Genişlemenin Avrupa gündeminin merkezine yeniden taşınması, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasındaki bu sürecin hızı ve koşulları konusundaki farklılıklar ve Kosova’nın üyelik yolunda karşı karşıya olduğu zorluklar, bugün Priştine’de düzenlenen üst düzey bir toplantının odak noktası oldu.
“Avrupa başkentlerinin genişlemeye yönelik tutumları: Perspektifler, öncelikler ve Kosova’nın AB’ye giden yolu” başlıklı toplantıda Avrupalı uzmanlar, diplomatlar, kurum temsilcileri ve sivil toplum üyeleri, üye ülkelerin tutumlarının genişleme sürecinin geleceğini ve Kosova’nın Avrupa perspektifini nasıl etkilediğini ele aldı.
Etkinlik, Kosova Sivil Toplum Vakfı (KCSF), Austro-French Centre for Rapprochement in Europe, Balkan Research Institute ve French Institute of International Relations tarafından düzenlendi.
Açılış konuşmasında KCSF İcra Direktörü Dren Puka, Ukrayna’daki savaşın AB’nin genişlemesi açısından yeni bir ivme yarattığını ve bu sürecin mantığını da değiştirdiğini söyledi.
Puka’ya göre genişleme sürecinde reformlar ve kriterlerin karşılanmasının yanı sıra güvenlik, jeopolitik uyum ve üye ülkelerin siyasi hazırlığı giderek daha fazla önem kazanıyor.
Puka, Kosova örneğinin bu çelişkiyi açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Buna göre genişleme süreci liyakate dayanmalı; ancak Kosova’nın ilerlemesi, üye ülkelerin siyasi kararlarıyla da bağlantılı. Bunlar arasında Kosova’nın tanınması meselesi ve AB içinde uzlaşma sağlanması gerekliliği de bulunuyor.
Fransa’nın Kosova Büyükelçisi Jean-François Huchet, genişlemenin Avrupa’nın stratejik gündeminin merkezine yeniden döndüğünü, ancak üye ülkelerin sürecin hızı, koşulları ve nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda farklı görüşlerini koruduğunu söyledi.
Huchet’e göre Fransa açısından genişleme güvenilir olmalı ve liyakate dayanmalı. Avrupa Birliği ise yeni üyelerin kabulüne kurumsal, siyasi ve mali açıdan hazırlanmalı.
Huchet, Kosova’nın AB üyeliğine başvurması ve vize serbestisinin uygulanması gibi bazı adımlarını olumlu değerlendirdi; ancak reformların sürdürülmesi, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve diyaloga sürekli bağlılık gerektiğini vurguladı.
Avusturya’nın Kosova Büyükelçisi Georg Schnetzer ise genişlemenin Avrupa’nın güvenliği ve stratejik özerkliği açısından stratejik bir öncelik olduğunu söyledi. Ancak mevcut yaklaşımın jeopolitik gelişmelerin yarattığı aciliyete tam olarak yanıt vermediğini belirtti.
Schnetzer, Avrupa Komisyonu’nun Kosova’nın aday ülke statüsü başvurusunu değerlendirmesi de dahil olmak üzere somut adımlarla sürecin hızlandırılmasını talep etti.
Avusturya’nın ayrıca prosedürlerin basitleştirilmesini ve nitelikli çoğunlukla oylamaya geçilmesini desteklediğini belirten Schnetzer, ikili meselelerin genişleme sürecini bloke etmesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Bununla birlikte temel kriterlerden ve reformlardan taviz verilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Avusturyalı büyükelçiye göre kademeli entegrasyon, aday ülkelerin tam üyelikten önce bile entegrasyon sürecinden somut faydalar elde etmesini sağlayabilir. Nihai hedef ise Batı Balkanlar’ın AB’ye üyeliği olmaya devam ediyor.
Toplantıya Kosova’nın Avrupa Birliği ile başmüzakerecisi Jeton Zulfaj da katıldı. Zulfaj, bir yandan Kosova’nın reformlardaki ilerlemesi ve AB ile pratik entegrasyonu, diğer yandan üyelik sürecindeki duraklama arasındaki boşluğa odaklandı.
Zulfaj, bazı alanlarda ilerleme kaydedilmesine rağmen Kosova’nın üyelik başvurusunun hâlâ bloke edilmiş durumda olduğunu ve AB Konseyi’nin henüz Avrupa Komisyonu’ndan Kosova’nın başvurusu hakkında görüş hazırlamasını istemediğini söyledi.
Ona göre öncelik, aday ülke statüsünün elde edilmesi ve üyelik müzakerelerinin başlatılması olmalı.
Zulfaj ayrıca Sırbistan ile diyalogun, üyelik sürecinde ayrı bir fasıl üzerinden ele alınabileceğini savundu. Buna örnek olarak, normalleşme meselesinin 35. fasıl kapsamında ele alınma biçimini gösterdi.
Zulfaj, mevcut jeopolitik bağlamda Kosova’nın AB’nin dış ve güvenlik politikasıyla ve Birliğin temel değerleriyle tam uyumunun, ülkenin ilerlemesinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Panel, Austro-French Centre for Rapprochement in Europe Genel Sekreter Yardımcısı ve Viyana ile Paris’te Institut français des relations internationales (Ifri) araştırmacısı Florent Marciacq tarafından yönetildi.
Panel sırasında, üye ülkelerin genişlemeye yönelik tutumlarının, her ülkenin bu sürecin jeopolitik önemini nasıl yorumladığından etkilendiği belirtildi. Bunun yanı sıra iç siyasi çıkarlar, güvenlik meseleleri, AB’nin yeni üyeleri bünyesine katma kapasitesi ve Birliğin geleceğine ilişkin farklı vizyonlar da bu tutumları etkiliyor.
Katılımcılar, Ukrayna’daki savaşın ardından genişlemeye yönelik siyasi desteğin arttığını, ancak bunun üye ülkelerin gelecekteki genişlemenin yöntemi ve kapsamı konusunda ortak bir görüşe sahip olduğu anlamına gelmediğini değerlendirdi.
Kosova açısından yeni jeopolitik ivmenin AB yolunda otomatik olarak ilerleme anlamına gelmediği ifade edildi.
Tartışmalara göre Kosova’nın Avrupa perspektifi yalnızca kriterlerin karşılanmasına ve reformların uygulanmasına değil, aynı zamanda üye ülkeler arasındaki siyasi uyuma ve Kosova’nın bu ülkelerin genişleme öncelikleri içindeki konumuna da bağlı.
Panelde ayrıca Kosova’nın Avrupa perspektifinin yalnızca Kosova-Sırbistan diyalogu çerçevesinden ele alınmaması gerektiği savunuldu.
Bu bağlamda, kademeli entegrasyon mekanizmalarının ve Kosova’nın Avrupa politikalarının çeşitli alanlarına yeni katılım biçimlerinin kullanılma olasılığı da tartışıldı. Özellikle statü meselesinin daha az kısıtlama oluşturduğu alanlara vurgu yapıldı.
Panelde; Priştine’deki Balkan Research Institute İcra Direktörü, Graz Üniversitesi araştırmacısı ve BiEPAG üyesi Donika Emini; Madrid’deki Complutense Institute for International Studies profesörü Ruth Ferrero-Turrión; Berlin’deki German Institute for International and Security Affairs kıdemli araştırmacısı Kai-Olaf Lang; Institut Jacques Delors’ta ilişkili bilimsel araştırmacı ve Paris’te Eastern Circles Avrupa Programı Direktörü Clotilde Warin; ayrıca Salzburg Centre of European Union Studies kıdemli araştırmacısı ve İcra Direktörü Doris Wydra yer aldı.
Etkinlik, Open Society Foundations Western Balkans, Priştine’deki Avusturya Büyükelçiliği ve İsveç’in desteğiyle gerçekleştirildi.