeden İki Kosovalı Genç Son Yolculuklarına Bugün Uğurlanacak
Bugünkü Akaryakıt Fiyatları Açıklandı