EURO
1
  • EURALL
    91.88 0.13%
  • EURTRY
    55.75 0.00%
  • EURMKD
    61.56 0.12%
  • EURRSD
    117.42 0.21%
  • EURUSD
    1.14 0.00%
  • EURGBP
    0.86 0.02%
  • EURCHF
    0.94 0.00%
  • EURSEK
    11.30 0.00%
  • EURAUD
    1.61 -0.31%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Podcastler
Tüm Podcastler

Son Haberler
Tüm Haberler

Almanya ve Finlandiya’da Protestolar
Diğer
Kosova’da WhatsApp Güvenliğiyle İlgili Endişeler
Diğer
Kosova Demokratik Birliği (LDK) Milletvekili Ermal Sadiku, WhatsApp uygulamasının güvenliğiyle ilgili bildirilen sorunlara ilişkin endişelerini dile getirerek Kosova kurumlarından konuyu acilen ele almalarını istedi. Aynı zamanda bir IT şirketinin yöneticisi olan Sadiku, sorumlu kurumlara durumu doğrulamak ve gerekli olabilecek önlemleri almak üzere uluslararası ortaklar ve ilgili şirketlerle de iletişime geçmeleri çağrısında bulundu. Sadiku, “Bir kez daha söylüyorum: WhatsApp’la ilgili sorunun benim düşündüğümden daha büyük olduğu görülüyor. Hükümete, Albin Kurti’ye, Lulëzon Jagxhiu’ya ve sorumlu kurumlara sesleniyorum: Bu konuyu acilen ele alın.” dedi. Sadiku ayrıca, teknik olarak gerekli görülmesi halinde şüpheli SMS’lerin kısıtlanması da dahil olmak üzere geçici önlemlerin değerlendirilmesini istedi. “Banka doğrulama kodları, kişisel veriler, mesajlar ve hesapların ele geçirilmesine yönelik saldırı ve girişimlerle ilgili bildirimler var.” ifadelerini kullandı. Sadiku, amacın panik yaratmak olmadığını belirterek, yaşananların teknik olarak doğrulanması ve vatandaşların kendilerini nasıl koruyabilecekleri konusunda derhal bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Panik yaratmak istemiyorum ancak bu konu göz ardı edilmemeli. Kurumsal müdahale, yaşananların teknik olarak doğrulanması ve vatandaşlara kendilerini nasıl koruyacakları konusunda derhal bilgi verilmesi gerekiyor.”  Bu arada, Kosova Meclisi’nde iktidardaki Vetëvendosje Hareketi (LVV) Milletvekili Mefail Bajqinovci de WhatsApp hesabının çalışmasıyla ilgili endişesini dile getirdi. Bajqinovci, “WhatsApp’ım kapandı. Ne olduğu biliniyor mu, bilgisi olan var mı?” diye yazdı. Konuyla ilgili endişeler ilk olarak “Shkolla Digjitale” ve “StarLabs”ın kurucu ortaklarından Darsej Rizaj tarafından sosyal medyada gündeme getirildi. Rizaj, WhatsApp hesaplarıyla ilgili sorunlar yaşandığını bildirdi. Daha sonra çok sayıda işletmenin de benzer sorunlarla karşılaştığı yönünde bildirimler aldığını açıkladı. Bu arada vatandaşlara, SMS yoluyla aldıkları doğrulama kodlarını başka kişilerle paylaşmamaları ve durum teknik olarak netleşene kadar şüpheli bağlantıları açmamaları çağrısında bulunuldu.
