30 Günlük Süre İhlal Edilmesinin Yanı Sıra Artık 48 Saatlik Süre de Göz Ardı Ediliyor
0 dk
Kosova Hukuk Enstitüsü'nden (KDI) Eugen Cakolli, Meclis'in oluşturulması sürecindeki gelişmeleri eleştirerek, 30 günlük sürenin yanı sıra artık oturumun devamı için kullanılan 48 saatlik sürenin de göz ardı edildiğini öne sürdü.
Cakolli, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, kendisine göre bu durumun, hukuki sonuçları olmadığı sürece anayasal ihlallerin normalleştirildiğini gösterdiğini söyledi.
“30 günlük süre ihlal edilmesinin yanı sıra, artık başlangıçta süreci sürenin sonrasına ertelemek için kullanılan 48 saatlik sınırın kendisi de göz ardı ediliyor” diye yazdı Cakolli.
Ona göre bu durum, konunun Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini daha da acil hale getiriyor. Cakolli ayrıca Meclis kararına itiraz edilmesi için öngörülen sekiz günlük sürenin de işlemekte olduğunu hatırlattı.
“Bu gelişme, konunun Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini daha da acil hale getiriyor. Özellikle de Meclis kararına itiraz etmek için öngörülen sekiz günlük süre işlemeye devam ederken ve birkaç gün içinde sona erecekken” dedi.
Cakolli, Anayasa Mahkemesi'nin bir kararının beklenmesinin Vetëvendosje Hareketi'ne zaman kazandırmanın bir yolu olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Ona göre süreç, artık eylemsizlik yoluyla zaten uzatılıyor.
“Bunun LVV'ye zaman kazandıracağı yönündeki argüman artık anlamını yitirmiş durumda. Çünkü Mahkeme olmadan da eylemsizlik yoluyla zaman kazanılıyor. Bu sırada Meclis'in oluşturulması, Hükümet'in kurulması ve Cumhurbaşkanı için öngörülen sürenin başlaması askıda kalıyor” diye yazdı Cakolli.
Cakolli ayrıca LVV'nin, belirlenen süre içerisinde Meclis Başkanı adayını önermemesinin sonuçlarından yararlandığı iddiasını da gündeme getirdi.
“LVV, Meclis Başkanı'nı önerme konusundaki münhasır hakkını süresi içinde kullanmayarak, tam da bu eylemsizliğin doğurduğu sonuçlardan yararlanıyor” dedi Cakolli.
Cakolli ayrıca başbakan, başbakan yardımcıları ve milletvekili olarak sertifikalandırılmış bakanların yürütme görevlerini sürdürmesi konusunu da gündeme getirdi.
“Bu şekilde geçen her gün, başka bir hukuksuzluğu da uzatıyor. Başbakan, başbakan yardımcıları ve milletvekili olarak sertifikalandırılmış bakanlar yürütme görevlerini sürdürmeye devam ediyor. Oysa bu iki görevin aynı anda yürütülmesi Anayasa'ya göre bağdaşmaz” diye yazdı.
Cakolli, bu görevlerin bağdaşmazlığını doğruladığını söylediği bir Yüksek Mahkeme kararına atıfta bulundu. Ayrıca sertifikalandırıldıktan sonra milletvekili-bakanlar tarafından alınan diğer kararların da hukuka aykırı kabul edilmesi gerektiğini öne sürdü.
Son olarak Cakolli, en az on milletvekilinin konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşımasını talep etti.
“Bu nedenle, en az on milletvekili konuyu mümkün olan en kısa sürede Anayasa Mahkemesi'ne götürmeli ve Mahkeme'den, 30 günlük süre içerisinde Meclis Başkanı'nı önerme yükümlülüğünün yerine getirilmemesini tespit etmesini; bu sürenin dolmasının hukuki sonuçlarını, sonrasında gerçekleştirilen işlemlerin geçerliliğini ve yeni seçimlerin önünün açılması gerekip gerekmediğini belirlemesini istemelidir” dedi Cakolli.
Cakolli ayrıca, aynı zamanda milletvekili olan bakanlar tarafından çıkarılan yeni kararların da yetkili mahkemelerde itiraz konusu yapılmasını talep etti.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Ramadani, Vetëvendosje'nin Meclis'teki Abluka Günlerini Saydı
Vuçiç İbar Nehri'nin Akışını Değiştiremez, Seçim Kampanyasının Bir Parçası
Vetëvendosje Anayasa'yı, Anayasa Mahkemesi Kararını ve Şimdi de Meclis İçtüzüğü'nü İhlal Etti