Türkiye Ordusu 1999 Yılında Askeri Müdahaleye Hazırdı
0 dk
Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit, Mart 1999 yılında Arnavut mevkidaşı Pandali Majko'ya kimsenin Arnavutluğun sınırları ve toprak bütünlüğüne dokunmasına izin vermeyecekleri sözünü vermiş. Ecevit, "Gerekitiği takdirde Arnavutluk'un egemenliği ve bağımsızlığını, kardeş ve dostu olan Arnavutluk ile birlikte savunuruz" demişti.
"Shekulli" gazetesi, 1999 yılında Miloşeviç'in Kosovalı Arnavutlar için uyguladığı soykırımı politikası tüm uluslararası kamuoyuna şok edici bir gerçeklik haline geldiğini, bu dönemde Arnavutluğun Ankara'da askeri ataşesi görevinde olan Albay Hajro Limaj'ın, Başbakan Majko'nun umut ve gözlerini tamamen Ankara'ya çevirdiği yönündeki açıklamalarına yer veriyor.
Gazete, Albaj Limaj ile yaptığı mülakatta Arnavut toprakları için Türkiye'nin savaşa sokulmasının nasıl görüşüldüğü konusundaki soruya Limaj, bayram olmasına rağmen Ankara'nın Kosova'daki gelişmeleri yakından takip ettiğini söylüyor. Majko'nun acilen Ecevit ile görüşme yapmak ve kuzey Arnavutluktaki durumu aktarmak istediğini bildiren telefon aldıklarını belirten Limaj, Arnavut Ordusunun acilen lojistik desteğe ihtiyacı olduğunu Ecevit'e aktarmalarını talep ettiğini belirtti.
Bunun üzerine Albaj Limaj, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığından Başbajan Ecevit ile bayram olmasına rağmen acil randevu ayarlıyor. Görüşmede Ecevit'e " küçük kardeşim" diye hitap ettiği Arnavutluk Başbakanı Pandeli Majko'nun mesajını ilettikten sonra, Sırp Ordusu'nun UÇK ordusu orada konuşlanmış gerekçesiyle, Arnavutluk sınırları içerisinde 10km ilerlediklerini ve Arnavutluk'un her an savaşa sürükleneceğini bildirmiş.
Bunun üzerine Ecevit, Sırp Ordusunun Arnavutluk topraklarına girdiğine dair yeterli delile sahip olunup olunmadığı sorusuna cevap aldıktan hemen sonra o dönemin Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nu arayıp Arnavutluk askeri ataşesine Genel Kurmay Başkanı ile acil görüşme ayarlıyor.
Bunun üzerine Türk medyası da yapılan acil görüşmenin üzerinde durmaya başlıyor ve basın, "Türkiye Devleti ve Ordusu Arnavut halkının yanındadır ve destek vermeye devam edecektir. Arnavutluğun toprak bütünlüğüne zarar gelmesine izin vermeyeceğiz. Gerekli olduğu takdirde Türkiye Arnavutlukla birlikte Arnavutluğun bağımsızlığı ve egemenliği için savaşacaktır" Ecevitin açıklamalarına yer veriyor.
Acil görüşmenin hemen ardından 2-3 Mart 1999 tarihinde Arnavutluk Başbakanı Pandeli Majko beraberinde bir heyetle Ankara'yı ziyaret ediyor. Arnavut tarafı, o dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakanı Bület Ecevit ve Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede Kosova sorununun çözümü, kuzey Arnavutluk'ta konuşlanan UÇK hedeflerini yok etmek isteyen Sırp Ordusunun saldırısı ihtimalinde Arnavutluğu egemenliğinin korunması ve Kosovalı Arnavutları korumak amacıyla Arnavutluk'un savaşa grime ihtimali konularını masaya yatırdı.
Görüşmede Kıvrıkoğlu, Majko'ya Arnavutluğun toprak bütünlüğünü korumak için askeri destek sözünü ve Arnavutluk savaşa girdiği takdirde destek olacaklarının da garantisini veriyor.
Gazeteye konuşan askeri ataşe Limaj, Kosova'nın kurtuluşu için Arnavutluk'un siyasi, diplomatik yardım talep ettiği ülkelerden bir tek Türkiye'nin olumlu yanıt verdiğinin altının çizilmesini istiyor.
NATO'nun Yugoslavya'ya karşı başlattığı hava saldırısı üzerinde de duran Albaj Hajro Limaj, Türkiye'den operasyona katılacak olan uçaklar için yeni bir hava koridoru oluşturmasına Yunanistan'ın karşı çıktığını, Bulgaristan'ın da tereddüt ettikten sonra kabul ettiğini belirtiyor.
Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu ile yaptığı acil görüşmeye de değinen Albay Limaj, durumu aktardıktan sonra, lojistikten sorumlu müdürün, Anakara'da bulunan rezervinin açılıp ertesi gün Arnavutluğa gerekli olan mühümatını göndereceklerini belirtip "dost kötü günde belli olur" dediğini anlatıyor ve ertesi gün Arnavutluğa askeri nakliye uçağının havalandığını hatırlıyor.
Albay Hajro Limaj Türkiye'den alınan bu destek ile hem Kosova hem de arnavutluğun rahatladığının altını çiziyor.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Belgrad’ın Baskısı Olmasa Kosovalı Sırplar Çıkarlarını Daha İyi Savunabilir
Emini İstanbul’da: Spor, Toplumsal Kapsayıcılık ve Değişim İçin Güçlü Bir Araçtır
Kurti: Adem Jashari Anıt Kompleksi Projesi Plana Göre İlerliyor