1 saat önce
0
Devamını Oku
Kosova Kamu Yönetimi Enstitüsü Genel Müdürü Görevden Uzaklaştırıldı
Diğer
Reisülulemanın kamuoyu önündeki tutumu: Sorumluluk, ölçülülük ve açıklık
Diğer
Bosna Hersek İslam Birliği Din İşleri Başkanlığı (Riyaset) Yükseköğretim, Bilim ve Kültür Dairesi Başkanı Dr. Ekrem Tucaković, reisülulemanın toplumda ve siyasette yaşanan her gelişmeyi günlük olarak yorumlamaması, ancak İslam’ın değerleri, Müslümanların hakları ve önemli ahlaki-toplumsal meseleler tehdit edildiğinde açık, net ve doğrudan bir tutum ortaya koyması gerektiğini söyledi.   Tucaković, Bosna Hersek İslam Birliği’nin reisülulema seçimleri kapsamında Radyo BIR tarafından hazırlanan özel programda, reisülulemanın kamuoyu önündeki rolünü değerlendirdi.   “O reis” başlıklı program serisinde, reisülulema makamının tarihî gelişimi, toplumsal rolü ve İslam Birliği’nin gelecekteki liderini bekleyen sorunlar ele alınıyor.   “Reis her toplumsal sürecin yorumcusu olmamalı”   Tucaković, reisülulemanın toplumda meydana gelen her gelişme hakkında görüş bildirmesi ile kamuoyu karşısındaki kurumsal sorumluluğunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.   Tucaković, “Reisülulema toplumda meydana gelen süreçlerin sürekli yorumcusu olmamalıdır. Bu onun asli görevi değildir. Biz reisülulemayı toplumsal süreçlerin ve olayların yorumcusu olması için seçmiyoruz.” dedi.   Bununla birlikte reisülulemanın kamu alanından tamamen uzak kalması gerektiği anlamına gelmediğini vurgulayan Tucaković, İslam’ın değerlerini, Müslümanların haklarını ve dinî hükümlerin yorumlanmasını doğrudan ilgilendiren konuların reisülulemanın öncelikli ilgi alanında bulunduğunu ifade etti.   “Bazı durumlarda kamuoyu önünde konuşmak bir sorumluluktur”   Tucaković, ahlaki ve toplumsal meseleler ile Müslümanların insan haklarını ilgilendiren konularda İslam Birliği ve özellikle reisülulemanın görüş açıklamasının doğal olduğunu söyledi.   Ancak bunun günlük veya haftalık rutin bir açıklama biçimine dönüşmemesi gerektiğini belirten Tucaković, reisülulemanın gerektiğinde bazı süreçlerin Müslümanların kimliğini veya İslam’ın temel değerlerini tehdit ettiği konusunda uyarıda bulunması gerektiğini ifade etti.   Bu nedenle reisülulemanın kamuoyu önündeki sözlerinin taşıdığı sorumluluğa dikkat çeken Tucaković, açıklamaların düşünülmüş, rasyonel, ölçülü ve son derece açık olması gerektiğini kaydetti.   “Karar vermeden önce bütün bilgiler değerlendirilmelidir”   Tucaković’e göre reisülulemanın ihtiyatlı davranması, görüş açıklamaktan çekinmesi veya siyasi hesap yapması anlamına gelmiyor. Asıl mesele, herhangi bir olay veya süreç hakkında hüküm vermeden önce yeterli ve bütüncül bilgiye sahip olunması.   “Bazen olayları kendi bakış açımızdan değerlendiriyoruz ancak elimizde bütüncül bir bilgi bulunmayabiliyor. Bu nedenle verilen hüküm eksik kalabilir ve daha sonra kendimizi düzeltmek zorunda kalabiliriz.” diyen Tucaković, reisülulemanın açıklamalarında bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirtti.   Tucaković, önemli konularda reisülulemanın tutumunun ölçülü olmakla birlikte açık ve gerektiğinde kesin olması gerektiğini söyledi.   Cerić ve Kavazović farklı dönemlerde görev yaptı   Tucaković, eski reisülulema Mustafa Cerić ile mevcut reisülulema Husein Kavazović’in kamuoyu önündeki tutumlarının değerlendirilmesinde görev yaptıkları tarihsel dönemlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.   Cerić’in, özellikle savaş ve savaş sonrası dönemde daha proaktif ve medyada daha görünür bir iletişim tarzı benimsediğini belirten Tucaković, bu yaklaşımın aynı zamanda çeşitli tartışmalara ve farklı yorumlara yol açtığını söyledi.   Kavazović’in ise Cerić’e kıyasla daha ölçülü ve temkinli bir kamuoyu iletişimi sergilediğini belirten Tucaković, iki farklı yaklaşımın etkilerini karşılaştırmak için zamana ihtiyaç olduğunu vurguladı.   Tucaković, hangi iletişim tarzının daha fazla etki oluşturduğuna ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için belirli bir zaman mesafesinin gerekli olduğunu ifade etti.   “Kamu alanı herhangi bir ideolojinin tekelinde değildir”   Tucaković, dinî toplulukların kamu alanında yer almasının başlı başına bir sorun olmadığını belirterek asıl önemli hususun, değerlerin nasıl ifade edildiği ve diyalog kültürüne ne ölçüde bağlı kalındığı olduğunu söyledi.   “Kamu alanı herhangi bir ideolojinin veya toplumsal grubun özel mülkü değildir.” diyen Tucaković, dinî toplulukların da bu alanda yer alabileceğini, ancak bunun makul iletişim, diyalog kültürü, karşılıklı görüş alışverişi ve delile dayalı tartışma ilkeleri çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.   Gelecek reisülulema için ölçülülük ve açıklık vurgusu   Tucaković, gelecekte görev yapacak reisülulema için de temel yaklaşımın ölçülülük, zamanında müdahale ve Müslümanların ve İslam Birliği’nin meselelerini açık biçimde ifade etme esaslarına dayanması gerektiğini söyledi.   Reisülulemanın kamuoyu önündeki açıklamalarının Müslümanların bütün ihtiyaçlarını ve İslam Birliği’nin menfaatlerini yansıtması gerektiğini belirten Tucaković, kamu alanının da bu tür bir iletişime açık olması gerektiğini ifade etti.   Not   2026 Bosna Hersek İslam Birliği reisülulema seçim takvimi kısaca şöyle:   * 18 Nisan 2026: Sabor, reisülulema seçimini resmen ilan etti ve seçim komisyonlarını oluşturdu.  * Nisan–Ağustos 2026: Bosna Hersek, anavatan ülkeleri ve diaspora olmak üzere 18 seçim bölgesinde aday önerileri/evidans işlemleri yürütüldü.  * 5 Eylül 2026: Sabor, üç adayın adaylığını resmen onayladı: Salem-ef. Dedović, Nedžad-ef. Grabus ve Mensur-ef. Malkić. Bu tarihle birlikte seçim kampanyası resmen başladı.  * 10 Ekim 2026: Reisülulema seçimi yapılacak. 398 üyeden oluşan Seçim Kurulu, gizli oyla seçim yapacak; adayın seçilebilmesi için toplam kurul üye sayısının çoğunluğunu alması gerekiyor.  * Seçimden en geç 30 gün sonra: Yeni reisülulemaya Menşure, Sabor Başkanı tarafından düzenlenecek törenle teslim edilecek.    Özetle: Süreç 18 Nisan’da başladı, adaylar 5 Eylül’de kesinleşti; 10 Ekim’de 398 kişilik Seçim Kurulu tarafından yeni reisülulema belirlenecek.   [Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy]
4 saat önce
0
Devamını Oku
Gërvalla, Ne Kadar Para Harcandığını Açıkladı
Diğer
Adalet Bakanı Donika Gërvalla, düzenlediği basın toplantısında Özel Mahkeme ve Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) dört eski yöneticisinin aldığı mahkûmiyet kararlarıyla ilgili birçok konu hakkında açıklamalarda bulundu. Gërvalla'ya, mali kaynaklar ve savunma sürecinin maddi nedenlerle sorun teşkil edebileceğine ilişkin iddialar da soruldu. “Ne kadar fon ayrılacağı bir bakanın veya herhangi bir yetkilinin vereceği bir karar değildir. Bu, Kosova'nın o dönemde anayasa değişikliklerinin ve ilgili yasanın kabulü kapsamında üstlendiği bir taahhüttür...” dedi. Gërvalla'nın verdiği bilgilere göre, Eylül 2026'ya kadar Kosova bütçesinden savunma ve bu mekanizmanın uygulanmasıyla bağlantılı diğer yükümlülükler için toplam 40 milyon 611 bin 855 Euro ödendi. Bu miktarın 39 milyon 787 bin Euro'sunun hukuki savunma için harcandığını belirtti. Bakan, 16 Eylül 2026 tarihli ilk derece mahkeme kararında suçlanan dört kişi için ödenen toplam tutarın ise 28 milyon 470 bin Euro olduğunu açıkladı. Gërvalla ayrıca Adalet Bakanlığı'nın bu program kapsamında avukatlara veya diğer hak sahiplerine karşı ödenmemiş herhangi bir borcu bulunmadığını söyledi. “2026 yılı için bu harcamalara ayrılan bütçe 8 milyon 50 bin Euro. Verilerin raporlandığı döneme kadar 4 milyon küsur Euro harcandı.” dedi. Gërvalla, mali kaynakların Lahey'deki adalet sürecinin yürütülmesinin önünde bir engel oluşturduğuna dair herhangi bir eğilim görmediğini belirterek şöyle konuştu: “Ne bu bakanlığa gelmeden önce ne de bugün bakanlığı yönettiğim dönemde, mali kaynakların Lahey'de adaletin tesis edilmesini engelleyebilecek bir sorun olduğu yönünde herhangi bir eğilim gördüm.” Gërvalla'ya ayrıca, Özel Mahkeme'nin dört eski UÇK yöneticisini toplam 81 yıl hapis cezasına çarptırdığı ve kamuoyunda adaletsiz olarak nitelendirilen karar hakkında neden herhangi bir açıklama yapmadığı da soruldu. Adalet Bakanı bu soruya şu yanıtı verdi: “Adalet Bakanı olarak, henüz kararın gerekçeli metnini okumadığım ve her şeyden önce karar temyiz sürecinde olduğu için, böyle bir karar hakkında nitelendirme yapmak bana düşmez. Kurumsal ciddiyetimizi korumamız gerekiyor. Özel bir vatandaş olarak değerlendirmelerde bulunabilirim, ancak Adalet Bakanı olarak bunu yapmam doğru olmaz.”
4 saat önce
0
Devamını Oku
Kosova Cumhuriyeti İçin Verilen Oyun Üzerinden 35 Yıl Geçti
Diğer
Başbakan Albin Kurti, 1991 yılında Kosova Cumhuriyeti'nin egemen ve bağımsız bir devlet olması için düzenlenen referandumu andı ve bu süreçte kullanılan oy pusulasının bir fotoğrafını da paylaştı. Kurti, bu yıl referandumun üzerinden 35 yıl geçtiğini belirterek, referandumun 26-30 Eylül 1991 tarihleri arasında Kosova genelinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Kurti'nin verdiği bilgilere göre, oy kullanma hakkına sahip 1.051.357 vatandaştan 914.802'si, yani yüzde 87,01'i, referanduma katıldı. Bunlardan 913.705 kişi “Evet”, 164 kişi ise “Hayır” oyu kullandı. Ayrıca 933 oy pusulası geçersiz sayıldı. Kurti, geçerli oyların yüzde 99,87'sinin, Kosova Cumhuriyeti'nin egemen ve bağımsız bir devlet olması yönünde olduğunu vurguladı. “Eylül 1991'de Kosova Cumhuriyeti'nin egemen ve bağımsız bir devlet olması için düzenlenen referandum, tarihsel öneme sahip bir olaydır. Çünkü Kosova halkının kendi kaderini tayin etme iradesini özgürce ifade ettiği ilk süreçti.” diye yazan Kurti, referandumun önemine dikkat çekti. Kurti ayrıca, bir yıl önce, 2 Temmuz 1990'da Anayasal Bildirge'nin kabul edildiğini, 7 Eylül 1990'da ise Kaçanik'te Kosova Cumhuriyeti Anayasası'nın kabul edildiğini hatırlattı. Kurti'ye göre Kosova vatandaşları referandum aracılığıyla, diğer demokratik devletlerle eşit, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki siyasi iradelerini ortaya koydu. Başbakan Kurti, bu süreci Kosova'da daha sonraki gelişmelerle ilişkilendirerek barışçıl direnişe, Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) savaşına ve 1999 yılında NATO'nun müdahalesine değindi. Kurti sözlerini şöyle tamamladı: “Özgürlük ve birlik, bağımsızlık ve demokrasi, devlet ve ilerleme için Kosova halkının mücadelesini ve çabasını sürdüren tüm aktivist kuşaklarına minnet, onur ve saygıyla!”
5 saat önce
0
Devamını Oku
Kosova FIFA Sıralamasında Yükseldi
Diğer
KGG ve Türk Ordusu'nun Arama-Kurtarma Ortak Eğitimi
Diğer
“UÇK Bizim Özgürlüğümüzdür” Motosikletlilerin Dayanışma Yürüyüşü Düzenleniyor
Diğer
Karadağ, Brezilya’dan Gönderilen 103 Ton Kullanım Süresi Dolmuş Ete El Koymakla Kosova’yı "Koruyor"
Diğer
Karadağ gümrük yetkilileri, son 10 gün içinde Brezilya’dan Kosova’ya gönderilmek üzere yola çıkarılan toplam 103 ton süresi dolmuş ete el koydu. Karadağ makamlarının açıklamasına göre, dört konteyner dolusu etin Kosova’ya gönderilmek üzere Tivat Limanı’na giriş yapmaya çalıştığı sırada tespit edildi. İlk sevkiyat 15 Eylül’de, ikinci sevkiyat ise 23 Eylül’de yakalandı. Yetkililer, sevkiyatların Kosova merkezli “Apetit” şirketi tarafından ithal edildiğini bildirdi. Karadağ Gümrüğü, şirket tarafından Tivat Limanı’nda görevlendirilen kişilerin etiketlerin son kullanma tarihlerini değiştirmek için kullanılan ekipmanlara sahip olduğunu açıkladı. Gümrük yetkilileri, ilk üç konteynerle ilgili incelemelerde, soğuk hava deposunda çalışan kişilerin dondurulmuş sığır etlerinin orijinal son kullanma tarihi etiketlerini çıkardığını ve ürünlere yeni ya da değiştirilmiş son kullanma tarihlerini gösteren sahte etiketler yapıştırdığını belirtti. Dün yakalanan dördüncü konteynerle ilgili açıklamada da 77 bin kilogramdan fazla etin etiketlerinin değiştirildiği ifade edildi. Karadağ makamları ayrıca komşu ülkelerin gümrük idareleriyle yapılan bilgi alışverişinde, aynı şirketle ilgili usulsüzlüklerin Dıraç (Durrës) Limanı’nda da tespit edildiğini açıkladı. “Apetit” şirketi ise ürünlerin son kullanma tarihinin geçmesini taşıma sürecindeki gecikmelerle açıklamaya çalıştı. Ancak şirketin kamu yayıncısı tarafından aktarılan açıklamasında, Karadağ Gümrüğü’nün etiketlerin sahte olduğu yönündeki iddialarına değinilmedi. Kosova Ticaret Bakanlığı ve Kosova Polisi ise söz konusu iddialarla ilgili soruşturma başlatılıp başlatılmayacağı yönündeki sorulara henüz yanıt vermedi. Benzer iddiaların daha önce de gündeme geldiği belirtilirken, 2024 yılında Arnavutluk medyasında Dıraç Limanı üzerinden 2022’den itibaren kullanımı süresi dolmuş et ithal edildiğine ilişkin haberler yayımlanmıştı. O dönemde Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AUV), gerçekleştirdiği denetimlerde söz konusu şirkette şüpheli ete rastlanmadığını açıklamıştı.  
11 saat önce
0
Devamını Oku
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing