- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Türkiye'de son terör olayları üzerine - İbrahim Arslan
Türkiye'de son terör olayları üzerine - İbrahim Arslan
0 dk
Türkiye'de son terör olayları üzerine (09.09.2015)
Vaat edilen "...Bahar"dan çiçek açma beklentisi,
Daha başta, dünyanın en güzel ülkesine Türkiye'ye ve canlarına kıyan ve kırdıranları, buna sebep olan terörü içimden geçen en ağır duygularımla lanetlediğimi ifade etmek isterim. Bu güzel vatan uğruna düşen şehitlerimize Allah'tan rahmet, geride kalan yakınlarına, canlarına başsağlığı diliyorum.
Yıllar geçti aradan, ses gelmiyor vaat edilen Arap baharından kardeşlerim. Ak pak olması gereken Akdeniz'den çığlıklar kopuyor, gözünün yaşına bakmadan ne canlara kabristan oluyor, bugün.
Yabancının silahlı "baharı"ndan çiçek mi açar, bal mı kokar? Tarihten bilinen o ki ancak mezarlar açar, kan kokar.
Kurtarıcı ve melek gibi kendisini pazarlamayı bilen sözüm ona "baharların" mimarları, önce komşuyu komşuya, ardından kardeşi kardeşe kırdırtan senaryolarını bir bir filim gibi oynatır. Bu zavalı toplumlar ise, filim bittikten sonra esasen bittiklerini anlarlar. Yıllar sonra ise sözde "özgürlük", sözde "egemenlik" ve " özerklik", "anadilde eğitim" uğruna, yılardır canını ve malını boşuna ortaya koyduklarını daha da iyi göreceklerdir.
Vaat edilen "özgürlük dediğin", vizelerin esiri olmak, "baharcıların" vize kapılarında sürünmek, insanlık dışı muamelelerine uğramak, egemenlik adına, toprağını istediğin gibi ekememek, anadilde okullar yerine "İngilizce" kolejlerin baskısı altında ezilmek, günün her anını yemek yeyiş, giyiniş, konuşmanı, ahlakını tamamen sana yabancı bir şekilde "baharcılara" uygun yaşamaya başlamak olacaktır.
Bu acıların sonunda bu zavalı kardeşlerimiz, daha da fazla sömürülecek, sömürgeci "Baharcıların" ekonomik kazanımlarına, halkı "sözde vaatlerle" dolandırıp, kurtarıcı kılığına girip halktan gönüllü veya gönülsüz, zorla kaptığı milyonları ele geçiren "baharcı" yandaşlarının "direniyoruz adına" sultanlar gibi yaşantılarına, şahit olacaklardır.
Balkanlarda, aynı yöntem ve amaçla 90'lı yıllarda estirilen "bahardan" bugüne kadar vaat edilen şekilde çiçek açtığı hiç yok, ortada işsizlik, ahlak çöküşü, insan değerlerinin ayaklar altına alındığı, "baharcıların" en çok ses çıkardıkları insan hakları -iş, aş, eğitim, sağlık, güvenlik, eşitlik ve serbest hareket ilkelerinin süründüğü, bir durum ortada var.
Şöyle parmağımızı anlımıza dayayıp biraz düşünebilsek, mülteci olarak ağırladığımız Balkanlardan gelen din kardeşlerimizin hikayelerini , Sabahtin Ali'nin o memeleket hikayelerini hatırlayabilsek, ne kadar güzel olacaktır.
Balkanlarda acı bir tarih yaşandı, ne yazık ki ibret alamayanlar aynı tarihi topraklarında bugün yaşatıyor veya bu acıların yaşanmasında ısrar ediyor. Mehmet Akif'in diliyle "baharcıların" çıkarları uğruna yâ rab, ne güneşler batıyor, tırnak et misali can ciğerler, yeğenler, damarlarında ortak kanı dolaşanlar bir birine düşman kesiliyor.
Fakat, bilincin ve bilinçleşmenin yokluğunda acılar büyümeye devam edecek, sahipsiz vatanın batması hak olacaktır.
Eğer ki, bu topraklarda binlerce yıl aynı kaderi kültürü paylaşmış kardeşler sahip çıkarsa, bu vatan batmayacak, kısa bir zaman diliminde çağ atlayan bu vatanda, elelegönül günüle vererek ne güller açacaktır.
İbrahim Arslan
Kosova
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor