Ljubljana’da BH reisülulema adayı Saraybosna Müftüsü Nedžad-ef. Grabus, Slovenya’daki seçim kurulu üyelerine 2026–2033 dönemi için çalışma programını sundu. Grabus’un programında imamların çalışma şartlarından İslam Birliği’nin kurumsal özerkliğine, Boşnakçanın korunmasından Boşnakların ortak manevi ve kültürel alanının muhafazasına kadar altı temel stratejik başlık öne çıktı.
21 Eylül 2026 Pazartesi günü Ljubljana Müslüman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, Saraybosna Müftüsü Prof. Dr. Nedžad-ef. Grabus, Bosna-Hersek İslam Birliği reisülulemalığına adaylığı kapsamında Slovenya’daki seçim kurulu üyelerine 2026–2033 dönemi için hazırladığı çalışma programını sundu.
Toplantıya Slovenya İslam Birliği Müftüsü Dr. Nevzet-ef. Porić, Slovenya’dan Bosna-Hersek İslam Birliği Meclisi başkan ve üyeleri, başimamlar ve icra kurulu başkanları katıldı.
Porić: Grabus’un Slovenya’daki çalışmaları unutulmadı
Toplantının açılışında konuşan Slovenya Müftüsü Nevzet-ef. Porić, Grabus’u Slovenya’daki İslam Birliği mensuplarına ayrıca tanıtmaya gerek olmadığını belirterek, kendisinin çalışmalarını, yeteneklerini ve elde ettiği sonuçları yakından bildiklerini ifade etti.
Porić, Grabus ile ilk tanışmasının genç bir imam olarak Jesenice’ye geldiği döneme dayandığını hatırlattı.
Grabus’un 2006–2021 yılları arasında Slovenya İslam Birliği’ne başkanlık ettiğini belirten Porić, bu dönemde gerçekleştirilen kurumsal gelişmelerin etkilerinin bugün de devam ettiğini söyledi.
Grabus ise Slovenya’daki program sunumunun kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, yıllarca birlikte çalıştığı insanlarla yeniden bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Slovenya’dan adaylığına verilen desteğin de önemli olduğunu belirten Grabus, bu çevreden tek aday olarak gösterilmesini bir güven işareti olarak değerlendirdi. Uzun yıllar birlikte çalıştığı kişilerin kendisini hem güçlü hem de zayıf yönleriyle tanıdığını vurguladı.
Ljubljana Müslüman Kültür Merkezi’ne de değinen Grabus, merkezin ulaştığı kurumsal seviyenin diğer kurumlar açısından örnek teşkil edebilecek nitelikte olduğunu söyledi.
Grabus’un açıkladığı altı stratejik konsept
Grabus, İslam Birliği’nin mevcut durumu, karşı karşıya bulunduğu sorunlar ve gelecek perspektiflerine ilişkin kapsamlı bir program hazırladığını belirterek, programının altı temel stratejik konsept üzerine kurulduğunu açıkladı.
1. Hukukun üstünlüğü ve Müslümanların eşit statüsü
İlk başlık hukukun üstünlüğü ve Müslümanların eşit statüsü olarak açıklandı.
Grabus, Müslümanların ve İslam Birliği kurumlarının faaliyet gösterdikleri bütün ülkelerde eşit hukuki statüye sahip olması gerektiğini belirtti. Dinî hayatın örgütlenmesi, eğitim faaliyetleri ve kurumsal gelişim için gerekli özgürlüklerin güvence altında olmasının önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda Grabus’un öne çıkan ifadesi şöyle oldu:
“Ayrıcalıklar değil, özgürlükler üzerinde ısrar edeceğiz.”
2. İslam Birliği’nin özerkliğinin korunması
İkinci stratejik başlık, İslam Birliği’nin kurumsal özerkliğinin korunması oldu.
Grabus, İslam Birliği’nin anayasal yapısının, kurumsal bağımsızlığının ve kendi meselelerini sorumlu biçimde düzenleme kapasitesinin korunması gerektiğini ifade etti.
3. Boşnakların siyasi özgürlüğü ve çoğulculuğu
Üçüncü başlık Boşnak halkının siyasi özgürlüğü ve çoğulculuğunun korunması olarak belirlendi.
Grabus, farklı siyasi görüş ve tercihlerin karşılıklı saygı çerçevesinde var olmasının önemine işaret ederek, ortak değer ve çıkarların korunması gerektiğini söyledi.
Bu çerçevede İslam Birliği’nin, farklı siyasi görüşlere sahip Boşnakları ortak bir zeminde buluşturan bir alan olması gerektiğini vurguladı.
4. Boşnakçanın ve kimliğin korunması
Dördüncü stratejik konsept ise Boşnakçanın ve Boşnak kimliğinin korunması oldu.
Özellikle Bosna-Hersek dışında büyüyen yeni nesiller açısından dilin önemine dikkat çeken Grabus:
“Dili kaybedersek kimliğimizi de kaybederiz.”
ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte İslam Birliği görevlilerinin, yaşadıkları ülkelerin ve toplumların dillerini bilmeleri ve kullanmaları gerektiğini de belirtti.
5. Çok etnikli toplumlara saygı
Beşinci başlık Müslümanların yaşadığı toplumların çok etnili yapısına saygı gösterilmesi oldu.
Bosna-Hersek’in tarih boyunca farklı dinlere mensup insanların bir arada yaşadığı bir coğrafya olduğunu hatırlatan Grabus, Saraybosna’yı kültürel açıdan farklılıklara açık, çoğunluğu Müslüman olan bir şehir olarak nitelendirdi.
Diyalog, karşılıklı saygı ve farklılıklarla birlikte yaşama kültürünün korunması gerektiğini vurguladı.
6. Boşnakların ortak manevi ve kültürel alanının korunması
Altıncı stratejik konsept, Boşnak halkının ortak manevi ve kültürel alanının ve kendine özgü İslami anlayışının korunması olarak açıklandı.
Grabus; Bosna-Hersek, Sandžak, Hırvatistan, Slovenya ve Boşnakların yaşadığı diğer bölgeler arasındaki ortak dinî, manevi ve kültürel mirasın korunmasının önemine dikkat çekti.
Bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının da İslam Birliği’nin önemli görevlerinden biri olduğunu ifade etti.
“Her mesele gündeme getirilebilir”
Grabus, programının yalnızca altı stratejik başlıkla sınırlı olmadığını da belirtti.
İslam Birliği içerisinde önemli bütün meselelerin tartışılabileceğini ifade eden Grabus:
“Her mesele gündeme getirilebilir.”
dedi.
Reisülulemanın tarih boyunca kendi döneminin önemli meselelerini gündeme taşıyan ve bunları toplum adına ifade edebilen bir şahsiyet olduğunu belirtti.
Ayrıca imamların ve diğer İslam Birliği çalışanlarının çalışma koşullarına da özel önem verdi. İmamların iş ve sosyal haklarının geliştirilmesi, mesleki eğitimlerinin güçlendirilmesi ve kurumsal sorumlulukların daha açık biçimde belirlenmesi gerektiğini söyledi.
İslam Birliği’nin bazı bölümlerinde görülen kurumsal farklılıkların ve asimetrik yapılanmaların da açık biçimde tartışılması gerektiğini belirten Grabus, sorunların görmezden gelinmek yerine sürdürülebilir kurumsal çözümlerle ele alınmasını istedi.
“İnsanlar olarak bizler bazı şeyleri değiştirebiliriz.”
diyen Grabus, aday olarak bütün sorunlara basit çözümler sunamayacağını ve yerine getirilemeyecek vaatlerde bulunmayacağını da vurguladı.
Slovenya’daki katılımcılardan Grabus’a vurgu
Program sunumunun ardından başimamlar, Bosna-Hersek İslam Birliği Meclisi üyeleri ve Slovenya’daki icra kurulu başkanlarının katıldığı bir değerlendirme gerçekleştirildi.
Katılımcılar özellikle Grabus’un 2006–2021 yılları arasında Slovenya İslam Birliği’nin gelişimindeki rolüne, kurumsal tecrübesine ve önemli projelerin hayata geçirilmesindeki katkılarına değindi.
Toplantıda ayrıca Grabus’un imamlar, cemaatler ve İslam Birliği mensuplarıyla ilişkileri ile farklı görüş ve tecrübelere sahip insanları bir araya getirme yönündeki yaklaşımı üzerinde duruldu.
Toplantıya ilişkin açıklamada, Slovenya’daki uzun yıllara dayanan çalışmalarının, İslam Birliği kurumlarının yönetimindeki tecrübesinin ve insanları ortak hedefler etrafında buluşturma kabiliyetinin Grabus’un öne çıkan yönleri arasında değerlendirildiği belirtildi.
Grabus’un 2026–2033 dönemi için açıkladığı program böylece hukukun üstünlüğü, kurumsal özerklik, Boşnak siyasi çoğulculuğu, dil ve kimlik, çok etnili toplumlarla ilişkiler ve Boşnakların ortak manevi-kültürel alanının korunması ekseninde şekillendi.
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy