EURO
1
  • EURALL
    94.30 0.15%
  • EURTRY
    53.20 -0.12%
  • EURMKD
    61.64 0.03%
  • EURRSD
    117.38 0.00%
  • EURUSD
    1.14 -0.16%
  • EURGBP
    0.86 -0.02%
  • EURCHF
    0.92 -0.03%
  • EURSEK
    11.08 -0.07%
  • EURAUD
    1.65 -0.27%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Podcastler
Tüm Podcastler

Son Haberler
Tüm Haberler

Çocuklarını Arabada Kilitli Bırakan Anneye Prizren'de 300 Euro Para Cezası
Diğer
Bir kadın, 27.06.2026 tarihinde Prizren'de hava sıcaklıklarının çok yüksek olması nedeniyle çocuklarını sıcaktan bitkin bir halde arabada kilitli bıraktı. Kosova Polisi tarafından yapılan açıklamaya göre, ihbarı alan emniyet güçleri hızla olay yerine intikal etti ve metal bir çubuk yardımıyla aracı açmayı başardı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "27.06.2026 tarihinde, saat 17:50 sıralarında, Prizren'deki bir alışveriş merkezinin otoparkında bulunan bir aracın içinde, hava sıcaklığının çok yüksek olması nedeniyle sıcaktan bitkin düşmüş birkaç çocuğun kilitli kaldığı bilgisi polise ulaşmıştır. Polis ekipleri hemen olay yerine varmış ve metal çubuk yardımıyla aracı açmıştır. Çocukların sıcaktan dolayı yorgun düştüğü ve dehidre olduğu (vücutlarının susuz kaldığı) tespit edilmiştir." Açıklamanın devamında, olay yerine gelen çocukların annesine 300 Euro para cezası kesildiği belirtildi: "Çocuklarına karşı ihmalkar davranması nedeniyle anneye, 'Küçüğe karşı ihmal' kabahati uyarınca 300 Euro para cezası uygulanmıştır. Yaz mevsimiyle birlikte hava sıcaklıklarının çok yüksek seyrettiği göz önünde bulundurularak, Polis başta çocuklar, yaşlılar ve hastalar olmak üzere herkesi daha dikkatli olmaya çağırmaktadır. Sonuçları ölümcül olabileceğinden, çocuklar hiçbir şekilde araçta kilitli bırakılmamalıdır."
3 saat önce
0
Devamını Oku
Paraguay, Almanya galibiyeti sonrası 30 Haziran'ı ulusal tatil ilan etti
Diğer
Kosova’nın NATO Zirvesi’ne Davet Edilmemesi Kurumsal İstikrarsızlığın Sonucu
Siyaset
Kosova'nın Yüksek Sıcaklıkları Yönetmek İçin Stratejik Bir Planı Yok
Diğer
Acil Tıp Uzmanı Basri Lenjani, felç veya kalp krizi geçmişi olan kişilerin saat 11:00 ile 17:00 arasında dışarıya çıkmaktan kaçınmalarını tavsiye ediyor. RTK’nın (Günaydın Kosova) programına katılan Lenjani, "Felç ve kalp krizi sorunu yaşayan kişiler, saat 11:00 ile 17:00 arasında güneş ışınlarına kesinlikle maruz kalmamalıdır; çünkü bu durum yeni bir felç veya kalp krizini tetikleyebilir" dedi. Lenjani, yüksek sıcaklıklarda acil tıbbi hizmete en sık başvuran kişilerin kardiyovasküler (kalp-damar), nörolojik, damar, akciğer, bronşiyal astım ve psikolojik rahatsızlıkları olan hastalar olduğunu belirtti. Bu kategorideki hastaların güneşe maruz kalırken ekstra dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Yüksek sıcaklıkların dört patolojik tıbbi durumla ilişkili olduğunu açıklayan Lenjani, bunları şu şekilde sıraladı: Kas krampları . Sıcak bitkinliği; baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, kusma, kalp ritminin hızlanması ve solunum problemleri gibi semptomları içerir. Sıcak çarpması; beyin, kalp ve akciğerlerde sorunlara yol açabileceği için hayati tehlike arz eden acil tıbbi durumlardan biri olarak kabul edilir. Senkop (sinkopa - bayılma); doğrudan güneşe maruz kalma veya uzun süre güneş altında kalma nedeniyle yaşanır. Lenjani bu durumu, "Burada genellikle vazodilatasyon, yani kan damarlarının genişlemesi söz konusudur; bu da kan basıncının (tansiyonun) düşmesine ve kalp atış hızının azalmasına neden olur" şeklinde açıklıyor. Sağlık sistemini de eleştiren Lenjani, ülkemizin yüksek sıcaklıkları yönetmek için stratejik bir planının, dahası bu fenomenden kaynaklanan ölüm sayılarına dair istatistiklerinin bile bulunmadığını vurguladı. Lenjani, "Kosova'nın yüksek sıcaklıkları yönetmek için herhangi bir stratejik planı veya vakaları yönetmeye yönelik resmi bir belgesi bulunmuyor. 30 Avrupa Birliği ülkesinden 21'inin yüksek sıcaklıklar sırasındaki olumsuz etkileri önleme planı var. Bölgeye bakacak olursak, sadece Makedonya'nın insan kaynaklarını, örgütsel yapıyı, ekipmanları, eğitimi ve öğretimi kapsayan bir önleme planı ve stratejisi mevcut. Onların bir planı var ve bu plan kapsamında hava durumu tahminleri de yer alıyor." ifadelerini kullandı.
5 saat önce
0
Devamını Oku
AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üst Düzey Yetkilisi Kosova Ziyaretinde
Siyaset
Hava Parçalı Bulutlu, Öğleden Sonra Yağmur İhtimali
Diğer
Sırbistan'daki Öğrenci Protestolarında "Kosova" Ekseni: Taktik mi, Sağcılaşma mı?
Diğer
Kosova sınırına yaklaşık 100 kilometre mesafede, Sırbistan'ın orta kesiminde yer alan Kraljevo kentinin meydanında, lahuta (lavta) eşliğinde Kosova'ya yönelik mesajlar yankılandı. Sırbistan'ın bağımsızlığını tanımadığı Kosova'ya yönelik bu mesajlar, protestocu öğrenci hareketinin çağrısıyla düzenlenen hükümet karşıtı bir mitingde ağırlıklı olarak yer buldu. Daha önce yolsuzluk ve devletin kötü yönetilmesiyle suçlanan Sırbistan Hükümeti, şimdilerde ise Kosova ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik bir anlaşmaya vardığı için eleştiriliyor. Uluslararası analist Kurt Bassuener, Ögür Avrupa Radyosu'na (RFE) yaptığı değerlendirmede, "Son kırk yıldır gündemi meşgul eden temaların geri dönüştürülmesinin daha iyi bir gelecek getireceğinden, hatta Sırbistan'a böyle bir gelecek inşa etme fırsatı tanıyacak bir seçim başarısı sağlayacağından şüpheliyim." dedi. Bu miting, 14. yüzyılda Sırp ordusunun yenilgisiyle sonuçlanan Osmanlı ordusuna karşı Kosova'da yapılan savaşı anan bir Sırp dini ve milli bayramı olan Vidovdan vesilesiyle düzenlendi. Çatı grubu "Ablukadaki Öğrenciler", RFE'nin Kosova'nın Vidovdan mitinginin odağına alınması ve Kraljevo'daki mesajlara ilişkin sorularını yanıtlamadı. Bu miting, Novi Sad'daki tren istasyonunda beton bir saççağın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle Sırbistan'da bir buçuk yıldır hükümetin değişmesini talep eden protestolar serisinin bir diğer ayağıydı. Protestocu öğrencilerin çağrısıyla düzenlenen en büyük protesto, 15 Mart'ta Belgrad'da yüz binlerce vatandaşı bir araya getirmişti. Bu süreçte taleplere, yetkililerin şu ana kadar kabul etmediği erken genel seçim çağrısı da eklendi. Vidovdan protestosundan bir gün önce, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić birkaç hafta içinde istifa edeceğini duyurdu. (Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, 27 Haziran 2026'da Belgrad'daki bir SNS mitinginde). 1999 yılında Sırp ordusu ve polisinin Kosova'dan çekilmesiyle binlerce Sırp mülteciye sığınak olan bu şehirde, Kosova'dan gelen bazı konuşmacılar katılımcılara hitap etti. Sırbistan sisteminde faaliyet gösteren kurumların Kosova sistemine entegre edilmesine yönelik endişelerin yanı sıra, Belgrad'daki yetkililere yönelik eleştiriler de dile getirildi. Mitingde, Sırp kurumlarının entegrasyonunun ve Sırplara yönelik iddianameler hazırlanmasının "Sırpların Kosova'dan yok olması" anlamına geldiği yönünde görüşler paylaşıldı. Ayrıca, Belgrad yetkililerinin neden "Sırbistan'daki Arnavutlara karşı mütekabil önlemler" almadığı sorusu da gündeme getirildi. Mitingde, Belgradlı bir avukat olarak tanıtılan Sırbistan Parlamentosu Milletvekili Jelena Pavlović de konuştu. Pavlović, "Bu halk, Sırp halkının ulusal, kültürel ve manevi kimliğinin temeli olan Kosova'nın utanç verici bir şekilde teslim edilmesini öngören Brüksel Anlaşması'nı, Washington Anlaşması'nı, Fransız-Alman planını ve Ohri Anlaşması'nı size asla affetmeyecektir." dedi. Pavlović bağımsız milletvekili olarak görev yapıyor, ancak yakın zamana kadar Branimir Nestorović liderliğindeki ve listesinden seçildiği "Biz, Halkın Gücü" hareketinin bir parçasıydı. Parlamenter bir hareket olan "Biz, Halkın Gücü" sağcı ve Rusya yanlısı bir çizgiye sahipken, Nestorović ise komplo teorileriyle tanınıyor. Şu ana kadar öğrenci mitinglerinde Sırbistan'daki muhalefet milletvekilleri veya temsilcileri konuşma yapmamıştı. Protestocu öğrenciler, RFE'nin bu durumun mevcut pratiği değiştirip değiştirmediği yönündeki sorusunu yanıtsız bırakırken, öğrencileri destekleyen bazı muhalefet liderleri Pavlović'in öğrenci mitinginde konuşma yapmasını eleştirdi. Pavlović ise X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, Kraljevo'daki konuşmasının ardından kendisine yönelik yapılan saldırıların "sorununuzun ben değil, öğrenciler olduğunun reddedilemez bir kanıtı" olduğunu savundu. Vidovdan mitinginde eleştirilen Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesi, Sırbistan'ın Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde ilerleme kaydetmesi için yerine getirmesi gereken şartlardan biri. (Protestocular, sağcı görüşleriyle tanınan yazar ve akademisyen Matija Bećković'in "Kosovo Polje" [Kosova Ovası] şiirinden bir dizenin yer aldığı bir pankart taşıyor, Belgrad, 11 Ekim 2025). Brüksel ve Ohri anlaşmaları AB'nin arabuluculuğunda gerçekleşirken, Washington Anlaşması ise ABD Başkanı Donald Trump'ın huzurunda imzalanmıştı. Ancak Berlin'deki Politika Demokratikleşme Konseyi'nden Kurt Bassuener, Kosova ve ulusal temaların protestoların ana motivasyonunu ne kadar oluşturduğu konusunda şüpheci yaklaşıyor. Bassuener, "Kosova, Kasım 2024'te insanları sokağa döken şey değildi. Milliyetçi sembolizm protestolarda giderek daha fazla yer alsa da, nadiren ön planda oldu." dedi. Taktiksel Bir Manevra mı, Yoksa Samimi Bir İfade mi? Bassuener, öğrenci hareketinin sağa kaymasının; protestocuların hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü ve kurumsallaşmış yolsuzlukla mücadele gibi talepleri göz önüne alındığında kendisine her zaman "uyumsuz" göründüğünü belirtti. Protestoların başında öğrenciler, sloganlarında kanlı el figürleri kullanarak yetkililere Novi Sad'daki trajedi nedeniyle "ellerinin kanlı olduğu" mesajını veriyordu. Öğrenciler, bu taleplerini Avrupa kurumlarına duyurmak amacıyla Strazburg ve Brüksel'e kadar bisiklet turları ve maratonlar bile düzenlediler. Ancak aynı zamanda, Sırbistan'daki öğrenci protestolarında, bu ülkeyi Sırbistan sınırları içinde gösteren bir harita üzerinde "Kosova'nın teslimi yoktur" mesajını taşıyan bayrak da sıkça görüldü. Son olarak öğrenciler, Kosova'nın "Sırbistan'ın ayrılmaz bir parçası" olarak anıldığı bir "Memorandum" yayınladılar; bu durum, kendilerini destekleyen kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Bassuener, buradaki sorunun, öğrenci protestolarındaki bu eksen kaymasının hareketin samimi bir ifadesi mi olduğu, yoksa ne ölçüde taktiksel bir seçim olabileceği olduğunu söyledi. Bunun her iki faktörün bir kombinasyonu olduğunu, ancak taktiğin ağır bastığını düşündüğünü belirtti: "İktidar ve hükümet yanlısı medya, öğrencileri yabancı paralı askerler, hainler ve hatta 'Ustaşalar' olarak sunmaya çalışıyor. Öğrencilerin 'vatansever' güvenilirliklerini kanıtlamaya ihtiyaçları var." Bassuener, muhalefetin 2000 yılında Slobodan Milošević'e karşı kurulan DOS (Sırbistan Demokratik Muhalefeti) koalisyonunun başına Vojislav Koštunica'yı getirme kararının da benzer bir değerlendirmeye dayandığını hatırlattı. Ancak bu bir taktik olsa bile, Bassuener bu adımın ne kadar akıllıca olduğu sorusunun geçerliliğini koruduğunu ifade etti: "Geçen hafta bir AB üyesi ülke yetkilisi bana Sırp siyasetinde Aleksandar Vučić'e 'sürdürülebilir bir alternatif olmadığını' söyledi." Bassuener, AB'nin Vučić'e karşı biraz daha "eleştirel" ve ona giderek daha fazla "öfkeli" olmasına rağmen, özünde onu desteklemeye devam ettiğini vurguladı. Brüksel'de ve AB üye devletlerinin hükümetleri arasında "meşruiyetçi" reflekslerin ve risk alma konusundaki büyük temkinliliğin derinlemesine kök saldığını değerlendirdi: "Kraljevo'da ön planda olan anlatıların AB'nin ve muhataplarının bu tutumunu değiştireceğinden şüpheliyim. Tüm bunlar geçmişe fazlasıyla dönük görünüyor." Ayrıca Bassuener, bu tür milliyetçi temaların öğrencilerle olan bölgesel dayanışmayı da zayıflattığına dikkat çekti: "Novi Pazar'ın dahil edilmesi ve bu şehirle karşılıklı dayanışma tamamen farklı bir hikaye anlatıyor. Ancak, öğrencilerin liderliğindeki bir Sırbistan'ın komşularıyla nasıl bir ilişkisi olacağı sorusu açıkta kalıyor." Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesinin yanı sıra, Sırbistan'ın AB yolunda ilerlemesi için gereken diğer şartlar arasında hukukun üstünlüğü, medya özgürlüğü ve Ukrayna'yı işgali nedeniyle Rusya'ya yaptırım uygulanması yer alıyor.
