Sırbistan Başbakan Yardımcısı Ivica Dačić, Kosova'ya ilişkin Belgrad'ın uzun süredir benimsediği siyasi söylemleri yineleyerek, Sırbistan Kamu Yönetimi ve Yerel Özyönetim Bakanı Snežana Paunović'i savundu. Paunović, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milošević'in 1998 yılında yerinde olsaydı Kosova'da etnik temizlik gerçekleştireceğini söylemişti.
Paunović'in Sırp televizyonu Kurir'e verdiği röportajda yaptığı açıklama, Kosova'da ve uluslararası kamuoyunda sert tepkilere yol açarken, Avrupa Birliği yetkilileri de Avrupa'da etnik temizliği haklı gösteren, teşvik eden veya yücelten söylemlere yer olmadığını vurgulayarak ifadeleri kınadı.
Buna rağmen Dačić, bakanın sözlerinden uzaklaşmak yerine onu kamuoyu önünde savunmayı tercih etti ve Paunović'e yönelik tepkileri "utanç verici" ve "ikiyüzlü" olarak nitelendirdi.
Aynı zamanda Dačić, Sırbistan'ın Kosova politikasında uzun süredir dile getirdiği iddiaları yineleyerek, tartışmayı bakanın açıklamalarından uzaklaştırıp Sırpların mağdur edildiği yönündeki söylemlere taşıdı.
"Şunu söylemek istiyorum ki, bugüne kadar hiçbir yerli siyasetçiden Kosova'daki Sırplara yönelik etnik temizliği kınayan bir söz duymadım. Bu utanç vericidir." diyen Dačić, Kosova'daki Sırpların zorla göç ettirildiğini ve sürekli baskıya maruz kaldığını öne sürdü.
Dačić ayrıca, 1999 savaşının ardından yaklaşık 240 bin Sırp'ın Kosova'dan ayrıldığını ve bunlardan çok azının geri döndüğünü iddia etti. Bu söylem, Sırp yetkililer tarafından uzun yıllardır dile getirilirken, uluslararası kuruluşlar ve çeşitli raporlar savaş sırasında ve sonrasında yaşanan nüfus hareketlerini daha kapsamlı ve çok boyutlu şekilde ele almaktadır.
Dačić, Belgrad'ın Kosova'nın tarihsel olarak Sırbistan'a ait olduğu yönündeki tezini de yineleyerek, Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesi ve çok sayıda ülke tarafından tanınmasıyla oluşan siyasi gerçekliği reddeden açıklamalarda bulundu.
Paunović'i savunurken çeşitli karşılaştırmalar yapan Dačić, bakanın sözlerinin etnik temizlik çağrısı olmadığını, bunun yalnızca kendisine göre Sırbistan'ın parçası olarak görmeyen kişilere yönelik siyasi bir değerlendirme olduğunu ileri sürdü.
"Şimdi Snežana Paunović etnik temizlikten mi suçlu oldu? Yazıklar olsun." diyen Dačić, Kosova'da Sırpların Arnavutlardan daha az sayıda yaşadığını öne sürerek bunun etnik temizlik olarak değerlendirilemeyeceğini iddia etti.
Dačić'in açıklamaları, Belgrad'ın Kosova konusundaki siyasi yaklaşımının devamı olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşımda Sırbistan sıklıkla mağdur taraf olarak gösterilirken, Milošević rejiminin 1990'lı yıllardaki savaşlar ve işlenen suçlara ilişkin sorumluluğu görece önemsizleştirilmektedir.
1998–1999 Kosova Savaşı sırasında Sırp ve Yugoslav güvenlik güçleri; kitlesel sürgünler, sivillerin öldürülmesi ve ağır insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere ciddi suçlarla itham edilmiş, uluslararası mahkemeler tarafından bu suçlardan çeşitli mahkûmiyet kararları verilmiştir.
Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da Paunović'in açıklamalarına tepki göstererek, bu tür ifadelerin hâlâ dile getiriliyor olmasından büyük rahatsızlık duyduğunu belirtti ve Avrupa'da etnik temizliği meşrulaştıran söylemlere yer olmadığını vurguladı.
Kos, Sırbistan'daki siyasi liderlerden sorumlulukla hareket etmelerini, kışkırtıcı söylemlerden kaçınmalarını ve bölgede güven, uzlaşı ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamalarını beklediğini ifade etti.
Bu gelişmelerin ardından Dačić'in açıklamaları ve Paunović'e verdiği destek, Sırbistan ile Kosova ilişkilerinde milliyetçi söylemlerin ve tarihsel anlatıların siyasi araç olarak kullanılmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.