- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Elazığ’dan Kosova’ya Uzanan Hikâye
Elazığ’dan Kosova’ya Uzanan Hikâye
0 dk
Geçen haftaki doğu seyahatimin ilk durağı Elazığ (Elazîz) oldu. Konakladığım otelden Bitlis’e doğru yola çıkmıştım ki; Kovancılar ilçesini geçip anayolda hızla seyrederken yolun sağında bir tabela gayri ihtiyari dikkatimi çekti.
Tabelada “Arnavut’un Yeri” yazıyordu.
Bölünmüş yolda olduğumdan dolayı ilk kavşaktan geri döndüm. Tabelanın asılı olduğu yol kıyısındaki market/çay ocağında oturan bir adam vardı. Aracı park edip yaklaşırken uzaktan simasını gördüğüm adam için: “Bu gördüğüm adam Arnavut olmalı” diye içimden geçirdim. Yanılmamışım.
Selam-kelamdan sonra tanıştık. Halit Aktaş, Türkiye’de doğmuş. Dedesi, babası, amcaları ve ailenin diğer üyeleri 1934 yılında Kosova’nın Ferizaj iline bağlı Kaçanik’ten gelmişler. Ankara, o dönemin politikası gereği bu göçmen grubu Elazığ’ın Kovancılar İlçesi, Çakırkaş Köyü’nde iskân etmiş…
Kosova’dan gelen 24 ailenin iskân edildiği köyde şu anda sadece iki aile kalmış Arnavut olarak. Halit Ağabey ve kardeşi Feriz’in ailesi.

Arnavut’un Yeri – Çakırkaş Köyü - Elazığ Bitlis yolu
***
Halit Ağabey’in ailesinin göç hikâyesini dinlerken video kaydı yapmak için izin istedim. O anları kaydederken zihnimde binlerce hatıra canlanıyordu. Zaman ve mekân farklı olsa da Kosova’dan başlayıp Türkiye’nin batısı ile doğusunda devam eden göç hikâyelerimiz ne kadar da birbirine benziyordu…
Arnavutların bir sözü vardır: “Jemi qkep pik e pes.” Muhacirlik sebebiyle dağılan ailelerin, dünyanın her tarafına yayılan hasret hatıralarını yansıtan bir sözdür. “Dağıldık, beş parçaya ayrıldık” anlamındadır.
Elazığ’da bir Arnavutla; Halit Aktaş Ağabey ile tanışmam bendeniz için tam bir sürpriz olmasına rağmen, onun açısından sıradan bir tanışma olmalıydı. Çünkü yol kıyısına astığı dikkat çeken “Arnavut’un Yeri” tabelası çok ilgi çekiyormuş. Seyahat esnasında o yolu kullanan Arnavutlar, tabelayı görünce durup Halit Ağabey’de çay molası veriyorlarmış. Tabela sebebiyle çayını içip tanışanlar çokmuş.

Halit Aktaş, Çakırkaş Köyü- Kovancılar / Elazığ
***
Kosova’nın Kaçanik ilçe merkezindeki caminin karşısındaymış dedesinin göç ederek bıraktığı evleri… Kosova nere? Elazığ nere? Kader böyle bir şey. Rızkı nerede yazıldıysa oraya gidiyor insan. Devletin kendilerine hibe ettiği araziye buğday ekmişler, darı ekmişler. El emekleriyle yeniden hayata tutunmuşlar.
Halit Ağabey, Arnavutluk’ta (Tiran)yapılan otoyol inşaatında dört buçuk yıl çalışmış. Nalbant ustası olan babası Ali’nin 19 yaşındayken terk etmek zorunda kaldığı anavatanı Kosova’dan vatandaşlık almak istemiş. Lakin akrabalık belgeleri ve göçmen kayıtlarının bulunduğu Palu ilçesindeki arşiv yandığı için istenen evrakları temin edemediğini anlattı. Üzgündü. Sigarasından derin bir nefes çekerken hüzünlendi…
Maalesef Arnavutçayı unutmuş olan Halit Ağabey’in halen Üsküp’te yaşayan akrabaları varmış. Türkiye’ye göç eden aile fertleri bir dönem sonra tekrar ayrılık yaşamış. Dönemin zorlukları ve yaşam şartlarından dolayı yerleştikleri köyü terk edip İstanbul’a göçen amcasından bahsetti. Bendenizi tanıştırmak için TV100’de yöneticilik yapan amcasının oğlu Gazeteci Erdoğan Aktaş’ı telefonla aradı. Erdoğan Bey’le böylece tanışmış olduk.
Birkaç yıl önce annesinin üzerinden Kosova vatandaşlığı alan Erdoğan Bey ile tanışmaktan çok memnun oldum. Kim bilir, belki bir gün Balkanlar ve göç üzerine bir program yaparız.
***
ARNAVUTLARIN GÖÇLERİ: Ülkemizin Balkanlardan gelen demografik/sosyal zenginliği ve sermayesi olan Arnavutların Türkiye’ye göçleri tarihi olarak üç ana döneme ayrılabilir.
Osmanlı İdaresi ve İstihdam Göçleri (15-19.yy): Fatih Sultan Mehmet’in padişahlığı döneminde1468’de ilk defa Arnavutları İstanbul/Arnavutköy’de iskân etmesi. Ardından Anadolu’nun iç kesimlerinde -Konya, Ankara ve Tokat- iş gücü, askeri ve idari görevler amacıyla yerleşim yapılması.
Savaşlar ve Zorunlu Muhacerat Dönemi (1878-1944): Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) ve ardından gelen 1912-1913 Balkan Savaşları, en trajik göç dalgalarını oluşturdu. Sırp, Karadağ ve Yunan baskılarından kaçan yüz binlerce Arnavut, Kosova, Makedonya ve Çameria (Epir) bölgelerinden Selanik Limanı üzerinden gemilerle ya da Doğu Trakya demiryolu rotasını kullanarak Anadolu'ya sığındı. Sırbistan’ın 1918-1923 yılları arasında “Serbo-Slav” politikaları sonucunda yaklaşık kırk bin civarında Arnavut göçmen, İzmir ve Anadolu’nun iç bölgelerine sığınmak zorunda kaldılar.
Cumhuriyet Dönemi ve Serbest Göç Dönemi (1945-1999): İkinci Dünya Savaşı sonrasında, özellikle Federal Sosyalist Yugoslavya’da Aleksandar Rankoviç dönemindeki Sırpların baskıcı, tehcir politikalarından dolayı 1953 Serbest Göç Anlaşması ile Kosova ve Makedonya Arnavutları Türkiye'ye yoğun olarak göç etmek zorunda kaldı.
Şüphesiz ki; son göçlerin temel dayanağı Arnavutların Kosova ve Toplica Bölgesinden tamamen sürgün edilmesi planıydı. 1937 yılında “zorunlu tehcir” fikrini ortaya atan teorisyen Dr. Vaso Cubriloviç’in planı yaklaşık yüzyıldır Sırbistan tarafından kesintisiz olarak uygulanmıştır.
Son göçler 1999 Kosova Savaşı sırasında yaşandı. Lakin Kosova Cumhuriyeti’nin kurulması üzerine 1997-1999 yılları arasında ülkemize sığınan Arnavut göçmenler, bu sefer özgür olarak kendi anavatanlarına geri döndüler.
Türkiye’de yaşayan Arnavut asıllı tüm göçmenler için devletin bekası hayati önemdedir. Devletsiz kalmanın ne demek olduğunu en iyi Arnavutlar bilir. Özellikle; İstanbul, İzmir, Manisa, Bursa ve Sakarya’daki Arnavutlar, Balkan coğrafyasına uzanan kardeşlik köprüsüdür. Türkiye, Balkanlar konusunda er ya da geç bu muazzam potansiyeli harekete geçirecektir.

Halit Aktaş ile. Çakırkaş Köyü-Elazığ 27.08.2026
Göçler hakkında ayrıntılı bilgi için:
1. https://www.arnavuthaber.com/turkiyeye-arnavut-gocu/
2. https://www.yenisakarya.com/cubrilovicin-surgun-plani-1
İbrahim Selamet
07.09.2026
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
IKD: Kosova, Kurumlar Kurulmazsa 166 Milyon Euro’yu Kaybedebilir
Banja Luka'da Irkçı Provokasyon: Gazanfer Bey Camii’ne Nefret Söylemi Yazıldı
AB, Sırbistan'a Mladiç Baskısını Artırdı