PDK: Meclis’in Engellenmesi Artık Yalnızca Siyasi Kriz Değil, Anayasal Düzen Meselesidir
0 dk
Kosova Demokratik Partisi (PDK) Meclis Grup Başkanı Arian Tahiri, Kosova Cumhuriyeti Meclisi’nin işleyişinin engellenmesinin artık yalnızca bir siyasi kriz olmadığını, anayasal düzenin, kurumların ve bizzat Cumhuriyet’in korunması meselesine dönüştüğünü söyledi.
Tahiri, PDK’nin girişimiyle ve Meclis İçtüzüğü’nde kurucu oturumun devamı için öngörülen 48 saatlik süreye uygun olarak başlatılan üçüncü oturumun ardından açıklamalarda bulundu. Vetëvendosje Hareketi’nin oturumun çağrılması ve gerçekleştirilmesini hala reddettiğini belirten Tahiri, Meclis’in bloke edildiğini ve devlet kurumlarının siyasi hesaplara mahkum edildiğini savundu.
“Bugün yalnızca siyasi bir krizden söz etmiyoruz. Bugün Cumhuriyet’ten, Anayasa’dan ve Meclis’ten söz ediyoruz; hiçbir kişiye ve hiçbir siyasi partiye ait olmayan kurumlardan söz ediyoruz” dedi.
Tahiri, Kosova’nın özgürlüğünün ve devletinin nesiller boyunca verilen fedakarlıkların sonucu olduğunu belirterek, hiç kimsenin Cumhuriyet kurumlarını kişisel mülkü veya parti çıkarlarının aracı olarak göremeyeceğini söyledi.
“Anayasa, yalnızca iktidarın işine geldiğinde uyulan bir belge değildir. Anayasa, iktidarın sınırıdır. Kurumların bir kişinin aracına dönüşmemesinin ve hiç kimsenin Cumhuriyet’in üzerinde olmamasının güvencesidir. Albin Kurti de dahil” ifadelerini kullandı.
Kosova’nın, Albin Kurti’nin kendi siyasi sorunlarını ve hesaplarını çözmesini beklerken rehin tutulamayacağını belirten Tahiri, Meclis, hükümet ve devlet kurumlarının hiçbir kişiye ait olmadığını vurguladı.
“Oy size bir görev ve yetki verir. Oy, devlet üzerinde mülkiyet hakkı vermez. Demokraside iktidar kişisel bir ayrıcalık değildir. İktidar bir sorumluluktur; sınırlıdır ve geçicidir. Onun üzerinde ise Anayasa vardır” diye konuştu.
Tahiri’ye göre, kurumsal çıkmazda kaybedilen her gün Kosova vatandaşları açısından kaybedilmiş bir gündür. Siyasi sorumluluğun prosedürlerin, yorumların veya parti hesaplarının arkasına gizlenemeyeceğini belirtti.
“Bir yandan blokajın merkezinde yer alıp diğer yandan kendini bunun mağduru olarak gösteremezsin. Kurumları bloke edip sonra neden çalışmadıklarını soramazsın. Cumhuriyet’i beklemede tutup ardından bunu demokratik normalite olarak adlandıramazsın” dedi.
PDK Meclis Grup Başkanı, mücadelenin ayrıcalık veya iktidar elde etmek için değil, iktidarda veya muhalefette bulunan her siyasi parti için eşit şekilde geçerli olması gereken anayasal bir standardın korunması için yürütüldüğünü söyledi.
“Biz ayrıcalık istemiyoruz. İstisna istemiyoruz. Masada iktidar talep etmiyoruz. Cumhuriyet’in işlemesini istiyoruz. Meclis’in kendi rolünü yerine getirmesini ve kurumların bir siyasi partinin hesaplarına rehin edilmemesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Tahiri, 17 Şubat 2008’de bağımsız ve demokratik bir devlet olarak ilan edilen Kosova Cumhuriyeti’nde Anayasa’nın en yüksek hukuki norm olduğunu hatırlatarak, mevcut durumda anayasal düzenin bu ölçüde göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Vlora’da Otel Yangını: Yaralanan 6 Kişiden 5’i Kosovalı
Çitaku, Dehari’ye Mektup Gönderdi
PDK: Meclis’in Engellenmesi Artık Yalnızca Siyasi Kriz Değil, Anayasal Düzen Meselesidir