6 saat önce
0
Devamını Oku
GLPS: Reformlardaki Gecikmeler Kosova için Geri Dönülmez Mali Kayıplara Yol Açabilir
Diğer
Hukuk ve Siyaset Araştırmaları Grubu (GLPS), Batı Balkanlar için hazırlanan Büyüme Planı kapsamındaki Reform Gündemi’nin uygulanmasına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, reformlardaki gecikmeler ve kurumsal uygulama eksikliği nedeniyle Kosova’nın ciddi mali kayıplarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. GLPS’ye göre 30 Haziran, Büyüme Planı’nın dördüncü döneminin sona erdiği ve mali kayıpların önlenmesi için tanınan sürenin dolduğu tarih oldu. Bu tarihten sonra yaşanan gecikmelerin artık yalnızca fon kullanımındaki aksaklıklar olarak değil, geri dönüşü olmayan mali kayıplar olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, planın ikinci dönemi için ayrılan 90,6 milyon Euro’luk fonun kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Kurumların yerine getirmesi gereken 13 reform adımı için tanınan bir yıllık ek sürenin de sona erdiği, bu nedenle kaybedilen fon miktarının netleşmesinin beklendiği ifade edildi. GLPS, konunun yalnızca teknik veya idari bir mesele olmadığını, doğrudan kamu yararını ilgilendirdiğini belirterek, kaybedilen her Euro’nun ekonomi, reformlar ve kalkınma yatırımları için daha az kaynak anlamına geldiğini kaydetti. Ayrıca bunun Kosova’nın Avrupa entegrasyon sürecindeki güvenilirliğini de olumsuz etkileyebileceği aktarıldı. Kuruluş, Mayıs 2025’te bu risklere dikkat çektiklerini hatırlatarak, o dönemde yapılan uyarıların bugün yaşanan gelişmelerle doğrulandığını savundu. GLPS, Büyüme Planı’ndan tam anlamıyla yararlanılabilmesi için güçlü kurumsal koordinasyonun şart olduğunu belirterek, yetkili kurumları konuyu ciddiyetle ele almaya çağırdı. Kuruluşa göre, reformların daha fazla gecikmesi ülkenin ekonomik ve kurumsal gelişimine doğrudan zarar verebilir.  
6 saat önce
0
Devamını Oku
Medya Kuruluşları Mali Zorluklarla Karşı Karşıya, Piyasa Bağımlılığı Yayın Bağımsızlığını Zayıflatıyor
Diğer
Kosova’da medya giderek artan mali sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır, oysa medya ve gazete kuruluşları temsilcileri reklam ve piyasa gelirlerine aşırı bağımlılığın yayın bağımsızlığı, gazetecilik kalitesini ve medya kuruluşlarının sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğini değerlendirdi. Hibrid.info tarafından düzenlenen “Kosova’da Medya İşbirliği: Diyalog, İşbirliği ve Bağımsız Medyanın Geleceği” konferansında konuşan katılımcılar, sürdürülebilir finansman modellerinin eksikliğinin ve nitelikli insan kaynağı bulmadaki zorlukların bağımsız medyayı risk altına soktuğunu vurguladı. Kosovo 2.0 Genel Yayın Yönetmeni Besa Luci, yalnızca serbest piyasa gelirlerine dayanan finansman modelinin yayın bağımsızlığını korumayı zorlaştırdığını ve bunun gazetecilik kalitesinde düşüşe yol açtığını söyledi. Sırpça yayın yapan KoSSev portalının Genel Yayın Yönetmeni Tatjana Lazareviç ise yayın bağımsızlığının ihlal edilmesi halinde gazeteciliği bırakabileceğini belirterek, küçük ve bağımsız Sırpça medya kuruluşlarının finansman ve personel eksikliği nedeniyle varlık mücadelesi verdiğini ifade etti. Kosova Gazeteciler Derneği Başkanı Xhemajl Rexha da mali istikrarsızlığın gazetecilerin çalışma koşullarını doğrudan etkilediğini söyledi. Rexha, Kosova’da medya çeşitliliğinin yüksek olmasına rağmen finansal sorunların gazetecilerin sık sık iş değiştirmesine ve sektörde istikrarın zayıflamasına neden olduğunu vurguladı.  
7 saat önce
0
Devamını Oku
Dragaş'ta Bıçaklı Kavganın Kurbanı Bir İmam, Katil Zanlısı da Yakalandı
Diğer
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing